Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alice Harikalar Ülkesinde : 26


ALICE HARİKALAR ÜLKESİNDE

LEWIS CARROLL

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 18


Şapkacı üzgün bir sesle, “İşte o gün bu gündür, zaman bir dediğimi yapmaz oldu” diye sözünü sürdürdü. “Saatim hep altıda duruyor.”
Alice'in kafasında bir şimşek çaktı “Demek onun için masada bu kadar çok çay takımı var?” diye sordu.
Şapkacı içini çekerek “Evet ya” dedi. “Hep çay zamanı, takımları yıkayacak vakit bulamıyorum doğal olarak.”
Alice “Anlaşılan, hep masanın çevresinde dönüştürüp duruyorsunuz” dedi.
Şapkacı, “Öyle” dedi. “Kullandıklarımızı bırakıyor, öbürlerini kullanıyoruz.”
Alice, bir cesaret gösterip “E, yine ilk kullandığınız takımlara gelince ne yapıyorsunuz ?” diye sordu.
Mart Tavşanı esneyerek “Artık bu konuyu bırakalım, canımı sıktı” dedi. “Bir önerim var: küçük bayan bize bir masal anlatsın.”
Alice, bu ricadan epeyce telaşlanmıştı: “Ben hiç masal bilmem ki” dedi.
İkisi de “Öyleyse Tarla Faresi anlatsın” diye haykırıştılar. “Uyan, Fare, uyan!” Biri bir yanından öteki bir yanından zavallıyı çimdiklediler.
Fare ağır ağır gözlerini açarak çatlak, hafif bir sesle “Uyumuyordum ki” dedi “ne dedinizse hepsini işittim”.
Mart Tavşanı “Hadi bize bir masal anlat!” dedi.
Alice de “Evet, ne olur!” diye yalvardı.
Şapkacı “Hem çabuk ol” diye ekledi, “Yoksa gene önceki gibi uyuyakalacaksın.”
Fare çabuk çabuk başladı anlatmaya: “Bir varmış, bir yokmuş, vaktiyle üç küçük kız kardeş varmış; isimleri de Tillie, Elsie, Lacie imiş. Bir kuyunun dibinde otururlarmış…”
Yiyecek içecek sorunlarına pek meraklı olan Alice, hemen sordu “Ne yiyip içerlermiş?”
Tarla Faresi bir iki dakika düşündükten sonra yanıtladı “Bulama.”
Alice, nazik nazik, “Ama olur mu? Sonra hastalanırlardı?” dedi.
Fare “İyi ya, onlar da hastalanmışlar zaten; hem çok kötü hastalanmışlar” dedi.
Alice, bu kadar acayip bir yaşayış nasıl olur acaba diye düşünmeye çalıştı, ama baktı ki aklı büsbütün karışıyor, onun için başka bir şey sormaya kalktı: “Neden kuyu dibinde yaşıyorlarmış peki?”
Mart Tavşanı ciddi ciddi, Alice'e, “Biraz daha çay alın” dedi.
Alice gücenik bir sesle, “Zaten bir şey almadım ki daha alayım!” dedi.
Şapkacı söze karıştı “Nasıl daha az alayım demek istiyorsunuz galiba. Çünkü 'hiçten' daha fazla alınabilir pekâlâ.”
Alice “Kimse sizden düşüncenizi sormadı ki” dedi.
Şapkacı, zafer kazanmış gibi “Şimdi kim kimin kişiliği hakkında söz söylüyormuş bakalım?” dedi.
Alice buna ne yanıt vereceğini kestiremedi; onun için biraz tereyağlı ekmekle çay aldı. Sonra Fare'ye dönerek ilk sorusunu yineledi “Neden kuyu dibinde yaşıyorlarmış?”
«   01   ...    16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   ...    50   »