Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alacakaranlıkta & Tonio Kröger : 46


ALACAKARANLIKTA & TONIO KRÖGER

THOMAS MANN

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 91


“Ne yazık ki,” dedi, “Üzerimde hiçbir belge yok.”
“A!” dedi polis memuru. “Hiçbir belgeniz yok mu? Adınız ne?
“Tonio Kröger.”
“Doğru mu?” diye sordu polis memuru; öne doğru eğildi ve gücü yettiğince burun deliklerini şişirdi.
“Elbette doğru,” dedi Tonio Kröger.
“Peki, ne iş yaparsınız siz?”
Tonio Kröger yutkundu ve kesin bir sesle mesleğini söyledi. Bay Seehaase başını kaldırdı, merakla onun yüzüne baktı.
“Hım!” dedi polis memuru, kargacık burgacık yazılı bir kâğıttaki türlü ırklardan gelen seslerin rastlantısal bir buluşmasına benzeyen tuhaf ve romantik bir adı heceledi (ki Tonio Kröger bu adı bir saniyede unuttu):
“Bu adda bir kişiyle hiçbir ilginiz olmadığını belirtiyorsunuz, değil mi? Anası ve babası belirsiz, uyruğu bilinmeyen, türlü dolandırıcılık ve başka suçlar yüzünden Münih polisinin aradığı ve olasılıkla Danimarka'ya kaçmak üzere bulunan…”
“Yalnız belirtmekle kalmıyorum,” dedi Tonio Kröger, omuzlarını sinirli sinirli oynatarak, “Ama…”
Bunun bir etkisi oldu.
“Nasıl? Evet, evet, kuşkusuz,” dedi polis memuru. “Ama şu da var ki, siz de hiçbir belge gösteremiyorsunuz.”
Bay Seehaase, yatıştırıcı bir biçimde işe karıştı:
“Bütün bunlar bir formalitedir,” dedi. “Merak etmeyin; ama memurun da ancak görevini yaptığını unutmamanız gerekir. Nasıl olursa olsun, kimliğinizi kanıtlayabilseniz… Bir kâğıt…”
Hepsi sustular; olaya bir son vermeli miydi? Bay Seehaaseye kendisini tanıtarak, ne kimliği bilinmeyen bir dolandırıcı, ne de yeşil araba içinde doğmuş bir çingene değil, Konsül Kröger'in oğlu, Kröger ailesinin bir üyesi olduğunu açıklamalı mıydı? Hayır, bunu hiç de istemiyordu. Aslında, bu kentsoylu düzenin koruyucularının biraz da hakkı yok muydu? Onlara tümüyle hak veriyordu. Omuzlarını silkti, hiç ses çıkarmadı.
“Neyiniz var orada?” diye sordu memur, “Şurada, şu cüzdanda?”
“Bunda mı? Hiç. Provalar,” dedi.
“Provalar mı? Ne provası? Verin bakayım!”
Tonio Kröger yapıtını uzattı. Polis memuru provayı çekmece üzerine yayıp okumaya başladı. Bay Seehaase de yaklaştı ve okumaya katıldı. Tonio nerede olduklarını görmek için omuzlarının üstünden baktı. Birinci derecede bir nükte (pointe), bir etki (effet) içeren, başarılı bir sayfaydı okudukları. Bundan hoşnuttu.
“Görüyor musunuz?” dedi. “Adım orada, bunu ben yazdım, yayımlanacak. Anlıyor musunuz?”
«   01   ...    36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   »