´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Alacakaranl─▒kta & Tonio Kr├Âger : 50


ALACAKARANLIKTA & TONIO KR├ľGER

THOMAS MANN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 91


dek, ├╝├ž ├žeyrek saat s├╝rd├╝. ─░ndi, kendisi i├žin haz─▒rlanan ayd─▒nl─▒k odaya yerle┼čti, yan─▒nda getirdi─či e┼čyay─▒ raflara, dolaplara koydu ve burada bir s├╝re kalmaya karar verdi.
VIII
Eyl├╝l ortas─▒yd─▒; Alasgaard'da pek fazla konuk yoktu. A┼ča─č─▒da, ah┼čap tavanl─▒, y├╝ksek pencereleri verandaya ve denize bakan b├╝y├╝k yemek salonunda yenen yemeklere otelin sahibesi ba┼čkanl─▒k ediyordu. Ak sa├žl─▒ ve ya┼čl─▒ bir k─▒z; g├Âzleri renksiz, yanaklar─▒ tatl─▒ pembe, g├╝├žs├╝z ve c─▒v─▒ldayan bir ses. K─▒rm─▒z─▒ ellerini, g├╝zel g├Âsteren bir bi├žimde, sofra ├Ârt├╝s├╝n├╝n ├╝st├╝ne koymaya ├žal─▒┼č─▒yordu. Bundan ba┼čka, demir k─▒r─▒ denizci sakal─▒, koyu mavimtrak surat─▒ olan k─▒sa boyunlu ya┼čl─▒ bir bey de vard─▒: Almanca bilen, ba┼čkentli bir bal─▒k t├╝ccar─▒. Y├╝z├╝ k─▒pk─▒rm─▒z─▒yd─▒ ve ba┼č─▒n─▒ kan basmak ├╝zereymi┼č gibi g├Âr├╝n├╝yordu. ├ç├╝nk├╝ k─▒sa k─▒sa ve h─▒zl─▒ h─▒zl─▒ soluyordu; ara s─▒ra, t─▒kamak ve h─▒zla ├╝f├╝rerek ├Âtekine biraz hava sa─člamak i├žin, y├╝z├╝kl├╝ i┼čaret parma─č─▒n─▒ burun deliklerinden birine g├Ât├╝r├╝yordu. Ama ├Ân├╝nde duran i├žki ┼či┼česine ÔÇťilgi g├ÂstermektenÔÇŁ de geri kalm─▒yordu. Bunlar─▒n d─▒┼č─▒ndaki konuklar, uzun boylu ├╝├ž Amerikal─▒ gen├žle, sessizce g├Âzl├╝─č├╝n├╝ oynatan ve b├╝t├╝n g├╝n onlarla futbol oynayan e─čitmenleriydi. K─▒z─▒lsar─▒ sa├žlar─▒ ortadan bir ├žizgiyle b├Âl├╝nm├╝┼čt├╝, y├╝zleri uzun ve k─▒p─▒rt─▒s─▒zd─▒. ÔÇťPlease, give me the Wurst - things there!ÔÇŁ (*) diyordu biri, ÔÇťThats not Wurst, thats schinken!ÔÇŁ (**) diyordu ├Âteki ve onlar gibi e─čitmenleri de konu┼čmaya ancak bu kadarc─▒k kat─▒l─▒yorlard─▒; geri kalan zamanda susuyor ve s─▒cak su i├žiyorlard─▒.
Tonio Kr├Âger, hi├ž de ba┼čka sofra arkada┼č─▒ istemiyordu. Sessizlik ve erin├ž i├žinde ya┼čamaktan ho┼član─▒yordu; bal─▒k t├╝ccar─▒yla otel sahibi han─▒m─▒n konu┼čurken ├ž─▒kard─▒klar─▒ g─▒rtlaktan gelen Danimarka seslerini, a├ž─▒k ve kal─▒n seslileri dinliyordu. T├╝ccarla ara s─▒ra bas─▒n├ž├Âl├žerin durumuyla ilgili birka├ž s├Âzc├╝k konu┼čuyor ve sonra verandadan ge├žerek, sabahlar─▒ saatlerce kald─▒─č─▒ kumsala do─čru inmek i├žin, kalk─▒yordu.
Ara s─▒ra kumsalda dingin ve yaz gibi bir hava oluyordu; deniz kimi zaman ├╝┼čenge├ž, durgun ve parlak, dinleniyor; kimi zaman ├╝zerinde mavi, sar─▒, ye┼čil ya da k─▒rm─▒z─▒mt─▒rak renklere b├╝r├╝nen ┼čeritlerle k─▒p─▒r k─▒p─▒r oluyor; kimi zaman da g├╝m├╝┼č gibi par─▒ld─▒yordu. Yosunlar g├╝ne┼čte kuruyordu, denizanalar─▒ k─▒y─▒da yat─▒yor, sonra buhar olup gidiyorlard─▒. B├╝t├╝n bunlarda bir ├ž├╝r├╝me, biraz da Tonio Kr├Âger'in yasland─▒─č─▒ bal─▒k├ž─▒ kay─▒─č─▒n─▒n katran─▒ kokuyordu. ─░sve├ž k─▒y─▒lar─▒n─▒ de─čil, a├ž─▒k ufku g├Ârecek konumda kumun ├╝st├╝ne oturuyordu. Ama bunlar─▒n ├╝zerinden denizin serin ve saf solu─ču esiyordu.
Sonra kapal─▒ f─▒rt─▒na havalar─▒ geldi.
Dalgalar, kimi zaman tos vurmaya haz─▒rlanan bo─čalar gibi ba┼člar─▒n─▒ b├╝k├╝yor, kimi zaman pek yukar─▒lara dek ├ž─▒k─▒yor; ─▒slak yosunlara, parlak sedeflere ve s├╝r├╝klenip gelen a─ča├ž par├žalar─▒yla ├Ârt├╝l├╝ k─▒y─▒ya do─čru ├Âfkeli ├Âfkeli ko┼čuyordu. Uzun dalga tepelerinin aras─▒nda, bulutlu g├Â─č├╝n alt─▒nda, u├žuk ye┼čil k├Âp├╝kl├╝ ├žukurlar a├ž─▒l─▒yordu. ─░leride, g├╝ne┼čin bulutlar aras─▒nda sakland─▒─č─▒ yerde, beyaz─▒mt─▒rak ve kadifemsi bir par─▒lt─▒ vard─▒.
Tonio Kr├Âger, r├╝zg├órla ve denizin sesiyle ok┼čanm─▒┼č, pek sevdi─či yorucu, sersemle┼čtirici, durmak ve dinlenmek bilmeyen g├╝r├╝lt├╝ i├žine g├Âm├╝lm├╝┼č oldu─ču halde ayakta duruyordu. Y├╝z├╝n├╝ ├ževirip de uzakla┼č─▒nca, birden ├ževresinde her ┼čeyin dinginle┼čti─čini ve ─▒s─▒nmaya ba┼člad─▒─č─▒n─▒ san─▒yordu. Ama biliyordu ki arkas─▒nda onu ├ža─č─▒ran, ├žeken ve selamlayan deniz vard─▒ÔÇŽ Ve g├╝l├╝ms├╝yordu.
├çay─▒r yollar─▒ boyunca karaya do─čru ilerliyordu ve hemen, bu ├ževrede uzaklara dek dalga dalga uzanan kay─▒n orman─▒ onu kar┼č─▒l─▒yor, kabul ediyordu. G├Âvdeler aras─▒ndan deniz ┼čeridini g├Ârecek konumda, bir a─čaca yaslanarak yosunlar─▒n ├╝st├╝ne oturuyordu. Kimi zaman r├╝zg├ór, kayalarda par├žalanan dalgalar─▒n, uzaktan birbiri ├╝st├╝ne d├╝┼čen tahtalar─▒n ├ž─▒kard─▒─č─▒ sese benzeyen g├╝r├╝lt├╝lerini getiriyordu. A─ča├žlar─▒n
«   01   ...    40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   »   


´╗┐