Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alice Harikalar Ülkesinde : 36


ALICE HARİKALAR ÜLKESİNDE

LEWIS CARROLL

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 18


Alice, pek güvenemeyerek “Evet” dedi, “şey etmektir. Biraz… Aklını oynatmaktır”.
Ejder “E, öyleyse çapıtmanın ne demek olduğunu bilmemek için pek akılsız olman gerek” diye söylendi.
Alice artık daha fazla bir şey sormaya cesaret edemedi, Yalancı Kaplumbağa'ya dönerek “Başka neler öğrendiniz?” diye sordu.
Yalancı Kaplumbağa yüzgeçleriyle bir bir sayarak “Sonra şarih okuduk. Eski Çağ Şarihi ve Yeni Çağ Şarihi; Sugrafya; sonra efendim, Kesim-Kesim hocamız da bir yılan balığıydı, haftada bir gelirdi: bize Kesim, Tarakbilim ve Bağlıkova yapmayı öğretti.”
Alice “O da ne biçim şey?” diye sordu.
Yalancı Kaplumbağa “Şimdi gösteremeyeceğim” dedi. “Her yanım öyle tutulmuş ki! Ejder de bu dersi hiç görmedi ki göstersin.”
Ejder “Vaktim yoktu da ondan” dedi. “Ama ben de Klasik Diller dersine giderdim. Hocamız yaşlı bir yengeçti, ama tam bir yengeç…”
Yalancı Kaplumbağa, içini çekerek, “Ben ondan hiç ders görmedim” dedi “Lafince ve Bunakça öğretiyor derlerdi.”
Ejder de içini çekerek “Ya! Ya!” dedi; sonra ikisi de pençeleriyle yüzlerini örttüler.
Alice, sözü değiştirmeye çalışarak “Günde kaç saat ders görürdünüz?” diye sordu.
Yalancı Kaplumbağa “İlk gün 10 saat, ertesi gün 9, ertesi gün 8, işte böylece giderdi diye yanıtladı.
Alice “Ne acayip yöntemmiş” diye şaştı.
Ejder “Onlara ders denmesi de bundan zaten” dedi “saatleri ters gider de ondan.”
Bu Alice için yepyeni bir düşünceydi; onun için ikinci sorusunu sormadan önce biraz düşündü.
“Öyleyse, on birinci gün tatil mi olurdu?”
Yalancı Kaplumbağa “elbette” diye yanıtladı.
Alice merakla “Peki, on ikinci gün ne yapardınız?” diye sordu.
Ejder Alice'in sözünü sertçe keserek “Dersler için bu kadar konuşma yeter” dedi; “Şimdi ona biraz da oyunlardan filan söz et.”
X - Istakoz Kadrili (5)
Yalancı Kaplumbağa derin derin içine çekti, sonra yüzgeçlerinin tersiyle gözlerini sildi, Alice'e baktı, bir şey söylemek istedi; fakat hıçkırmaktan bir iki dakika konuşamadı.
Ejder “Tıpkı boğazına kemik filan kaçmış gibi” diyerek yerinden kalktı, Yalancı Kaplumbağa'yı sarsalayıp arkasına vurmaya başladı. Sonunda Yalancı Kaplumbağa'nın sesi yerine geldi, yanaklarından yaşlar süzülerek söze başladı:
“Belki denizde pek o kadar çok yaşamamışsınızdır” dedi (Alice “Hayır” diye yanıtladı) “Belki Istakoz'la da tanışmamışsınızdır” (Alice “Bir kez yemekte tat…” diye söze başlamıştı ki aklı başına geldi, hemen kendini toplayarak “hayır” dedi) “Onun için Istakoz Kadrili'nin ne kadar zevkli bir şey olduğunu bilmezsiniz!”
«   01   ...    26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   ...    50   »