´╗┐´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Cuma Kitaplar─▒ ┬╗ ├çankaya ÔÇô II : 36


ÇANKAYA - II

FAL─░H RIFKI ATAY


Damat Ferit kabinesini bu peri┼čanl─▒k i├žinde b─▒rakarak zat-─▒ ┼čahaneyi ziyaret etmek ├╝zere Bab-─▒ ├óli'den ayr─▒ld─▒m.ÔÇť
┼×imdi bir de T├╝rkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurba┼čkan─▒ ile Osmanl─▒ saltanat─▒n─▒n son padi┼čah─▒ aras─▒ndaki ayr─▒l─▒┼č g├Âr├╝┼čmesinde bulunal─▒m:
ÔÇťY─▒ld─▒z Saray─▒'n─▒n ufak bir salonunda Vahdettin'le ├ódeta diz dize denecek kadar yak─▒n oturduk. Sa─č─▒nda, dirse─čini dayam─▒┼č oldu─ču bir masa ve ├╝st├╝nde bir kitap var. Salonun Bo─čazi├ži'ne do─čru a├ž─▒lan penceresinden g├Ârd├╝─č├╝m├╝z manzara ┼ču: Birbirine paralel hatlar ├╝zerinde d├╝┼čman z─▒rhl─▒lar─▒! Bordalar─▒ndaki toplar sanki Y─▒ld─▒z Saray─▒'na do─črulmu┼č! Manzaray─▒ g├Ârmek i├žin oturdu─čumuz yerlerden ba┼člar─▒m─▒z─▒ sa─ča sola ├ževirmek k├ófi idi. Vahdettin hi├ž unutmayaca─č─▒m ┼ču s├Âzlerle konu┼čmaya ba┼člad─▒: 'Pa┼ča pa┼ča, ┼čimdiye kadar devlete ├žok hizmet ettin, bunlar─▒n hepsi art─▒k bu kitaba girmi┼čtir (elini demin bahsetti─čim kitab─▒n ├╝st├╝ne bast─▒ ve il├óve etti:) tarihe ge├žmi┼čtir.' O zaman bunun bir tarih kitab─▒ oldu─čunu anlad─▒m. Dikkatle ve s├╝k├╗nla dinliyordum: 'Bunlar─▒ unutun' dedi, 'as─▒l ┼čimdi yapaca─č─▒n hizmet hepsinden m├╝him olabilir. Pa┼ča pa┼ča, devleti kurtarabilirsin!' Bu son s├Âzlerden hayrete d├╝┼čt├╝m. Acaba Vahdettin benimle samim├« mi konu┼čuyor? O Vahdettin ki ecnebi h├╝k├╗metlerin y├╝z├╝nc├╝ derece ├óletleriyle temas arayarak, devletini ve saltanat─▒n─▒ kurtarmaya ├žal─▒┼č─▒yordu, b├╝t├╝n yapt─▒klar─▒ndan pi┼čman m─▒ idi? Aldat─▒ld─▒─č─▒n─▒ m─▒ anlam─▒┼čt─▒? Fakat b├Âyle bir tahminle ba┼čka bahislere giri┼čmeyi tehlikeli addettim. Kendisine basit cevaplar verdim: 'Hakk─▒mdaki tevecc├╝h ve itimada arz-─▒ te┼čekk├╝r ederim. Elimden gelen hizmette kusur etmeyece─čime emniyet buyurunuz.' S├Âylerken, kafamdaki muammay─▒ da halletmeye u─čra┼č─▒yordum. ├çok iyi anlad─▒─č─▒m, veliahtl─▒─č─▒nda, padi┼čahl─▒─č─▒nda, b├╝t├╝n his ve fikirlerini, temay├╝llerini tan─▒d─▒─č─▒m adamdan nas─▒l y├╝ksek ve asil bir hareket bekleyebilirdim? Memleketi kurtarmak l├óz─▒md─▒r, istersem bunu yapabilirmi┼čim. Nas─▒l? Hemen h├╝k├╝m verdim: Vahdettin demek istiyordu ki hi├žbir kuvvetimiz yoktur. Tek mesnedimiz ─░stanbul'a h├ókim olanlar─▒n siyasetine uymakt─▒r. Benim memuriyetim, onlar─▒n ┼čik├óyet ettikleri meseleleri halletmektir. E─čer onlar─▒ memnun edebilirsem, memleketi ve halk─▒ bu siyasetin do─čru oldu─čuna inand─▒rabilirsem ve bu siyasete kar┼č─▒ gelen T├╝rkleri usland─▒r─▒rsam, Vahdettin'in arzular─▒n─▒ yerine getirmi┼č olacakt─▒m. 'Merak buyurmay─▒n efendimiz' dedim, 'nokta-i nazar-─▒ ┼čahanenizi anlad─▒m. ─░rade-i seniyeniz olursa hemen hareket edece─čim ve bana emir buyurduklar─▒n─▒z─▒ bir an unutmayaca─č─▒m.' 'Muvaffak ol!' hitab-─▒ ┼čahanesine mazhar olduktan sonra, huzurundan ├ž─▒kt─▒m. Naci Pa┼ča, padi┼čah─▒n yaveri, fakat benim hocam, derh├ól benimle bulu┼čtu. Elinde ufak mahfaza i├žinde bir ┼čey tutuyordu. 'Zat-─▒ ┼čahanenin ufak bir hat─▒ras─▒' dedi. Kapa─č─▒n─▒n ├╝zerine Vahdettin'in inisiyalleri i┼členmi┼č bir saatti: 'Peki, te┼čekk├╝r ederim' dedim.
Sonra, sanki Y─▒ld─▒z Saray─▒'ndan ├ž─▒kt─▒─č─▒m─▒z─▒ ve hareket etmek ├╝zere oldu─čumuzu gizlemek, saklamak ister gibi bir ihtiyatla, ayaklar─▒m─▒z─▒n pat─▒rt─▒s─▒n─▒ i┼čittirmekten korkarak saraydan uzakla┼čt─▒k.ÔÇŁ
Art─▒k ┼×i┼čli'deki evi b─▒rakmak ├╝zeredir. Band─▒rma vapuru Galata r─▒ht─▒m─▒nda haz─▒r. Otomobil kap─▒ ├Ân├╝nde. Tam o s─▒rada Rauf Bey (Orbay) eve geldi ve Mustafa Kemal'i b├╝rosuna g├Ât├╝rerek, ─░ngilizlerin ya hareketine izin vermeyecekleri, ya yolda vapuru bat─▒racaklar─▒ s├Âylentisi dola┼čt─▒─č─▒n─▒ haber verdi. Mustafa Kemal y─▒ld─▒r─▒mla vurulmu┼ča d├Ând├╝. Biri daha geldi, ayn─▒ haberi verdi. Bir an yaln─▒z kalarak durumu d├╝┼č├╝nd├╝. ┼×u anda d├╝┼čmanlar─▒n elinde idi. Ona her istediklerini yapamazlar m─▒ idi? Ancak onun i├žin art─▒k yakalanmak, hapsolmak, s├╝r├╝lmek, d├╝┼č├╝nd├╝klerini yapmaktan al─▒konulmak, hepsi ├Âlmekle birdi.
Hemen karar verdi. Otomobiline atlayarak Galata r─▒ht─▒m─▒na geldi. Vapur uzakta idi. Sandalla gittiler.
Karadeniz bo─čaz─▒ndan ├ž─▒kt─▒ktan sonra kaptana m├╝mk├╝n oldu─ču kadar k─▒y─▒lara yak─▒n gitmesini tavsiye etti. Bundan sonra Anadolu'nun bir kara par├žas─▒na ayak basmaktan ba┼čka kayg─▒s─▒ yoktu. ├ľnce Sinop'a geldiler. Oradan Samsun'a kara yolu olup olmad─▒─č─▒n─▒ sordu. Yokmu┼č. ├çok zorluk ├žekecek, g├╝nlerce yollarda kalacakm─▒┼č: ÔÇťBilmem neden Samsun'a bir an ├Ânce varmak i├žin o kadar acele ediyordum ki vakit kaybetmektense tehlikeye g├Â─č├╝s germeyi tercih ettim. Ayn─▒ tertipte yolculu─ča devam ederek Samsun liman─▒na ula┼čt─▒k.ÔÇŁ
«   01   ...    26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   ...    71   »   


´╗┐