Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alice Harikalar Ülkesinde : 32


ALICE HARİKALAR ÜLKESİNDE

LEWIS CARROLL

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 18


Alice görünür görünmez hepsi de sorunu çözümlesin diye ona döndüler, her biri kendi düşüncesini yineliyordu, fakat gene hep bir ağızdan konuştukları için, Alice ne dediklerini güçlükle anladı.
Celladın dediğine göre; gövdesi olmayan baş kesilemezdi, ömründe hiç böyle bir şey yapmamıştı, bu yaştan sonra yapmaya da niyeti yoktu.
Kralın dediğine göre; başı olan herşey idam edilebilirdi, saçma saçma konuşmanın yeri yoktu.
Kraliçe'nin dediğine göre de; hemen o dakika bir şey yapılmayacak olursa, kim var kim yok herkesin kafası kesilecekti. (Çevredekilerin o kadar durgun ve endişeli görünmesine neden de bu son söylenen sözlerdi.)
Alice “Kedi Düşes'indir, ona sorun daha iyi” demekten başka çare bulamadı.
Kraliçe Cellat'a dönerek, “Hapishaneye atılmıştı” dedi “Git de buraya getir”. Cellat ok gibi fırlayıp gidiverdi.
Cellat gider gitmez, Kedi'nin kafası yavaş yavaş kaybolmaya başladı; adam Düşes'le döndüğü zaman gözden büsbütün silinmişti. Kral ile Cellat bir aşağı bir yukarı koşarak nereye gitti diye aramaya başladılar, öbürleri de yine oyunlarına döndüler.
IX - SU KAPLUMBAĞASI'NIN ÖYKÜSÜ
Düşes, “Ah şekerim benim! Seni gördüğüme ne kadar sevindim bilmezsin” diyerek sevgiyle Alice'in koluna girdi, birlikte yürümeye başladılar.
Alice de onu böyle keyfi yerinde bulunca pek hoşnut olmuştu; “Mutfakta rastladığım zamanki hırçınlığı biberdenmiş demek” diye düşündü. Kendi kendine “Eğer ben Düşes olursam” dedi (bunu pek umarak söylememişti ama) “mutfağımda biber miber bulundurmam. Çorba onsuz da pekâlâ oluyor. Belki insanları kavgacı yapan da hep biberdir.” Kendi kendine yeni kurallar bulduğu için pek hoşnut, düşünmeyi sürdürdü “Suratsız eden sirke, huysuz eden de arpa şekeriyle buna benzer tatlılardır. Ah, insanlar bunu bilseler böyle hasislik etmezlerdi.”
Bu sırada Düşesi büsbütün unutmuştu, ta kulağının dibinde sesini işitince korkudan sıçradı. Düşes “Şekerim, bir şey düşünüyorsun ki konuşmayı unuttun” dedi. “Bundan çıkan ders nedir söylerdim ama unutmuşum, biraz sonra aklıma gelir.”
Alice “Belki de bundan çıkacak ders yoktur” diyecek oldu. Düşes “Hadi hadi, kızım” dedi “Her şeyden alınacak bir ders vardır, yeter ki insan bilebilsin'. Böyle söylerken Alice'e daha sokuldu.
Alice Düşes'in kendisine bu kadar yaklaşmasını istemiyordu. Bir kez, çok mu çok çirkindi; ikincisi de, çenesini tam kızcağızın omuzuna dayayacak boydaydı, çenesiyse sivriydi, insana adeta batıyordu. Ama Alice kabalık etmek istemedi, onun için gücü yettiği kadar taşımayı göze aldı. “Oyun şimdi yoluna girmiş galiba” dedi.
Düşes “Evet girmiş” diye yanıtladı “Bundan alınacak ders de şudur, dünyayı yürüten güç sevgidir, sevgi!”
Alice “Birisi de herkesin kendi işine bakmasıdır, demişti” diye mırıldandı.
Düşes sivri çenesini Alice'in omuzuna büsbütün batırarak “Eh, bu da hemen hemen aynı şey demektir” dedikten sonra ekledi, “Bundan alınacak ders de şudur: Sen anlamaya bak, sesler kendi başlarının çaresine bakarlar.”
Alice kendi kendine “Her şeyden bir ders çıkarmaya ne de meraklı!” diye söylendi.
«   01   ...    22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   ...    50   »