Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alice Harikalar Ülkesinde : 43


ALICE HARİKALAR ÜLKESİNDE

LEWIS CARROLL

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 18


Öyle bir göz koymuştu ki Yürek Oğlanı
Ne var ne yoksa kaptı!“
Kral yargıcılar kuruluna dönerek “Hadi yargınızı verin” diye buyurdu..
Tavşan telaşla Kral'ın sözünü keserek “Daha değil, daha değil!” dedi “ondan önce görülecek çok iş var!”
Kral, “İlk tanığı çağır bakalım!” dedi; Beyaz Tavşan borazanını üç kez öttürerek bağırdı, “Birinci tanık!”
İlk tanık Şapkacı'ydı. Mahkemeye bir elinde çay fincanı, ötekinde tereyağlı ekmekle gelmişti.
“Bunları birlikte getirdiğim için bağışlayın Kral Hazretleri” diye söze başladı “fakat beni çağırmaya geldikleri vakit çayımı henüz bitirmemiştim.”
Kral “Bitirmeliydin!” dedi. “Ne zaman başladındı?”
Şapkacı, Tarla Faresi'yle kolkola girip Adliye'ye kadar arkasından gelen Mart Tavşanı'na bir baktı ve “Yanılmıyorsam Mart'ın on dördünde” diye yanıtladı.
Mart Tavşanı “Hayır on beşinde” dedi.
Tarla Faresi de “Yok yok, on altısında” diye ekledi.
Kral yargıcılan kuruluna “Bunları yazın!” dedi, onlar da kalemlerine sarılıp üç tarihi tahtalarına geçirdiler, sonra hepsini toplayarak yanıtı lira kuruş olarak buldular.
Kral Şapkacıya “Şapkanı çıkarsana!” dedi.
Şapkacı “Benim değil ki!” diye yanıtladı.
Kral yargıcılar kuruluna dönerek “Çalınmış!” diye haykırdı; onlar da bu noktayı kayda geçirdiler.
Şapkacı derdini anlatmaya çalışarak “Hayır efendim, satmak için yapmıştım. Kendi şapkam yoktur. Ben şapkacıyım” dedi.
Sözün burasına gelince Kraliçe gözlüklerini takarak kızarıp bozaran Şapkacıya kötü kötü baktı.
Kral “Bildiklerinizi anlatın, telaşlanmaya kalkmayın, yoksa hemen boynunuzu vurdururum” dedi.
Bu sözler tanığı hiç de yatıştırmadı; zavallı durmadan ayak değiştiriyor ve endişeyle Kraliçe'ye bakıyordu; şaşkınlığından tereyağlı ekmekten ısırıyorum diye çay fincanını ısırarak yanından koca bir parça kopardı!
Tam bu sırada Alice kendinde bir tuhaflık hissetti, ne oluyorum demeye kalmadan yine büyümeye başladığını fark etti; önce kalkıp mahkemeden çıkmayı düşündü, ama sonra oturacak yer bulduğu kadar kalmaya karar verdi.
Yanında oturan Tarla Faresi “Ayol ne sıkıştırıyorsun öyle, zor soluk alıyorum” dedi.
Alice çekinerek “Ne yapayım, elimde değil ki, büyüyorum işte” dedi.
Tarla Faresi “Burası büyünecek yer değil” dedi.
Alice biraz cesaretlenerek “saçmalama!” dedi, “Sen de pekâlâ büyüyorsun işte.”
«   01   ...    33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   »