Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Alice Harikalar Ülkesinde : 44


ALICE HARİKALAR ÜLKESİNDE

LEWIS CARROLL

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 18


Fare “Evet ama ben büyürken öyle senin gibi aşıp taşmıyorum ki” dedi; sonra suratını asarak yerinden kalktı, salonun karşı yanına geçti.
Bunlar olup bittiği kadar Kraliçe Şapkacıdan gözünü ayırmamıştı, tam Fare karşı yana geçerken mahkeme görevlilerinden birine “Geçen konserde şarkı söyleyenlerin adlarını getirin bana!” diye buyurdu; bunun üzerine Şapkacı öyle bir titremeye başladı ki pabuçlarının ikisi de ayağından fırladı.
Kral kızgın kızgın “Haydi, anlat!” dedi “Yoksa ister telaşlan, ister telaşlanma, boynunu vurdururum.”
Şapkacı titrek bir sesle söze başladı: “Ben zavallı bir adamım, Kral hazretleri!” dedi. “Çaya henüz başlamıştım… Bir hafta ya var, ya yok… Sonra hem tereyağlı ekmek azaldı… hem çay çıtırdadı…”
Kral “Ne çıtırdadı?” diye sordu.
Şapkacı “Önce çay” diye yanıtladı. Kral sert sert “Çay elbette Ç'yle başlar, sen beni aptal yerine koyuyorsun galiba! E, sonra?” dedi.
Şapkacı yine söze koyuldu: “Ben zavallı bir adamım… Ondan sonra her şey çıtırdar oldu… Yalnızca Mart Tavşanı dediydi ki…”
Mart Tavşanı telaşla Şapkacı'nın sözünü keserek “demedim!” diye bağırdı.
Şapkacı yanıtladı: “Dedin işte!”
Tavşan “Hayır diyorum!” dedi.
Kral “Hayır diyor, o bölümü geç” dedi.
Şapkacı “Şey, öyleyse Tarla Faresi dediydi” diye söze başladı, sonra, acaba o da yadsıyacak mı diye endişeyle dönüp Fare'ye baktı, ama o hayır filan demeye kalkmadı, çünkü derin bir uykuya dalmıştı.
Yargıcılardan biri “Peki, Tarla Faresi ne dedi?” diye sordu.
Şapkacı “Bilmem, anımsamıyorum” dedi.
Kral uyardı “Anımsamalısın, yoksa boynunu vurdururum!”
Zavallı Şapkacı korkudan çay fincanını, tereyağlı ekmeği elinden düşürdü; diz çökerek “Ben zavallı bir adamım, Kral Hazretleri” diye yalvarmaya başladı.
Kral “Onu bilmem ama herhalde konuşmaktan yana pek zavallısın” dedi.
Sözünün burasında kobaylardan biri alkışlamaya kalktı, ama mahkeme görevlileri hemen susturdular. (Belki anlaşılmaz diye size bunun nasıl yapıldığını anlatıvereyim. Ellerinde, ağzı sicimle büzülen, yelken bezinden bir çuval vardı. Domuzu, baş aşağı bunun için soktular, sonra çıkıp üstüne oturdular.)
Alice “Bunun nasıl yapıldığını gördüğüm çok iyi oldu” diye düşündü. “Gazetelerde sık sık 'dinleyiciler arasından alkışlamaya kalkanlar olmuşsa da bunlar mahkeme görevlilerince derhal susturulmuşlardır' diye yazıldığını görürdüm ama şimdiye kadar bunun anlamını bilmiyordum.”
Kral “Bütün bildiklerin bu kadarsa, in aşağı” dedi.
Şapkacı “Aman efendim zaten yerdeyim, daha nereye ineyim?” diye yalvardı.
Kral “öyleyse otur!” diye yanıtladı.
Yine kobaylardan biri alkışlamaya kalktı, fakat susturuldu.
«   01   ...    34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   »