´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Alacakaranl─▒kta & Tonio Kr├Âger : 51


ALACAKARANLIKTA & TONIO KR├ľGER

THOMAS MANN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 91


tepesinde, bo─čuk, k─▒s─▒k ve havada yiten karga sesleriÔÇŽ Dizlerinin ├╝st├╝nde bir kitap vard─▒, ama bir sat─▒r okumuyordu. Derin bir unutu┼ča dalm─▒┼čt─▒; zaman─▒n ve uzam─▒n ├╝st├╝nde u├žtu─čunu san─▒yordu. Yaln─▒zca ara s─▒ra, birden bir ac─▒, k─▒sa ve yak─▒c─▒ bir istek ya da pi┼čmanl─▒k duygusu, bir ok gibi g├Ânl├╝n├╝ delerek ge├žiyordu; bunun ad─▒n─▒ ve nereden geldi─čini aramayacak denli ├╝┼čenge├ž ve dalg─▒nd─▒. G├╝nler b├Âyle ge├žti; ka├ž g├╝n ge├žti─čini s├Âyleyemezdi; bu, umurunda bile de─čildi. Sonra, bir g├╝n geldi, g├╝ne┼č g├Âkte parlarken, insanlar─▒n g├Âz├╝n├╝n ├Ân├╝nde, bir ┼čey oldu. Tonio Kr├Âger buna pek de ┼ča┼čmad─▒
O g├╝n, ┼čafakta ba┼člayarak bir bayram ve ┼čenlik g├╝n├╝ oldu. Tonio Kr├Âger erkenden ve ans─▒z─▒n uyand─▒; belirsiz, ince bir korkuyla yataktan s─▒├žrad─▒ ve g├Âzlerinin ├Ân├╝nde bir tans─▒k, sihirli ve periler d├╝nyas─▒nda g├Âr├╝len bir ─▒┼č─▒k b├╝y├╝s├╝ bulundu─čunu sand─▒. Caml─▒ kap─▒s─▒ ve balkonu Sund'a bakan, ince t├╝lden bir perdeyle yatak odas─▒ ve salon olarak ikiye b├Âl├╝nen odas─▒, tatl─▒ renkli bir k├ó─č─▒tla kaplanm─▒┼č, hafif ve a├ž─▒k renk bir mobilyayla d├Â┼čenmi┼čti; ├Âyle ki hep ayd─▒nl─▒kt─▒ ve ho┼č bir g├Âr├╝n├╝┼č├╝ vard─▒. Ama o anda, uykudan kama┼čan g├Âzleriyle odas─▒n─▒ ger├žekte oldu─čundan bamba┼čka bir bi├žimde de─či┼čmi┼č ve ayd─▒nlat─▒lm─▒┼č, mobilyay─▒ ve e┼čyay─▒ yald─▒zlayan ve t├╝lden perdeyi k─▒rm─▒z─▒ ve tatl─▒ bir k├Âze ├ževiren pembe, dile gelmez bir bi├žimde dumanl─▒ ve b├╝y├╝leyici bir ─▒┼č─▒kla dolup ta┼čm─▒┼č g├Âr├╝yorduÔÇŽ Tonio Kr├Âger ne oldu─čunu uzun zaman anlamad─▒, ama caml─▒ kap─▒dan d─▒┼čar─▒ya bakt─▒─č─▒nda g├╝ne┼čin do─čdu─čunu g├Ârd├╝.
Bir├žok g├╝nler, hava donuk ve ya─čmurlu ge├žmi┼čti, ┼čimdiyse parlak ve ayd─▒nl─▒k g├Âk, soluk mavi, gergin bir ipekli gibi denizin ve karan─▒n ├╝st├╝nde a├ž─▒l─▒yordu; k─▒z─▒l ve alt─▒n bulutlar─▒n ├Ân├╝nden ge├žip ├ževreledi─či g├╝ne┼č, alt─▒ndan alevler i├žinde ├╝rperen, ─▒┼č─▒lt─▒l─▒ ve dalgal─▒ denizin ├╝st├╝nde g├Ârkemle y├╝kseliyorduÔÇŽ G├╝n b├Âyle ba┼člam─▒┼čt─▒. Tonio Kr├Âger, mutlu ve co┼čkulu, ├žar├žabuk giyindi. Verandada herkesten ├Ânce kahvalt─▒ etti. Sund'da, k├╝├ž├╝k banyodan epeyce uzakta y├╝zd├╝, sonra bir saat kumsal boyunca y├╝r├╝d├╝. D├Ân├╝┼čte, otelin ├Ân├╝nde, minib├╝se benzer arabalar─▒n durduklar─▒n─▒ g├Ârd├╝. K─▒l─▒klar─▒na bak─▒l─▒rsa, k├╝├ž├╝k kentsoylu s─▒n─▒f─▒ndan bir├žok insan─▒n veranda ve tara├žay─▒ oldu─ču gibi, piyanonun bulundu─ču k├╝├ž├╝k salonu da doldurduklar─▒n─▒, yemek salonundan g├Ârd├╝. B├╝t├╝n bu insanlar, yuvarlak masalar─▒n ├ževresinde oturmu┼č bira i├žiyor, bir yandan g├╝r├╝lt├╝l├╝ g├╝r├╝lt├╝l├╝ konu┼čuyor, bir yandan da sandvi├ž yiyorlard─▒. Aileler c├╝mb├╝r cemaat gelmi┼člerdi: Gen├žler, ya┼čl─▒lar, birka├ž da ├žocuk.
─░kinci kahvalt─▒da, (sofra tuzlu, salamural─▒ ve k─▒zarm─▒┼č so─čuk yemeklerle dolup ta┼č─▒yordu) ÔÇťKonuklar geldi,ÔÇŁ dedi bal─▒k taciri; ÔÇťHelsing├Âr'den gezmeye ve dansa gelenler! Evet, Tanr─▒ korusun bizi, bu gece hi├ž uyuyamayaca─č─▒z; dans edeceklerÔÇŽ dans ve m├╝zik. Korkar─▒m uzun da s├╝rer. Bir aile bulu┼čmas─▒, bir k─▒r e─člentisiÔÇŽ Bu g├╝zel g├╝n├╝n keyfini ├ž─▒kar─▒yorlar. Gemi ve arabalarla geldiler, kahvalt─▒ ediyorlar. Sonra daha uzaklara gezmeye gidecekler, ama bu ak┼čam buraya d├Ânecekler ve salonda bir dans e─člencesi olacak. Evet, Tanr─▒ belalar─▒n─▒ versin. G├Âz├╝m├╝z├╝ yummayaca─č─▒z.ÔÇŁ
ÔÇťG├╝zel bir de─či┼čiklik,ÔÇŁ dedi Tonio Kr├Âger. Otel sahibi han─▒m k─▒rm─▒z─▒ parmaklar─▒n─▒ masan─▒n ├╝st├╝ne koydu, bal─▒k t├╝ccar─▒ sa─č burun deli─činden, biraz hava almak i├žin ├╝fledi ve Amerikal─▒lar s─▒cak sular─▒n─▒ i├žip suratlar─▒n─▒ ast─▒lar.
Bu s─▒rada, ans─▒z─▒n ┼č├Âyle bir olay oldu: Hans Hansen ve Ingeborg Holm salondan ge├žtiler. Tonio Kr├Âger, banyo ve k─▒sa y├╝r├╝y├╝┼čten sonra tatl─▒ bir yorgunluk i├žinde sandalyesine yaslanm─▒┼č, k─▒zarm─▒┼č ekmek ├╝st├╝nde t├╝ts├╝l├╝ laksi bal─▒─č─▒ yiyordu (verandada denize kar┼č─▒ oturuyordu), birden kap─▒ a├ž─▒ld─▒ ve ikisi el ele i├žeri girdiler. Sal─▒narak ve yava┼č yava┼č y├╝r├╝yorlard─▒. Ingeborg, sar─▒┼č─▒n Inge, bir zamanlar Knaak'─▒n derslerindeki gibi, a├ž─▒k renk bir giysi vard─▒ ├╝zerinde. ├çi├žeklerle bezeli hafif robu ancak topuk kemiklerine geliyordu. Ve omuzlar─▒n─▒n ├ževresinde geni┼č beyaz t├╝lden, sivri kesimli bir yakas─▒ vard─▒ ki, yumu┼čak ve oynak boynunu g├Âsteriyordu. ┼×apkas─▒n─▒ ┼čeridinden d├╝─č├╝mleyerek kollar─▒ndan birine asm─▒┼čt─▒. Belki eskisinden biraz daha geli┼čmi┼čti ve ola─čan├╝st├╝ g├╝zel sa├ž ├Ârg├╝s├╝n├╝ ┼čimdi ba┼č─▒n─▒n ├ževresine dolam─▒┼čt─▒. Ama
«   01   ...    41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   »   


´╗┐