´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Alacakaranl─▒kta & Tonio Kr├Âger : 17


ALACAKARANLIKTA & TONIO KR├ľGER

THOMAS MANN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 91


g├Ânderilebilirdi. Babas─▒yla birlikte k├╝├ž├╝k Anton da gelirse, gen├ž anne sevinecek, g├╝c├╝n├╝ toplayacakt─▒. Bundan ba┼čka, k├╝├ž├╝k Antonla tan─▒┼čmaktan doktorlar da ├žok ho┼članacaklard─▒.
─░┼čte, Bay Kl├Âterjahn geldi. Dr. M├╝ller'in telgraf─▒n─▒ al─▒nca Balt─▒k Denizi k─▒y─▒s─▒ndan ko┼čup geldi. Arabadan indi, kendisine kahve ve sandvi├ž getirtti, pek ┼ča┼čk─▒n bir g├Âr├╝n├╝┼č├╝ vard─▒.
ÔÇťNe var?ÔÇŁ dedi. ÔÇťBeni ni├žin ├ža─č─▒rd─▒n─▒z?ÔÇŁ
Dr. M├╝ller, ÔÇť├ç├╝nk├╝, ┼čimdi sizin say─▒n e┼činize yak─▒n olman─▒z isteniyor,ÔÇŁ diye yan─▒t verdi.
ÔÇť─░steniyor.. isteniyor.. Ama bu gerekli mi? Ben param─▒ hesapl─▒ harc─▒yorum bay─▒m, i┼čler iyi de─čil, trenler de ├žok pahal─▒ÔÇŽ Buraya gelmeseydim olmaz m─▒yd─▒? Kar─▒m ci─čerlerinden hasta olsayd─▒, bir ┼čey demezdim; ama Tanr─▒ya ┼č├╝k├╝r, hastal─▒k yaln─▒zca soluk borusunda; bunun i├žin..ÔÇŁ
Dr. M├╝ller tatl─▒ bir sesle, ÔÇťBay Kl├Âterjahn, ├Ânce, soluk borusu ├žok ├Ânemli bir organd─▒r,ÔÇŁ dedi. Bu ├Ânceyi yanl─▒┼č s├Âylemi┼čti, ├ž├╝nk├╝ sonra diye arkas─▒n─▒ getiremedi.
Einfriede Kl├Âterjahn ile birlikte k─▒rm─▒z─▒ ─░sko├ž kuma┼č─▒ndan giysili, tombul bir kad─▒n da geldi. Kuca─č─▒nda k├╝├ž├╝k, g├╝rb├╝z Anton'u ta┼č─▒yordu. K├╝├ž├╝k Anton'un ola─čan├╝st├╝ sa─čl─▒kl─▒ oldu─čunu kimse yads─▒yamazd─▒; pembe beyaz, tosun gibi bir o─čland─▒. Dad─▒s─▒n─▒n kollar─▒nda keyifle oturuyor, durmadan s├╝t i├žiyor, bir ┼čeyler yiyor, avaz─▒ ├ž─▒kt─▒─č─▒ kadar ba─č─▒r─▒yordu.
Yazar Bay Spinell, k├╝├ž├╝k Kl├Âterjahn'─▒n geli┼čini odas─▒n─▒n penceresinden seyretmi┼čti. O─član arabadan sanatoryuma ta┼č─▒n─▒rken garip bir bak─▒┼čla kendisine bakm─▒┼čt─▒; o i├žeri girdikten sonra Spinell daha bir s├╝re k├╝├ž├╝─č├╝n bak─▒┼člar─▒n─▒ y├╝z├╝nde duyumsad─▒.
Bundan sonra, elinden geldi─čince Anton Kl├Âterjahn ile kar┼č─▒la┼čmamaya ├žal─▒┼čt─▒.
*
Bay Spinell odas─▒nda oturmu┼č ÔÇť├žal─▒┼č─▒yorduÔÇŁ. Bu oda Einfried'deki b├╝t├╝n odalar gibi, eski bi├žemde, yal─▒n, kibar bir odayd─▒. Madenden aslan ba┼člar─▒yla s├╝slenmi┼č b├╝y├╝k bir konsol, kur┼čun ├žer├ževeli bir duvar aynas─▒ vard─▒. Yerde hal─▒ yoktu. U├žuk mavi lake yerin ├╝zerine e┼čyan─▒n g├Âlgesi vuruyordu. Pencerenin yan─▒nda geni┼č bir yaz─▒ masas─▒ vard─▒. Pencereye, belki de odan─▒n havas─▒na bir s─▒cakl─▒k vermek i├žin, sar─▒ perdeler as─▒lm─▒┼čt─▒.
Spinell perdelerin sar─▒s─▒yla kar─▒┼čan alacakaranl─▒kta yaz─▒ masas─▒na e─čilmi┼č, durmadan yaz─▒yordu. Her hafta postaya verdi─či, ama hi├žbir zaman yan─▒t alamad─▒─č─▒ o say─▒s─▒z mektuplardan birini yaz─▒yordu. ├ľn├╝nde kocaman, kal─▒n bir k├ó─č─▒t bloku vard─▒; sa─č k├Â┼česinde tuhaf bir bi├žim alt─▒nda Detlev Spinell yaz─▒l─▒ k├ó─č─▒d─▒ k├╝├ž├╝k, dikkatli, ├žok g├╝zel bir yaz─▒yla dolduruyordu.
ÔÇťSay─▒n bay─▒m,
ÔÇťSize bu mektubu yaz─▒yorum, ├ž├╝nk├╝ yazmak zorunday─▒m; ├ž├╝nk├╝ b├╝t├╝n varl─▒─č─▒m size s├Âylemek istediklerimle dolu; ├ž├╝nk├╝ bunun ac─▒s─▒n─▒ ├žekiyorum. Bu ac─▒m─▒, b├╝t├╝n benli─čimi saran, i├žimi titreten bu duygular─▒ size anlatamazsam, s├Âzc├╝klerin ye─čin ak─▒┼č─▒nda bo─čulaca─č─▒m─▒ duyumsuyorum.ÔÇŁ
Ger├že─či s├Âylemek gerekirse, s├Âzc├╝klerin ye─činlikle, yazar─▒ bo─čacak bi├žimde ak─▒┼č─▒ do─čru de─čildi. Spinell'in ni├žin b├Âyle yazd─▒─č─▒n─▒ Tanr─▒ bilir. S├Âzc├╝kler akar g├Âr├╝nm├╝yordu hi├ž; mesle─či yazarl─▒k olan bir kimse i├žin olduk├ža yava┼č yaz─▒yordu. Onu seyreden biri, yazar ├Âteki insanlardan daha g├╝├ž yaz─▒ yaz─▒yor, diye d├╝┼č├╝n├╝rd├╝.
«   01   ...    07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   ...    57   »   


´╗┐