Ana Sayfa » Yolculamak » Alacakaranlıkta & Tonio Kröger : 27


ALACAKARANLIKTA & TONIO KRÖGER

THOMAS MANN

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 91


“İşte Erwin Immerthal” dedi Hans.
Tonio sustu. İçinden, “Yerin dibine batsın şu Immerthal. Ne diye rahatsız ediyor bizi! Yeter ki bütün yol boyunca binicilik dersleriyle kafamızı patlatmaya gelmesin” dedi. Erwin Immerthal de binicilik dersleri alıyordu, babası banka yöneticisiydi ve şuracıkta, kentin kapısının dışında oturuyordu. Cılız bacakları ve çekik gözleriyle, çantasız, caddeden onlara doğru geliyordu.
Hans, “Günaydın Immerthal, Kröger'le biraz geziniyorum…” dedi. Immerthal, “Bir iş için kente gidiyorum,” diye yanıtladı. “Ama sizinle biraz yürüyebilirim… Nedir o? Meyveli bonbon mu? Evet, teşekkür ederim, birkaç tane yerim. Yarın gene dersimiz var, Hans.” Binicilik dersini söylüyordu.
“Çok iyi,” dedi Hans, “Biliyor musun, evden bana, son yoklamada kompozisyondan on aldığım için çok şık tozluklar (*) armağan ettiler…”
Immerthal, parlayan iki yarığa benzeyen gözlerini kısarak, “Sen hiç binicilik dersi almıyorsun, değil mi Kröger?” diye sordu.
Tonio belirsiz bir sesle, “Hayır,” dedi.
Hans Hansen “Kröger, babandan rica et, sana da ders aldırsın,” dedi.
“Evet,” dedi Tonio, acele ve ilgisiz.
Bir an boğazı sıkıldı, Hans kendisine soyadıyla seslenmişti. Hans da bunu anladı, açıklamak için, hemen:
“Sana Kröger diyorum, çünkü öz adın pek tuhaf, biliyor musun? Kusura bakma ama bu ad hoşuma gitmiyor. Tonio!… Bu da bir ad mı ki? Ama ne yapabilirsin? Senin elinde değil ki bu.”
Immerthal aralarını bulmak ister gibi bir tavır takınarak, “Elbette senin elinde değil; aslında bu adı sana, kulağa yabancı geldiği ve özgün olduğu için vermiş olmalılar,” dedi.
Tonio'nun dudakları titredi, kendini tuttu.
“Evet,” dedi, “Saçma bir ad bu… Adımın Heinrich ya da Wilhelm olmasını daha çok isterdim, bundan emin olabilirsiniz. Ama bana annemin kardeşlerinden birinin, Antonio'nun adını vermişler; biliyorsunuz ki annem buralı değildir.”
Sonra sustu, onları at ve koşum üzerine konuşmalarıyla başbaşa bıraktı. Hans, Immerthal'in koluna girmiş, öyle büyük bir ilgi ve coşkuyla konuşuyordu ki, bunları onda Don Carlos'a karşı uyandıramazdı… Tonio, ara sıra, ağlamak isteğinin burnunu sızlattığını duyumsuyor, durmadan titreyen çenesini güçlükle tutabiliyordu…
Hans, adını sevmiyordu; ama Tonio ne yapabilirdi? Kendi adı Hans, Immerthal'inki Erwin; bunlar herkesçe tanınmış, kimsenin yadırgamadığı adlar. Ama Tonio, yabancı ve acayip bir sözcük. Kesinlikle kendisinde her bakımdan, o istese de istemese de bir başkalık vardı; yeşil arabasıyla köy köy dolaşan bir çingene değil de Kröger ailesinden Konsül Kröger'in oğlu bile olsa, sıradan şeylerden uzak, yalnız bir çocuktu… Ama Hans neden ona yalnız olduklarında Tonio diyordu da, üçüncü bir kişi yanlarında bulunduğunda utanmaya başlıyordu? Oysa, kimi zaman onu anlıyor ve seviyor görünüyordu. “Nasıl aldatıyor?” diye sorarak koluna girmişti; ama Immerthal gelince, geniş bir soluk alarak onu bırakıp gereksiz yere yabancı kökenli adından dolayı kendisine çıkışmıştı. Ne acı şeydi, bütün bunların ayrımına varmak!…
«   01   ...    17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   ...    57   »