Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alacakaranlıkta & Tonio Kröger : 10


ALACAKARANLIKTA & TONIO KRÖGER

THOMAS MANN

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 91


“Öyle mi? Evet, babam kendisine sanatçı adı veren ve bu yüzden ekmek yiyenlerin birçoğundan daha iyi bir sanatçıdır. Ben yalnızca biraz piyano çalarım. Şimdi onu da yasak ettiler. Ama eskiden, evde çalardım. Babamla birlikte çalardık. Böyle işte, o yılların tatlı anısını hâlâ yaşarım. Özellikle bahçeyi, evin arkasındaki bahçemizi… Her yanını otlar bürümüştü; yıkık, yosunlu duvarlarla çevrilmişti; bu yıkıntı durumunda büsbütün güzeldi. Ortada süsenle sarılmış fıskiyeli bir havuz vardı. Yazın arkadaşlarımla birlikte saatlerce bu havuzun başında otururduk.”
“Ah ne güzel! Oturur şarkı söylerdiniz değil mi?”
“Hayır, çok zaman yün örerdik…”
“Daha? Daha?”
“Örgü örer, konuşurduk. Altı arkadaşım ve ben…”
Bay Spinell, bütün yüzü gerilerek bağırdı: “Ah, ne güzel!”
“Bunda bu denli güzel olan nedir, Bay Spinell?”
“Sizden başka altı arkadaşınızın oluşu. Siz onlardan değildiniz. Siz onların kraliçesiydiniz. Saçlarınızın üstünde gözle görülmeyen, ama duyumsanan altın bir taç pırıldıyordu.”
“Yok, saçma, taca benzer hiçbir şey yoktu…”
“Vardı, gizli gizli parlıyordu. O zaman siz ayrımında olmadan ben o çalılıkların arkasında dursaydım, bu tacı saçlarınızın arasında görürdüm…”
“Orasını Tanrı bilir. Ama siz çalılıkların arasında değildiniz. Tersine, orada bir gün babamla birlikte duran insan şimdiki kocamdı. Konuştuklarımı dinlemiş olmalarından çok korkmuştum…”
“Demek kocanızla orada tanıştınız?”
Bayan Klöterjahn, neşeyle, “Evet, orada…” dedi, gülerken kaşının üzerindeki ince mavi damar yine belirdi: “Bir iş için babama gelmişti, ertesi gün yemeğe çağrıldı, üç gün sonra da beni istedi.”
“Sahi mi! Her şey bu denli çabuk mu oldu?”
“Evet… Ama sonra oldukça yavaş gitti. Babam bu işi pek istemiyordu çünkü. Düşünmek için uzun bir süre istedi. Önce beni yanından ayırmak istemiyordu; sonra da birçok kuruntusu vardı. Ama…”
“Ama?..”
Genç kadın güldü, “Ama ben istiyordum,” dedi; mavi damarcık yine hastalıklı bir biçimde nazlı yüzünü değiştiriverdi.
“Yaaa. Demek bu işi siz istediniz?”
“Evet, ben çok kesin bir istek gösterdim ve gördüğünüz gibi…
“Evet, gördüğüm gibi?”
“Öyle ki, sonunda babam razı olmak zorunda kaldı.”
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   ...    57   »