Ana Sayfa » Yolculamak » Alacakaranlıkta & Tonio Kröger : 09


ALACAKARANLIKTA & TONIO KRÖGER

THOMAS MANN

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 91


“Yok, Tanrı göstermesin Bay Spinell! Niçin dayağı hak etsin? Klöterjahn sizin için bu denli korkunç bir ad mı?”
“Evet, Sayın Bayan, bu adı ilk duyduğum andan beri nefret ediyorum. Gülünç ve umutsuzluğa düşecek denli çirkin bir ad. Gelenekleri, kocanızın adını size verecek denli ileri götürmek barbarlık ve alçaklıktır.
“Peki Eckhof nasıl? Eckhof daha mı güzel? Babamın adı Eckhoftur.”
“O, bakın, Eckhof bambaşka! Eckhof adında bir sanatçı bile vardır. Eckhof güzel. Yalnızca babanızdan söz ettiniz. Ya anneniz?”
“Annem ben çok küçükken öldü.”
“Yazık. Bana biraz daha kendinizden söz eder misiniz; bunu rica edebilir miyim? Yorulursanız anlatmayın. Konuşmadan oturun, ben size geçen günkü gibi yine Paris'i anlatırım. Ama çok yavaş konuşabilirsiniz belki, fısıldarsanız anlattıklarınız daha da güzel olur. Bremen'de doğmuştunuz, değil mi?”
Bu soruyu sessizce, sanki fısıldayarak sormuştu. Bremen eşsiz, içinde sonsuz serüvenler yaşanabilen, gizli güzelliklerle dolu bir kentmiş de, orada doğmak insana gizemli bir soyluluk verirmiş gibi, yüzünde sonsuz bir saygı vardı.
Bayan Klöterjahn elinde olmadan, “Evet, düşünün, ben Bremende doğdum,” dedi.
Yazar, “Oraya bir kez gitmiştim,” diye atıldı.
“Tanrım, Bremen'de bulundunuz demek? Dinleyin Bay Spinell, sanırım Tunisle Spitzberg arasını görmüşsünüzdür!”
O, “Evet, Bremen'e gitmiştim,” diye yineledi. “Akşam üstü birkaç saat için. Eski, dar bir sokak anımsıyorum. Saçaklarının üstünde eğri büğrü, garip bir ay parlıyordu. Orada şarap ve küf kokan bir bodrum lokaline gittim. Bu hiç unutmadığım br anıdır.”
“Öyle mi? Bu sokak neredeydi acaba? Ben de böyle kurşuni damlı, sofası gıcırdayan, beyaz lake tırabzanlı, eski bir tüccar evinde doğdum!”
Yazar bir an duraklayarak sordu: “Demek babanız tüccar?”
“Evet, ama aynı zamanda, yo, ondan da önce, bir sanatçı.”
“Sahi mi? Ne tür bir sanat yapar?”
“Keman çalar. Ama bu söz, pek bir şey anlatamaz size. Önemli olan onun çalışıdır, Bay Spinell! Onun çaldığı ezgileri hiçbir zaman gözyaşlarım yanaklarımı yakmadan dinleyemedim. Bana inanmazsanız…”
“İnanıyorum! Ah, hem de nasıl inanıyorum… Söyleyin bana, aileniz eski bir aileydi, değil mi? Bu kurşuni evde birçok kuşak doğmuş, yaşamış olmalı.”
“Evet. Ama bunları niçin soruyorsunuz?”
“Sıradan ve kuru görenekleri olan bir kuşağın son günlerine doğru ailesini sanatla yücelttiği, ona soyluluk kazandırdığı çok görülmüştür de ondan…”
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   ...    57   »