Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alice Harikalar Ülkesinde : 21


ALICE HARİKALAR ÜLKESİNDE

LEWIS CARROLL

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 18


(Aşçı'nın ve bebeğin de katılmasıyla)
Üvve! Üvve! Üvve!
Düşes ninninin ikinci dörtlüğünü söylerken bebeği aşağı yukarı hırsla öyle bir hoplatıyor, zavallıcık da öyle bir viyaklıyordu ki, Alice sözcükleri zor duyabildi:
Azarlarım oğlumu ben,
Hapşırınca da döverim;
Çünkü canı isteyince
Biberi sever, bilirim!
Koro
Üvve! Üvve! Üvve
Düşes bebeği Alice'e fırlatarak “İstersen biraz da sen salla” dedi. “Ben gideyim de hazırlanayım, Kraliçeyle kroke oynayacağım.” Sonra hızla odadan çıktı. Çıkarken Aşçı arkasından bir tava fırlattı ama isabet ettiremedi.
Bebek pek acayip biçimli bir şey olduğu için Alice onu güç tuttu, kollarını bacaklarını öyle bir açmıştı ki, kendi kendine “Tıpkı denizyıldızı gibi” diye düşündü. Kucağına aldığı zaman zavallı bebecik tıpkı buhar makinesi gibi har har soluyordu; durmadan iki büklüm oluyor sonra yine dikleşiyordu; özetle, Alice onu doğru dürüst tutuncaya kadar bir hal oldu.
Sonunda onu kucağında tutmanın yolunu bulabildi: (onu düğüm yapar gibi kıvırıyor, sonra çözülmesin diye sağ kulağıyla sol ayağını sıkı sıkı tutuyordu) sonra açık havaya çıkardı. “Eğer bu bebeği alıp götürmeyecek olursam, iki güne kalmaz öldürürler, zavallıyı yüzüstü bırakmak cinayet değil de nedir?” Son sözlerini yüksek sesle söylemişti, bebecik yanıt verir gibi bir homurtudur kopardı. (Bu arada artık aksırmayı bırakmıştı.) Alice “Öyle homurdanma!” dedi. “Meramını o türlü anlatmak ayıptır!”
Bebek gene homurdandı, Alice de ne oluyor buna diye merakla suratına baktı. Doğrusu, burun yukarı doğru fazla kıvrılmıştı: İnsan burnundan çok hayvan burnuna benziyordu; gözleri de çocuk gözlerine oranla ufalmıştı, Alice gördüğünden hiç hoşlanmadı. “Ama belki de ağlıyordu da ondan böyle olmuştur” diye düşündü ve gözleri yaşlı mı değil mi diye yine baktı.
Hayır, ne yaş vardı, ne bir şey. Alice “Bak şekerim” dedi “eğer domuz oluyorsan seninle bir alışverişim kalmaz!” Zavallıcık yine hıçkırdı (yahut homurdandı; ne yaptığını kestirmek çok güçtü); bir zaman hiç konuşmadılar.
Alice tam “Eve gidince ben bu hayvanla ne yaparım?” diye düşünmek üzereyken Domuz-Bebek yine homurdandı, hem öyle bir homurdandı ki Alice ürkerek suratına baktı. Bu kez artık hiç kuşku kalmamıştı: Gerçek bir domuz olmuştu, Alice artık kucakta taşımanın bir anlamı olmadığını düşündü.
Hayvanı yere bıraktı: Hiç gürültü etmeden seke seke uzaklaşıp ağaçlıkta kaybolduğunu görünce öyle bir ferahladı ki. Kendi kendine “Eğer büyüseydi” diye düşündü “Çok çirkin bir çocuk olurdu, ama şimdi güzel bir domuz olacak sanırım.” Sonra tanıdığı çocuklardan domuz olmaya yaraşanlarını gözünün önünden geçirdi. “Ah, onları domuz yapmanın yolu bir bilinseydi” diyordu. Bir de baktı, az ötede bir ağaç altında Cheshire Kedisi oturup duruyor.
«   01   ...    11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   ...    50   »