Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alice Harikalar Ülkesinde : 23


ALICE HARİKALAR ÜLKESİNDE

LEWIS CARROLL

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 18


Alice belki gene görünür diye biraz bekledi ama görünmeyince Mart Tavşanı oturuyor dediği yana yürümeye başladı. Kendi kendine “Şapkacı çok gördüm” diyordu “Mart Tavşanı daha görülmeye değer, hem şimdi mayıs, belki deli değildir… Olsa bile marttaki kadar azgın deli değildir hiç olmazsa.” Böyle konuşurken başını kaldırınca baktı ki Cheshire kedisi gene bir ağaç dalında oturuyor.
Kedi “Muz mu dedindi, domuz mu?” diye sordu.
Alice “Domuz dedimdi” diye yanıtladı. “Hem kuzum, ikide birde böyle birdenbire görünüp yitivermeyin, adamı serseme çeviriyorsunuz.”
Kedi “Pekâlâ” diyerek bu kez yavaş yavaş gözden yitti. Önce kuyruğunun ucu, en sonra da o sırıtışı silindi; kendi büsbütün gözden silindikten sonra bile sırıtışı bir süre kalmıştı.
Alice “Sırıtmayan kedi çok görmüştüm ama kedisiz sırıtma hiç görmemiştim!” diye düşündü. “Ömrümde bundan daha acayip bir şeye raslamadım!”
Pek o kadar uzun yürümemişti ki Mart Tavşanı'nın evi göründü. Bunun Tavşan'ın evi olacağını kestirmişti: Çünkü evin bacaları Tavşankulağı biçimindeydi, damı da Tavşan kürküyle kaplanmıştı. Ev öyle büyüktü ki Alice sol elindeki mantardan bir parça ısırıp iki ayak boyu uzamadan eve yaklaşmayı gözüne yediremedi. Hatta gene de çekine çekine yürüyor ve kendi kendine şöyle söyleniyordu “Ya delilik nöbeti üstündeyse! Keşke Şapkacı'yı görmeye gitseydim!”

VII - DELİ İŞİ BİR ÇAY TOPLANTISI

Evin önünde bir ağaç altına masa kurulmuştu; Şapkacı ile Mart Tavşanı da başına geçmiş çay içiyorlardı. Aralarında bir tarla sıçanı oturmuş derin derin düşünüyor, öbürleri de dirseklerini ona dayamışlar, başının üstünden konuşup duruyorlardı. Alice “Fare hiç de rahat olmasa gerek” diye düşündü “Neyse ki uykuda, bir şey duymaz.”
Masa koskocamandı, ama üçü de bir köşesine tıkışmışlardı. Alice'in geldiğini görünce “Yer yok! Yer yok!” diye bağırdılar. Alice içerleyerek, “Yer dolu ayol!” dedi ve masanın bir ucundaki geniş koltuğa oturdu.
Mart Tavşanı dostça “Biraz şarap buyurun!” dedi.
Alice masaya baktı, çaydan başka bir içecek yoktu. “Ben şarap marap göremedim” dedi.
Mart Tavşanı yanıtladı “Yok da ondan.”
Alice hırsla “Madem yok, buyurun demek pek nazik bir davranış olmadı herhalde” dedi.
Mart Tavşanı “Sizin de, çağrılmadan gelip başkalarının masasına oturmanız pek nazik bir davranış değil herhalde” dedi.
Alice “Sizin masanız olduğunu bilmiyordum, görünüşe bakılırsa üç kişiden daha fazlası için hazırlanmış” dedi.
Şapkacı “Saçlarınız kesilmek istiyor” dedi. Deminden beri Alice'i inceliyordu, ilk kez söze karışmıştı.
Alice oldukça sert bir sesle “Kimsenin kişiliği için söz söylenmez, ayıptır” dedi.
Şapkacı bunu işitince gözlerini fal taşı gibi açtı, yalnızca şu sözleri söyledi “Kuzgun niye yazı masasına benzer?”
Alice “Hah! Şimdi alay başlıyor!” diye düşündü “Ne iyi, bilmece sormaya başladılar.” Sonra yüksek sesle, “Onu kestirebiliyorum sanıyorum” dedi.
«   01   ...    13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   ...    50   »