Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alice Harikalar Ülkesinde : 27


ALICE HARİKALAR ÜLKESİNDE

LEWIS CARROLL

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 18


Fare gene bir iki dakika düşünüp öyle yanıtladı “Bu kuyu bulama kuyusuymuş.”
Alice kızmış, tam “Canım böyle şey olur mu?” diye söze başlıyordu ki Mart Tavşanı ile Şapkacı “Şşş! Şşş!” dediler, Fare de ters ters söylendi: “Madem terbiyeli duramıyorsun, bari öyküyü kendin tamamla, daha iyi.”
Alice “Yok yok, ne olur siz anlatın!” diye yalvardı. “Bir daha sözünüzü kesmem. Bir tane de öyle kuyu varmış demek.”
Fare gücüne gitmiş gibi hırsla “Öyle, bir tanecik” dedi, ama neyse öyküsünü anlatmaya razı oldu. “İşte böyle, bu üç küçük kız kardeş kuyudan çekmeyi öğreniyorlarmış…”
Alice verdiği sözü anında unutarak “Kuyudan ne çekiyorlarmış?” diye sordu.
Fare bu kez düşünmeye hiç gerek görmeden “Bulama” deyiverdi.
Şapkacı Fare'nin sözünü keserek “Temiz bir fincan istiyorum, hadi yerlerimizi değiştirelim” dedi.
Böyle derken bir ilerisindeki yere geçti, Fare de onun ardından. Mart Tavşanı, Fare'nin eski yerine, Alice de tiksine tiksine Mart Tavşanı'nın yerine geçti. Bu değişmeden bir yararlanan varsa o da Şapkacı'ydı: hele Alice eskisinden daha berbat bir yere düşmüştü, çünkü Mart Tavşanı süt çanağını çay tabağına devirmişti.
Alice Fare'yi yine gücendirmekten çekindiği için sakınganca söze başladı: “Ama anlamadım doğrusu, nereden çekiyorlarmış bulamayı?”
Şapkacı “Su su kuyusundan çekildiğine göre, bulama da bulama kuyusundan çekilir herhalde… ha budala?” dedi.
Alice bu sözü duymamış görünerek Fare'ye “İyi ama onlar kuyunun içindeymiş” dedi.
Fare “Elbette, kuyunun içinde… yemişler” dedi.
Bu yanıt zavallı kızı öyle şaşırttı ki, bir süre Fare'nin sözünü hiç kesmedi.
Fare, artık adamakıllı uykusu geldiği için, esneyip gözlerini oğuşturarak sözünü sürdürdü. “Kuyudan çekmeyi öğrenmişler… Türlü türlü şeyler çekmeye başlamışlar.. Baş harfi F olan türlü şeyler çekiyorlarmış…”
Alice “Neden F ile başlayan şeyler?” diye sordu.
Mart Tavşanı “Neden olmasın?” dedi.
Alice sustu.
Bu aralık Fare de, gözlerini kapamış, uykuya dalıyordu. Fakat Şapkacı çimdiği basınca bir çığlık kopararak uyanıp öyküsünü anlatmaya koyuldu: “… F ile başlayan şeyler söz gelimi, fare kapanı, fırça fazlalık filan hani konuşurken de fazla fazlalık denir ya. Siz hiç kuyudan 'fazlalık' çekilmesi diye bir şey gördünüz mü?
Alice utanıp şaşırarak “Şey, mademki sordunuz, bilmem ama galiba…” diye kekeledi.
Şapkacı “Öyleyse yerli yersiz konuşup durmayın” dedi.
Alice artık kabalığın bu derecesine de göz yumamazdı doğrusu: hırsla yerinden kalktı, yürüyüp gitti. Fare de hemen uykuya dalmıştı, ötekilerse (belki çağırırlar diye Alice bir iki kez dönüp arkasına baktı ama) kızın gitmesine aldırış etmediler bile. Son bakışında Fare'yi çaydanlığa tıkmaya uğraşıyorlardı.
«   01   ...    17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   ...    50   »