Differences

This shows you the differences between two versions of the page.

Link to this comparison view

cumhuriyet_gazetesi_cuma_kitaplari:cankaya_2_35 [2015/07/28 15:55] (current)
Line 1: Line 1:
 +´╗┐´╗┐~~NOCACHE~~┬á
 +<​php>​tpl_youarehere();</​php>​┬á
 +----┬á
 +<​php>​esnek_yatay_reklam();</​php>​┬á
 +[<​2>​]┬á
 +~~Title: ├çankaya ÔÇô II : 35~~ ┬á
 +=== ├çANKAYA - II ===┬á
 +=== FAL─░H RIFKI ATAY ===┬á
 +----┬á
 +Sofrada ├žatal ve tabak t─▒k─▒rt─▒lar─▒ndan ba┼čka ses yok. ├ť├ž├╝m├╝z de susuyoruz. ─░├žimden gelen suallere kendi kendime i├žimden cevap verme─če ├žal─▒┼č─▒yordum. Her h├ólde benimle konu┼čacak baz─▒ ┼čeyleri olmal─▒ idi. Belki de ├žok ├Ânemli meseleler vard─▒r, sofradan sonraya sakl─▒yordur,​ diyordum. Yeme─čin sonuna yakla┼čm─▒┼čt─▒k. Sadrazam Pa┼ča k─▒sa bir c├╝mlesi ile beni vehimlerimden kurtard─▒. Cevat Pa┼ča'​ya ve bana bakarak: \\┬á
 +- Yemekten sonra biraz g├Âr├╝┼čelim,​ dedi. \\┬á
 +- Emir buyurursunuz! \\┬á
 +Ortas─▒nda geni┼č├že bir masa bulunan ├žok dar, fakat bo┼č bir salon. Daha ayakta iken sadrazam dedi ki: 'Bir pafta getirsek de m├╝fetti┼č pa┼ča onun ├╝zerinde izahat verse...'​ Kipert'​in atlas─▒ geldi, Anadolu paftas─▒n─▒ bulduk. Sadrazam Pa┼ča'​ya bakt─▒m, 'Ne cihetlerden izahat emir buyurulur'​ dedim. '​Mesel├ó'​ dedi, '​Samsun ve havalisinde ne yapacaks─▒n─▒z?'​ Kelimeler ├ódeta a─čz─▒mdan d├Âk├╝lmeye ba┼člad─▒: '​Efendim'​ dedim, '​─░ngiliz raporlar─▒na g├Âre Samsun ve havalisinde baz─▒ kar─▒┼č─▒kl─▒klar varm─▒┼č... Biraz m├╝bala─čal─▒d─▒r,​ zannediyorum. Ne de olsa bunlar basit ┼čeyler... Yerinde yapaca─č─▒m─▒z tetkikat ile hallederiz. ┼×imdiden isabetli bir ┼čey s├Âylememekten korkar─▒m.'​ Cevat Pa┼ča'​ya d├Ând├╝: 'Siz ne dersiniz?'​ Cevat Pa┼ča pek tabi├« bir tav─▒rla: '​├ľyledir efendim, bu gibi i┼čler yerinde hallolunur.'​ Kanaat getirmemi┼č g├Âr├╝len sadrazam─▒n kafas─▒nda daha b├╝y├╝k bir endi┼če, sual ┼čekli ar─▒yordu. Derken biraz heyecanl─▒ bir sesle sordu: '​Pek├óla,​ siz bana harita ├╝zerinde nerelere kadar kumanda edeceksiniz,​ g├Âsterir misiniz?'​ Vesveseye d├╝┼čt├╝─č├╝ noktay─▒ hemen anlam─▒┼čt─▒m:​ '​Efendim hen├╝z ben de pek iyi bilmiyorum, belki... Takriben... (Kipert'​in k├╝├ž├╝k haritas─▒na elimi koyarak) ihtimal ┼ču kadar ufak bir par├ža...'​ diye baz─▒ vil├óyetleri g├Âsterdim ve manal─▒ bir tarzda Cevat Pa┼ča'​n─▒n y├╝z├╝ne bakt─▒m. Ben haritadan elimi kald─▒r─▒rken o da il├óve etti: '​Efendim'​ dedi, 'Pa┼ča tabi├« o b├Âlgedeki kuvvete kumanda edecek... Zaten nerede ne kadar kuvvet kald─▒ ki...' S├Âz├╝n├╝ tamamlarken,​ vaziyetin hi├ž de ├Ânemli olmad─▒─č─▒n─▒ anlatmak istermi┼č gibi, masadan uzakla┼č─▒r gibi oldu. ─░├žimden Cevat Pa┼ča'​ya te┼čekk├╝r ediyordum. Her birimiz birer koltu─ča ├žekildik ve kahvelerimizi i├žmeye ba┼člad─▒k. Damat Pa┼ča ferahlam─▒┼č gibi idi: 'Ne vakit hareket edeceksiniz?'​ 'Ne vakit emir buyurulursa... Ben haz─▒r─▒m, arzu ederseniz yar─▒n veya ├Âb├╝r g├╝n...'​ '​Zat-─▒ ┼čahaneyi ziyaret ettiniz mi?' '​Hay─▒r efendim'​ '​Ziyaret etmeden mi gideceksiniz?'​ '​─░rade buyurulmad─▒...'​ 'Ben iradei seniyeyi tebli─č ediyorum, yar─▒n kendilerini ziyaret ediniz.'​ 'Peki efendim.'​ \\┬á
 +Ba┼čka ziyaretlerde de bulunmak l├óz─▒md─▒. Harbiye Naz─▒r─▒n─▒,​ Sadrazam─▒, Dahiliye Naz─▒r─▒n─▒ arad─▒m. Hi├žbiri makam─▒nda yoktu. ─░├žtima h├ólinde imi┼čler. En kestirmesi Bab-─▒ ├óli'​ye gidip kendilerine haber vermekti. Beni sadaret bekleme salonuna ald─▒lar. Benim geldi─čimi duyan baz─▒ naz─▒rlar─▒n da heyecanl─▒ heyecanl─▒ salona geldiklerini g├Ârerek, biraz ┼ča┼č─▒rd─▒m. Mehmet Ali Bey beni meraktan kurtard─▒: 'Allah Allah ne k├╝stahl─▒k... ─░┼čittiniz mi efendim, Yunanl─▒lar ─░zmir'​e ├ž─▒k─▒yor...'​ Bu s├Âzleri Bahriye Naz─▒r─▒ teyit etti: '​Ya...'​ dedim, 'bu da m─▒ oldu?' '​Evet...'​ Ben memleketin ba┼č─▒na neler gelece─čini tahmin etmemi┼č de─čildim, fakat kimseye anlatamam─▒┼čt─▒m. Naz─▒rlar─▒n tel├ó┼č─▒ kar┼č─▒s─▒nda a─člamak m─▒, g├╝lmek mi l├óz─▒md─▒? Kendimi tutuyordum. Fakat bu emrivaki kar┼č─▒s─▒nda ben 'Allah Allah...'​ demekten ba┼čka bir ┼čey d├╝┼č├╝nemeyen bu naz─▒rlara ibretle bak─▒yordum. ─░tidalden ayr─▒lmamaya pek dikkat ederek: 'Ne yapmay─▒ tasavvur ediyorsunuz?'​ diye sordum. '​Protesto edece─čiz!'​ cevab─▒n─▒ verdiler. 'Bu l├óz─▒md─▒r,​ do─črudur. Ancak b├Âyle bir protesto ile Yunanl─▒lar─▒n ─░zmir'​den geri ├žekileceklerine veya ─░ngilizlerin onlar─▒ geri ├žekeceklerine ihtimal veriyor musunuz?'​ Y├╝z├╝me bakt─▒lar: 'Fakat ba┼čka ne yapabiliriz?'​ 'Belki daha kat'├« tedbirler d├╝┼č├╝n├╝lebilir.'​ '​Mesel├ó... ne gibi?' O zaman bir ses, e─čer yanl─▒┼č hat─▒r─▒mda kalmam─▒┼čsa,​ Mehmet Ali Bey'in sesi cevap verdi: '├ľyle hareketlere kalkarsak bize ne yaparlar, bilir misiniz?'​ Tabi├«: '​Kalkar benim yan─▒ma gelirsiniz!'​ diyemezdim. Avni Pa┼ča'​n─▒n elini tuttum: 'Bizi Anadolu'​ya g├Ât├╝recek vapur haz─▒rd─▒r, de─čil mi?' '​├çoktan tertip etmi┼čtim. Band─▒rma vapuru emrinizdedir.'​ '​Do─črudan do─čruya vapur kaptan─▒na emir verebilir miyim?'​ 'Hay hay...'​ dedi. Yaverime seslendim, 'Pa┼ča hazretlerinin bir emirleri var, not ediniz.'​ Yaverim kur┼čun kalemi ile Band─▒rma kaptan─▒na bir emir yazd─▒, imza edilmek ├╝zere Avni Pa┼ča'​ya uzatt─▒. \\┬á
 +<​php>​sayfa_numaralama(71);</​php>​┬á
 +<​php>​esnek_yatay_reklam();</​php>​

´╗┐