´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Apartman - I : 32


APARTMAN - I

ÉMILE FRANÇOIS ZOLA

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 80


- Fakat madam, ni├žin her defas─▒nda bu s─▒k─▒nt─▒ya katlan─▒yorsunuz. Araban─▒z─▒ benim kap─▒m─▒n arkas─▒na b─▒rakabilirsiniz.
Utanga├ž kad─▒n yan─▒t veremeden diz ├ž├Âkm├╝┼č duruyordu. ┼×apkas─▒n─▒n alt─▒ndan k─▒zaran ensesi ve kulaklar─▒ g├Âr├╝n├╝yordu. Octave ├╝steledi.
- ─░nan─▒n, madam, beni hi├ž rahats─▒z etmez.
Onun yan─▒t─▒n─▒ beklemeden arabay─▒ al─▒p koridorun ├Âb├╝r ucuna g├Ât├╝rd├╝. Onu izlemek zorunda kalan kad─▒n k─▒zar─▒p bozar─▒yor, g├╝nl├╝k yavan ya┼čam─▒ndaki bu de─či┼čiklik kar┼č─▒s─▒nda kekeliyordu:
- Fakat m├Âsy├Â, size zahmet olacakÔÇŽ kocamÔÇŽ
Sonra kad─▒n utan├ž i├žinde dairesine kapand─▒. Octave onun aptal oldu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝. ├çocuk arabas─▒ asl─▒nda onun kap─▒y─▒ rahat a├žmas─▒n─▒ engelliyordu ama kom┼čusuna yard─▒m etmi┼čti i┼čte. Kap─▒c─▒ Gourd, Bay Campardon'un da araya girmesiyle, bu yeni d├╝zene raz─▒ oldu.
Her pazar Marie Pichon'un anne ve babas─▒, Bay ve Bayan Vuillaume, onu ziyarete geliyorlard─▒. Ertesi pazar Octave d─▒┼čar─▒ ├ž─▒karken t├╝m aileyi kahve i├žerken g├Ârd├╝. Rahats─▒z etmemek i├žin usulca ayr─▒l─▒rken, kad─▒n kocas─▒n─▒n kula─č─▒na bir ┼čeyler f─▒s─▒lday─▒nca adam seslendi:
- Bay Mouret, pardon! Hep i┼čte oldu─čum i├žin size te┼čekk├╝r edemedim. Ne kadar ho┼čnut oldu─čumuzu s├Âylemek isterim.
Octave'─▒ kahve i├žmeye ├ža─č─▒rd─▒lar. Bay ve Bayan Vuillaume'un aras─▒na oturan gen├ž adam iki fincan kahve i├žerken, tam kar┼č─▒s─▒ndaki Marie oturdu─ču yerde k─▒zar─▒p bozar─▒yordu. Hi├ž rahat halini g├Ârmedi─či bu zavall─▒, silik kad─▒n Octave'─▒n tipi de─čildi ama y├╝z ├žizgilerindeki incelik ona bir g├╝zellik veriyordu. Kad─▒n biraz rahatlay─▒nca g├╝lmeye ve ├žocuk arabas─▒n─▒n ├Âyk├╝s├╝n├╝ yine anlatmaya koyuldu.
- Ah! Jules, beyefendinin arabay─▒ nas─▒l kolayca g├Ât├╝rd├╝─č├╝n├╝ bir g├Ârseydin.
Kocas─▒ Jules uzun, ince yap─▒l─▒, ┼čimdiden b├╝ro i┼či alt─▒nda kamburla┼čm─▒┼č, yumu┼čak y├╝zl├╝ bir adamd─▒.
- L├╝tfen, beni daha fazla utand─▒rmay─▒n, dedi sonunda Octave. ├ľnemli de─čildi. Madam─▒n kahvesi ├žok g├╝zel, hi├ž b├Âylesini i├žmemi┼čtim.
Kad─▒n yeniden k─▒zard─▒. Babas─▒ s├Âze kar─▒┼čt─▒:
- Onu ┼č─▒martmay─▒n, bay─▒m. Kahvesi g├╝zel ama daha iyisi de var. G├Âr├╝yorsunuz, hemen gururland─▒.
- Gurur yarar getirmez, dedi Madam Vuillaume. Biz ona hep al├žakg├Ân├╝ll├╝ olmay─▒ ├Â─črettik.
─░kisi de ├žok ya┼čl─▒, k─▒sa boylu, kuru ve soluk y├╝zl├╝yd├╝. Kad─▒n siyah bir giysi i├žindeydi ve adam─▒n ceketinin yakas─▒nda bir madalya vard─▒. Bay Vuillaume anlatt─▒:
- Bay─▒m, otuz dokuz y─▒l e─čitim bakanl─▒─č─▒nda yazman olarak ├žal─▒┼čt─▒ktan sonra, altm─▒┼č ya┼č─▒mda emekli olurken bana madalya verdiler. Ama ben o g├╝n ne yapt─▒m? Hi├ž gururlanmadan, her zamanki gibi bir g├╝n ya┼čad─▒m. Madalyan─▒n hakk─▒m oldu─čunu biliyordum; yaln─▒zca minnet duydum.
├çocuklar─▒ Marie hi├ž beklemedikleri bir anda, ├žok ge├ž d├╝nyaya gelmi┼čti. ┼×imdi onu evlendirmi┼č olman─▒n keyfiyle, emekli maa┼člar─▒yla ge├žiniyorlard─▒.
Damatlar─▒ g├Âzlerini madalyadan ay─▒ram─▒yordu. ─░yi ├žal─▒┼č─▒rsa kendisine de bir tane verirlerdi. Jules Pichon manavl─▒k yapan dul bir kad─▒n─▒n o─čluydu. Annesi ona ├╝niversiteyi okutabilmek i├žin t├╝m d├╝kk├ón─▒n gelirini harcam─▒┼čt─▒, ├ž├╝nk├╝ zeki oldu─čunu s├Âyl├╝yorlard─▒. Sorbonne diplomas─▒na sekiz g├╝n kala kad─▒n bor├ž i├žinde ├Âlm├╝┼čt├╝.
«   01   ...    22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   ...    58   »   


´╗┐