´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Alacakaranl─▒kta & Tonio Kr├Âger : 48


ALACAKARANLIKTA & TONIO KR├ľGER

THOMAS MANN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 91


ÔÇťBak─▒n, y─▒ld─▒zlara bak─▒n biraz, i┼čte ┼čuradaÔÇŽ parl─▒yorlarÔÇŽ Tanr─▒ bilir, b├╝t├╝n g├Âk bunlarla dolu. ┼×imdi sorar─▒m size, yukar─▒ya bak─▒p da bunlardan pek ├žo─čunun yerden y├╝z kat daha b├╝y├╝k oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝l├╝nce, nas─▒l ┼ča┼č─▒lmaz kiÔÇŽ Biz insanlar, telgraf ve telefonu bulduk, yeni zamanlarda daha bir├žok bulu┼č yapt─▒k; evet, buna diyecek yok. Ama yukar─▒ bak─▒nca, a├ž─▒k s├Âylemeliyiz ki biz, i┼čin asl─▒nda, ancak k├╝├ž├╝c├╝k b├Âcekleriz. Zavall─▒ b├ÂceklerÔÇŽ ba┼čka bir ┼čey de─čil!ÔÇŁ
Sonra, ÔÇťDo─čru de─čil mi, bay─▒m? Evet, biz b├Âcekleriz!ÔÇŁ dedi kendi kendine; sonra a┼ča─č─▒l─▒k bir yarat─▒─č─▒n pi┼čmanl─▒kla dolu ba┼č i┼čaretini yaparak g├Â─če bakt─▒.
ÔÇťHay─▒r, bu adam edebiyat yapm─▒yor,ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝ Tonio Kr├Âger ve o anda akl─▒na bir ┼čey geldi: ge├ženlerde okudu─ču bir ┼čey, ├╝nl├╝ bir Frans─▒z habercisinden bir par├ža. Evrenbilimsel ve ruhbilimsel bir d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝yle ilgili bir par├ža; yaman bir gevezelikti bu. Delikanl─▒n─▒n derinden duydu─ču d├╝┼č├╝nceye yan─▒t verir bir tav─▒r ald─▒ ve sonra, korkulu─ča yaslanarak, g├Âzleri oynak p─▒r─▒lt─▒larla ayd─▒nlanan ├žalkant─▒l─▒ ak┼čama dalm─▒┼č bir durumda, konu┼čtular. Anla┼č─▒ld─▒, gezgin Hamburglu gen├ž bir t├╝ccard─▒. Dinlence i├žin bu e─člence gezisine ├ž─▒km─▒┼čt─▒.
ÔÇť┼×├Âyle bir vapura bin, Kopenhang'a kadar bir uzan, dedim kendi kendime; i┼čte buraday─▒mÔÇŽ ┼čimdiye dek ├žok g├╝zel gitti. Ama, bize ─▒stakoz omleti vermekle yanl─▒┼čl─▒k yapt─▒lar bay─▒m, g├Âreceksiniz bu gece bir f─▒rt─▒na atlataca─č─▒z; kaptan s├ÂylediÔÇŽ b├Âyle sindirimi g├╝├ž bir yemek midedeyken, ┼čaka de─čil buÔÇŽÔÇŁ
Tonio Kr├Âger bu sa├žma gevezeli─či bir erin├ž ve sevecenlik duygusuyla dinliyordu.
ÔÇťEvet,ÔÇŁ dedi. ÔÇťBurada, yukar─▒da, a─č─▒r yemekler yeniyor, bu insan─▒ tembel ve karaduygulu k─▒l─▒yor.ÔÇŁ
ÔÇťKaraduygulu mu?ÔÇŁ diye yineledi delikanl─▒; ┼ča┼č─▒rarak ona bakt─▒, ÔÇťKesinlikle bural─▒ de─čilsiniz, de─čil mi bay─▒m?ÔÇŁ diye sordu birden.
Tonio Kr├Âger, elini belirsiz ve ├žekingen bir tav─▒rla sallayarak, ÔÇťHay─▒r, uzaktan geliyorum,ÔÇŁ dedi.
ÔÇťAma hakk─▒n─▒z var,ÔÇŁ dedi delikanl─▒; ÔÇťKaraduygulu olmaktan s├Âz ederken, Tanr─▒ bilir ya, hakl─▒s─▒n─▒z. Ben hemen her zaman karaduyguluyum. Hele b├Âyle ak┼čamlar, g├Âkte y─▒ld─▒zlar parlarkenÔÇŽÔÇŁ Ve yeniden ├ženesini ba┼čparma─č─▒yla i┼čaret parma─č─▒ aras─▒nda s─▒karak tuttu.
ÔÇťBu adam kesinlikle yaz─▒yor,ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝ Tonio Kr├Âger, ÔÇťDerinden ve namusluca duyumsanan t├╝ccar ┼čiirleriÔÇŽÔÇŁ
Ak┼čam ilerliyordu. R├╝zg├ór ├Âyle ye─činle┼čti ki konu┼čmalar─▒na engel oluyordu. B├Âylece, biraz uyumaya karar verdiler, birbirlerine iyi geceler dilediler.
Tonio Kr├Âger, kamaras─▒ndaki dar yata─č─▒n ├╝zerine uzand─▒, ama hi├ž rahat edemedi; ye─čin ve sert kokulu r├╝zg├ór, onu g├Âr├╝lmedik bir bi├žimde sarsm─▒┼čt─▒. Y├╝re─či kayg─▒yla ├žarp─▒yordu, sanki tatl─▒ ve ho┼č bir ┼čey bekliyormu┼č gibi. Sonra, gemi dalgadan bir da─č─▒n dibine kayarken ortaya ├ž─▒kan sars─▒nt─▒yla, uskurun titreme hastal─▒─č─▒na yakalanm─▒┼č gibi suyun d─▒┼č─▒nda d├Ânmesi, midesini ├žok k├Ât├╝ buland─▒r─▒yordu. Yeniden giyindi ve d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒.
Bulutlar ay─▒n ├Ân├╝nden ko┼čarak ge├žiyor, deniz dans ediyordu. Dalgalar yuvarlak ve d├╝zenli bi├žimde gelmiyordu; tam tersine, uzakta, ufka de─čin, soluk ve titrek ─▒┼č─▒k alt─▒nda deniz, y─▒rt─▒lm─▒┼č, kam├ž─▒lanm─▒┼č, alt├╝st olmu┼č deniz, yerinden z─▒pl─▒yor ve alevler gibi uzanan dev gibi dilleriyle bulutlar─▒ yal─▒yor, kaynar u├žurumlar─▒n yan─▒nda, garip ve par├ža par├ža olmu┼č dalgalar─▒ havaya at─▒yor ve delice bir oyunda, k├Âp├╝kleri, ulu kollar─▒n─▒n b├╝t├╝n g├╝c├╝yle g├Âklere serpiyor gibiydi. Gemi g├╝├žl├╝kle ilerliyordu. Ba┼čtan yalpa vurarak,
«   01   ...    38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   »   


´╗┐