´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Cuma Kitaplar─▒ ┬╗ Atat├╝rk'├╝ ├ľzleyi┼č - II : 39


ATAT├ťRK'├ť ├ľZLEY─░┼× - II

RU┼×EN E┼×REF ├ťNAYDIN


Evini haz─▒rlayanlar
Bunu, hi├žbir aksilik ├ž─▒kabilmesinden ├žekinmeden bir d├╝─č├╝n evi gibi, kad─▒n─▒yla, erke─čiyle, seve ├Âzene, hizmetinde bulunmay─▒ u─čur, ┼čeref sayan ─░zmir'in y├╝ksek T├╝rk ailelerinin el birli─či ile sana haz─▒rlamakta olduklar─▒ odalardan anl─▒yordukÔÇŽ Onlar, sofran─▒, oturaca─č─▒n, dinlenece─čin salonlar─▒, banyo havlular─▒n─▒; y├óverlerinin, refakatindekilerin odalar─▒n─▒ bile birer birer kendi elce─čizleri ile d├╝zeltip yerle┼čtiriyorlard─▒ÔÇŽ
Ne yemeklerden ho┼čland─▒─č─▒n─▒, hangi i├žkileri tercih etti─čini, kahvalt─▒lar─▒nda neler bulundurmak ├ódetin oldu─čunu, bir kusur i┼členmesin diye soru┼čturuyorlard─▒. ├ľ─črendikleri sade ┼čeylerden hayrete d├╝┼č├╝yorlard─▒. Mesela ┼čampanya, havyar, viski aramad─▒─č─▒n─▒; ├Âyle kaymakl─▒, a─čdal─▒ hamur tatl─▒lar─▒, katmerli b├Ârekler sevmedi─čini; meze olarak mesela ┼ču bildi─čimiz kavrulmu┼č leblebi bulundurulursa ho┼članaca─č─▒n─▒; ├╝├ž kaptan fazla yemek yapmamalar─▒ tercih olunaca─č─▒n─▒ i┼čittik├že, s├Âzlerinden de─čilse bile hallerinden, hayrette kald─▒klar─▒; o kadar fevkalade bir adama bu kadar alelade yemeklerin az g├Âr├╝lece─činden ve g├Âr├╝nece─činden endi┼če ettikleri seziliyordu.
Evliyazade Refik Bey'in mi? ─░plik├žizade ─░smail Bey'in mi k├Â┼čk├╝ oldu─čunu s├Âyledikleri bu g├╝zel villa, bir e┼či de yolun ├Âb├╝r k├Â┼če ba┼č─▒nda olan iki inci gibiydiÔÇŽ Pencerelerinden bak─▒l─▒nca insan─▒n g├Âzlerinden g├Ânl├╝ne do─čru ─░zmir, e┼čsiz al─▒ml─▒l─▒─č─▒n─▒n b├╝t├╝n ihti┼čam─▒yla ├Âyle bir ─▒┼č─▒kl─▒ meltem gibi vuruyordu ki!.. ─░nsan─▒n ellerine alas─▒ gelen tazelikte bir canl─▒ ve s─▒cak mavisi olan deniz; bir ufuk gibi geni┼č bir koy boyunca bir ba┼čtan bir ba┼ča mermer dizisi gibi uzanm─▒┼č bembeyaz ve tertemiz, g├╝lery├╝zl├╝ bir ┼čehir ve arkas─▒ gittik├že tepele┼čip da─čla┼čan ve heybetle┼čen bir zengin ye┼čillik!..
G├Âz├╝m├╝ o masmavi deniz, bembeyaz ┼čehir ve yemye┼čil ova g├╝zelli─činden, ay─▒ram─▒yordum!.. O, d├╝n Belkahve doru─čundan bu tarafa do─čru g├Ârd├╝─č├╝nden sana daha muhte┼čem g├Âr├╝necektir san─▒yordum.
Art─▒k pek laubalili─če d├╝┼čer bir hususiyet gibi g├Âr├╝lebilecektir ama, ne yapay─▒m, o g├╝n, o manzara kar┼č─▒s─▒nda i├žimden ge├žmi┼č olan bir d├╝┼č├╝ncenin ayr─▒l─▒k y─▒llar─▒nda ─░zmir hakk─▒ndaki bir ruh h├óletinin samimili─čini a├ž─▒klayacak olmas─▒ bak─▒m─▒ndan burada anlatmaya c├╝ret edece─čim: O pencerenin ├Ân├╝nde Osmanz├óde Hamdi'ye hak veriyordum. Kendi kendime:
- ÔÇť─░zmir, hakikaten Nuri Bey eni┼čtemi tan─▒yamayacak kadar b├╝y├╝km├╝┼čÔÇŁ diyordum.
├ç├╝nk├╝ daha o g├╝nden bir ay kadar ├Ânce, Osmanz├óde Hamdi, beni Buhara yolculu─čundan d├Ânm├╝┼č g├Âr├╝nce, oralar─▒n, daha do─črusu Kafkasya'n─▒n ahv├ólinden sohbet etmek ├╝zere Ankara'da, Karao─član ├žar┼č─▒s─▒ndaki kahveye nargile i├žmeye davet etmi┼čti. Kendisi gibi benim de nargileden ho┼čland─▒─č─▒m─▒ bilirdiÔÇŽ
Sohbette s├Âz, Re┼čat Nuri'nin ├çal─▒ku┼ču'na intikal etti. ├çal─▒ku┼ču, o zamanlar, yeni ├ž─▒km─▒┼čt─▒. Fevkalade be─čenilmi┼čti. Batum'a gitti─čim vapurla Kafkasya'ya da g├Ânderilmi┼č oldu─čunu Batum kitabevlerinin camek├ónlar─▒nda g├Ârd├╝─č├╝m n├╝shalar─▒ndan anlad─▒─č─▒m ├çal─▒ku┼ču, Batum'da, bir hafta, on g├╝n i├žinde t├╝kenmi┼čti; Azerbaycan'a da yollanmak ├╝zere ─░stanbul'a yeni sipari┼člerde bulunulmu┼čtu. Ankara'ya d├Ân├╝nce yaverlerinden duydum ki onu sen de pek be─čenmi┼čsinÔÇŽ. Kendin de bana:
- ÔÇťAman azizim, Ak┼čehir'de ─░smet'in kararg├óh─▒nda onu beraber okuduk. Kitab─▒ elimizden b─▒rakamad─▒k. Ne g├╝zelÔÇŽÔÇŁ demi┼čtin ve: ÔÇťKimdir bu muharrir?ÔÇŁ diye sormu┼čtun.
- Tan─▒rs─▒n─▒z efendim. M├╝tarekede bir ak┼čam Beyo─člu'ndan d├Ânerken benimle birlikte onu da araban─▒za alm─▒┼čt─▒n─▒zÔÇť dedim.
«   01   ...    29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   ...    51   »   


´╗┐