´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Alacakaranl─▒kta & Tonio Kr├Âger : 53


ALACAKARANLIKTA & TONIO KR├ľGER

THOMAS MANN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 91


E─člence ba┼člayal─▒ daha yar─▒m saat oldu─ču halde, ola─čan├╝st├╝ canl─▒ ve ne┼čeli g├Âr├╝n├╝yordu; birlikte kayg─▒s─▒z, senli-benli, mutlu bir g├╝n ge├žirdikten sonra, ate┼čli ve co┼čkun, otele d├Ânm├╝┼člerdi. Tonio Kr├Âger'in biraz ilerleyince g├Ârebildi─či piyano salonunda, olgun ya┼čta, sigaralar─▒n─▒ t├╝tt├╝ren, bir├žok bey k├ó─č─▒t oynamak i├žin toplanm─▒┼člard─▒. Han─▒mlar─▒n─▒n yan─▒nda ya da salon duvarlar─▒ boyunca, kadife sandalyeler ├╝zerinde oturan ├Âtekiler de dans edenleri seyrediyordu. Ellerini, parmaklar─▒ a├ž─▒k olarak dizlerinin ├╝st├╝ne koymu┼člar, keyifli bir edayla yanaklar─▒n─▒ ┼či┼čiriyorlard─▒. Anneler, hotozlar─▒ ba┼člar─▒nda, ellerini g├Â─č├╝sleri ├╝st├╝nde kavu┼čturmu┼č, ba┼člar─▒n─▒ yana e─čerek gen├žlerin kayna┼čmas─▒n─▒, seyrediyorlard─▒. Salonun bir yan─▒na bir set yap─▒lm─▒┼čt─▒. ├çalg─▒c─▒lar becerilerini burada g├Âsteriyorlard─▒. Aralar─▒nda bir de borazan vard─▒; sanki kendi sesinden korkuyormu┼č gibi, duraksayarak ve sak─▒narak ├žal─▒yor, bu nedenle de durmadan bozuk ve akortsuz sesler ├ž─▒kar─▒yordu.
├çiftler sallan─▒yor ve d├Ân├╝yordu; ├Âtekiler onun ├ževresinde kol kola dola┼č─▒yordu. Balo k─▒l─▒─č─▒nda de─čillerdi, ├╝zerlerinde yaln─▒zca yazl─▒k k─▒r giysileri vard─▒. Kavalyeler, b├╝t├╝n hafta ├Âzenle saklad─▒klar─▒ kasabal─▒ giysilerini giymi┼člerdi. Gen├ž k─▒zlar─▒n ├╝stlerindeyse, korselerinde k├╝├ž├╝k k─▒r ├ži├že─či demetleri bulunan, a├ž─▒k ve hafif roblar vard─▒. Salonda birka├ž ├žocuk da g├Âr├╝n├╝yordu; m├╝zik durdu─čunda bile kendi aralar─▒nda dans ediyorlard─▒. K─▒rlang─▒├ž kuyruklu bir ceket giymi┼č, leylek bacakl─▒ biri, monoklu ve k─▒vr─▒lm─▒┼č sa├žlar─▒yla bir il aslan─▒; bir posta y├Âneticisi ya da ona benzer biri, balonun d├╝zenleyicisi ya da ba┼čkan─▒ olsa gerekti. Ona, Danimarka roman─▒n─▒n g├╝l├╝n├ž bir ki┼čisinin canlanm─▒┼č─▒ denebilirdi. ─░vedilikle, terleyerek, t├╝m├╝yle i┼čiyle ilgili, her yerde haz─▒r ve naz─▒rd─▒; ayak u├žlar─▒na basarak y├╝kseliyor, sivri u├žlu asker ayakkab─▒lar─▒yla ayaklar─▒n─▒ tuhaf bir bi├žimde doland─▒r─▒yor ve b├Âylece, salon boyunca i┼čg├╝zar bir tav─▒rla tavus ku┼ču gibi kabararak dola┼č─▒yordu. Ara s─▒ra gururla ba┼č─▒n─▒ ├ževirdi─či, konumu ve r├╝tbesinin belirtisi olan bin bir renkli b├╝y├╝k kokart─▒n ┼čeritleri arkas─▒nda u├žu┼čurken, kollar─▒n─▒ havaya kald─▒r─▒yor, buyruklar veriyor, ├žalg─▒c─▒lar─▒ uyar─▒yor, ellerini ├ž─▒rp─▒yordu.
Evet, oradalard─▒; bug├╝n g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ alt─▒nda Tonio Kr├Âger'in ├Ân├╝nden ge├žen iki varl─▒kÔÇŽ Yeniden g├Ârd├╝ onlar─▒ ve ikisini de birden tan─▒yarak i├žinde ├╝rpermeyle dolu bir sevin├ž duydu. Hans Hansen, kap─▒n─▒n ├Ân├╝nde, yak─▒n─▒nda duruyordu; ayaklar─▒n─▒n ├╝zerinde sa─člamca dikilmi┼č, biraz ├Ân├╝ne e─čilmi┼č, k─▒r─▒nt─▒lar─▒n yere d├Âk├╝lmesini ├Ânlemek i├žin elini ├ženesinin alt─▒nda ├žukurla┼čt─▒rarak b├╝y├╝k bir pasta par├žas─▒n─▒ yutuyordu. Ve ┼čurada, duvar─▒n ├Ân├╝nde, Ingeborg Holm, sar─▒┼č─▒n Inge oturuyordu; tam bu s─▒rada, posta memuru, hindi gibi kabararak ona do─čru ilerledi, bir eli arkada di─čeri kibarca g├Â─čs├╝ ├Ân├╝nde onu dansa ├ža─č─▒rmak i├žin ince bir tav─▒rla e─čildi; ama ├Âteki ba┼č─▒n─▒ sallad─▒, i┼čaretle pek yorgun oldu─čunu, biraz dinlenmek istedi─čini anlatt─▒; bunun ├╝zerine ba┼čmemur onun yan─▒na oturdu.
Tonio Kr├Âger, onlara, bir zamanlar kendileri i├žin sevi ac─▒s─▒ ├žekti─či iki varl─▒─ča, Hans ile Ingeborg'a bak─▒yordu. Bunlar onlard─▒, yaln─▒zca ├Âzellikleri ve giysilerinin benzerli─či dolay─▒s─▒yla de─čil, ama daha ├žok, ─▒rk─▒n ve tipin ayn─▒l─▒─č─▒yla da onlard─▒. ─░nsanda bir safl─▒k, duruluk, ne┼čelilik, ayn─▒ zamanda gururlu, yal─▒n, eri┼čilmez bir so─čukluk d├╝┼č├╝ncesi de uyand─▒ran a├ž─▒k ├želik mavisi g├Âzl├╝, sar─▒ sa├žl─▒ soylar─▒ dolay─▒s─▒yla da onlard─▒ÔÇŽ Onlara bak─▒yordu; g├Ârd├╝ ki Hans eskisinden daha atak ve denizci giysisi alt─▒nda, geni┼č omuzlar─▒ ve ince kal├žalar─▒yla, daha da g├╝rb├╝zle┼čmi┼če benziyordu; Ingeborg'u g├Ârd├╝; ba┼č─▒n─▒ ├žapk─▒nca yana at─▒yor, elini (ne pek g├╝zel, ne pek ince k├╝├ž├╝k bir k─▒z─▒n eli), kendine ├Âzg├╝ bir tav─▒rla ensesine g├Ât├╝r├╝yordu. Robunun hafif kolu dirse─činin ├╝st├╝nde kay─▒yordu, ans─▒z─▒n, ├Âyle ac─▒ bir ├Âzlem g├Ânl├╝n├╝ sarst─▒ ki, y├╝z ├žizgilerinin k─▒r─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ kimseye g├Âstermemek i├žin, istemeden karanl─▒─ča do─čru gerilediÔÇŽ
Tonio Kr├Âger, ÔÇťUnuttum mu sizleri?ÔÇŁ dedi kendi kendisine. ÔÇťYo, asla unutmad─▒m; ne seni Hans, ne de seni sar─▒┼č─▒n Inge! Sizin i├žin ├žal─▒┼č─▒yordum ben, alk─▒┼člar─▒ i┼čitirken, yan g├Âzle ├ževreme bak─▒yordum, sizin de kat─▒ld─▒─č─▒n─▒z─▒ g├Ârmek i├žinÔÇŽ Don Carlos'u okudun mu ┼čimdi Hans Hansen, bah├ženizin kap─▒s─▒ ├Ân├╝nde s├Âz
«   01   ...    43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   »   


´╗┐