Ana Sayfa » Yolculamak » Alacakaranlıkta & Tonio Kröger : 11


ALACAKARANLIKTA & TONIO KRÖGER

THOMAS MANN

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 91


“Ve böylece siz de babanızı, evinizi, otların bürüdüğü bahçeyi, fıskiyeli havuzu, altı arkadaşınızı bırakıp Bay Klöterjahnla birlikte gittiniz…”
“Evet, onunla gittim. Söyleyişinizde dinsel bir hava, sanki İncil havası var, Bay Spinell! Evet, her şeyi bırakıp gittim, bunu doğa da böyle istiyor.”
“Evet, doğa da böyle istiyor.”
“Sonra, bu benim mutluluğumu ilgilendiren bir şeydi.”
“Elbette… ve işte, mutlu oldunuz…”
“Mutluluğu, küçük Anton'u, oğlumuzu getirdikleri zaman duyumsadım. Sağlıklı ciğerleriyle sesi çıktığınca bağırıyordu.”
“Küçük Anton'un sağlığını sizden çok dinledim Bayan; o denli sağlıklı bir çocuğa az raslanır sanırım…”
“Evet, çok sağlıklı bir çocuktur; tıpkı kocama benzer.”
“Ya… Demek işler böyle oldu. Şimdi adınız Eckhof değil artık; Klöterjahn… Küçük, gürbüz bir Anton'unuz var. Biraz da soluk borunuzdan hastasınız…”
“Evet, siz de çok gizemli bir insansınız, Bay Spinell; bunu size kesin olarak söyleyebilirim.”
Yanlarında bulunan Bayan Spatz da, “Doğru” diye onayladı, “Tanrı belamı versin ki siz gizemli bir adamsınız!”
Ama yine de Klöterjahn'ın karısı bu konuşmayı içinden birçok kez düşündü. Aslında ne denli boş ve saçma olursa olsun, genç kadının yazarı düşünmesi için böyle pek çok neden vardı. Sağlığını bozan, onu etkileyen, belki de bu düşüncelerdi. Günden güne zayıflıyor, ateşi artıyordu. Bu ateşte genç kadın tatlı bir dinleniş, düşünceli, kendinden hoşnut, biraz da düşlemkırıklığına uğramış bir duyguya kapılıyordu. Yatakta yatmadığı zamanlar, Bay Spinell sonsuz bir dikkatle, büyük ayaklarının ucuna basarak yanına yaklaşır, bir iki adım geride durup bir ayağını arkaya atarak eğilir, saygı dolu bir sesle konuşarak onu bu dünyadan uzaklara, seslerin, maddenin yetişemeyeceği bir evrene, bulutların üzerine götürürdü… İşte bu anlarda kocasının sözlerini, “Dikkat Gabriele, dikkat meleğim, ağzını açma” deyişini düşünür, bu sözleriyle onun kaba ama iyi niyetli düşüncelerle sırtına vurduğunu duyumsardı. Ama sonra hemen bu düşünceden uzaklaşır, Bay Spinell'in bulutlar üzerinde hazırladığı yatakta rahatça dinlenirdi.
Bir gün, hiçbir başlangıç yapmadan, yazarla genç kızlığı üzerine yaptıkları konuşmaya döndü:
“Demek böyle, Bay Spinell? Bahçede olsaydınız tacı görecektiniz, öyle mi?”
Yazar, üzerinden iki hafta geçtiği halde, bu sözlerle ne demek istendiğini hemen anladı ve coşkulu sözlerle ona, bir zamanlar altı arkadaşıyla fıskiyeli havuzun başında otururken saçlarında parlayan tacı kesinlikle görmüş olacağını anlattı.
Birkaç gün sonra, hastalardan biri genç kadına, incelik olsun diye küçük Antonun sağlığını sordu. Genç kadın, yanında duran Spinell'e kırgın bakışlarla baktı; biraz canı sıkılarak. “Teşekkür ederim, oğlumun sağlığı nasıl olur? Oğlum da, kocam da çok iyiler,” diye yanıt verdi.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   ...    57   »