Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alice Harikalar Ülkesinde : 24


ALICE HARİKALAR ÜLKESİNDE

LEWIS CARROLL

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 18


Mart Tavşanı “Yani yanıtını bulabilirsin, öyle mi?” diye sordu.
Alice “Doğallıkla” dedi.
Mart Tavşanı “Peki, ne demek istiyorsun, onu söyle bakalım” dedi.
Alice ivedi ivedi “olur” diye yanıtladı. “Şey… yani ne söylüyorsam onu demek istiyorum. Zaten ikisi de aynı.”
Şapkacı “Hiç de aynı şey değil” dedi. “Böyle olduktan sonra, söz gelişi yediğimi görürüm ne demekse, gördüğümü yerim demek de aynı olur.”
Öteden Mart Tavşanı da atıldı “Söz gelimi, ne bulursam beğenirim yerine, ne beğenirsem bulurum demek de aynı şey olacak.”
Tarla Faresi de uykusunda konuşur gibi ekledi. “Örneğin, uyuduğum zaman soluk alırım yerine, soluk aldığım zaman uyurum denebilecek.”
Şapkacı “Öyle ya, senin için ikisi de aynı şey” dedi ve konuşma burada kesildi. Birkaç dakika sessiz sessiz oturdular, bu arada Alice de sürekli kuzgunla yazı masası üzerine bütün bildiklerini anımsamaya uğraştı, zaten fazla bir şey de bilmiyordu.
Sessizliği ilk bozan Şapkacı oldu. Alice'e dönerek “Bugün ayın hangi günü?” diye sordu. Cebinden bir saat çıkarmış, tasalı tasalı ona bakıyor, ikide bir başını sallayarak kulağına götürüyordu.
Alice biraz düşündü, sonra yanıtladı: “Dördü.”
Şapkacı “iki gün geri” diye içini çekti. Sonra kızgın kızgın Mart Tavşanı'na bakarak “Ben sana o tereyağı yaramaz demedim miydi?” diye ekledi.
Mart Tavşanı ezile büzüle yanıtladı: “En iyi tereyağıydı.”
Şapkacı “Evet ama herhalde içine ekmek kırıntısı falan da karışmış olacak” diye söylendi. “Ekmek bıçağıyla yağlamayacaktın!”
Mart Tavşanı saati alarak üzgün üzgün baktı, sonra cup diye çay fincanına daldırıp çıkardı, yine baktı, ama gene ilk dediğinden daha iyi bir söz bulamadı. “İnan olsun, en iyi tereyağıydı.”
Alice Tavşan'ın arkasından eğilmiş, merakla bakıyordu. “Ne tuhaf saat!” dedi. “Ayın hangi günü olduğunu gösteriyor da saatin kaç olduğunu göstermiyor!”
Şapkacı “Niye göstersin?” diye mırıldandı. “Sizin saatler yılın hangi yıl olduğunu gösterir mi?”
Alice'in yanıtı hazırdı “Elbette göstermez” dedi. “Ama yıl uzun zaman değişmez de ondan.”
Şapkacı “İyi ya, benimki de öyle işte” dedi.
Alice, adamakıllı şaşkına dönmüştü. Şapkacının yanıtı doğru dürüst bir tümceydi ama hiçbir anlamı yoktu. Nazik olmaya çalışarak “Pek anlayamadım” dedi.
Şapkacı “Tarla Faresi gene uyudu” diyerek burnunun üstüne biraz sıcak çay döktü.
Fare sinirli sinirli başını silkti, sonra gözlerini açmaksızın “Elbet ya, elbet” diye söylendi. “Ben de tam onu diyecektim.”
Şapkacı yine Alice'e dönerek “Bilmeceyi hâlâ çözmediniz mi?” diye sordu.
Alice “Hayır, boşuna, çözemeyeceğim” dedi. “Yanıtı nedir?”
«   01   ...    14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   ...    50   »