´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Bozk─▒rda (├ľyk├╝ler) : 04


BOZKIRDA (├ľYK├ťLER)

MAKS─░M GORK─░

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 104


Y├╝zy─▒llard─▒r i┼čitip dururuz bu ÔÇťd├╝┼čk├╝n insanlarÔÇŁ s├Âz├╝n├╝. Ne sa├žma ┼čey! As─▒l d├╝┼čk├╝nler bizleriz! Hem de adamak─▒ll─▒ d├╝┼čk├╝n!.. Kendini be─čenmi┼čli─čin, mutsuz insanlara tepeden bakman─▒n u├žurumuna d├╝┼čm├╝┼č├╝zÔÇŽ O insanlar ki tek eksikleri bizden daha az kurnaz olmalar─▒ ve kendilerine iyi insan s├╝s├╝ vermeyi daha az becerebilmeleridirÔÇŽ NeyseÔÇŽ B─▒rakal─▒m bunlar─▒ÔÇŽ Bu s├Âzler o kadar ├žok s├Âylendi ki, insan bir daha tekrarlamaya utan─▒yor!..
(1896)

MALVA

Deniz g├╝l├╝yordu.
K─▒zg─▒n bir r├╝zg├ór─▒n hafif esintisiyle titriyor, g├╝ne┼či g├Âz kama┼čt─▒r─▒c─▒ bir parlakl─▒kla yans─▒tan k├╝├ž├╝k k─▒r─▒┼č─▒kl─▒klarla kaplan─▒yor, mavi g├Âky├╝z├╝ne g├╝m├╝┼č renginden binlerce g├╝l├╝mseme g├Ânderiyordu. Denizle g├Âk aras─▒ndaki engin bo┼člukta, denize uzanan kumsal burunun e─čimli k─▒y─▒lar─▒na birbiri arkas─▒na t─▒rmanan dalgalar─▒n ne┼čeli ┼č─▒p─▒rt─▒s─▒ yay─▒l─▒yordu. Denizdeki k─▒r─▒┼č─▒klar─▒n binlerce kez yans─▒tt─▒─č─▒ g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒yla bu ses, canl─▒ bir sevin├žle, durmadan hareket eden bir uyumla birle┼čiyordu. G├╝ne┼č, ayd─▒nlatt─▒─č─▒ i├žin; deniz de onun co┼čkun bir sevin├ž i├žindeki ayd─▒nl─▒─č─▒n─▒ yans─▒tt─▒─č─▒ i├žin mutluydular.
R├╝zg├ór, denizin atlas g├Â─čs├╝n├╝ ok┼čayarak d├╝zeltiyor; g├╝ne┼č onu yak─▒c─▒ ─▒┼č─▒nlar─▒yla ─▒s─▒t─▒yor; deniz bu tatl─▒ ok┼čay─▒┼člar alt─▒nda uykulu uykulu i├ž ge├žirerek s─▒cak havay─▒ tuzlu bir buhar kokusuyla dolduruyordu. Sar─▒ kumsala t─▒rmanan ye┼čilimt─▒rak dalgalar─▒n b─▒rakt─▒─č─▒ beyaz k├Âp├╝k, k─▒zg─▒n kumlar─▒ ─▒slatarak hafif bir c─▒z─▒rt─▒yla s├Ân├╝yordu.
Dar ve uzun burun, k─▒y─▒dan denize d├╝┼čm├╝┼č kocaman bir kuleyi and─▒rmaktayd─▒. Suyun g├╝ne┼čle oyna┼čan s─▒n─▒rs─▒z alan─▒ bir temel ├živisi gibi deliyor; beri yanda, topra─č─▒n k─▒zg─▒n bir sisle kapland─▒─č─▒ uzakl─▒kta, ba┼člang─▒├ž noktas─▒ g├Âze g├Âr├╝nm├╝yordu. R├╝zg├ór, bu temiz denizin ortas─▒nda ve mavi, berrak g├Âkkubbe alt─▒nda ne oldu─ču anla┼č─▒lmaz bir hale gelen a─č─▒r bir kokuyu s├╝r├╝kleyip getiriyordu oradan.
Burunun bal─▒k pullar─▒yla kapl─▒ kumsal─▒na a─ča├ž kaz─▒klar dikilmi┼č, bunlar─▒n ├╝zerine de yere ├Âr├╝mcek a─č─▒ gibi g├Âlgeleri d├╝┼čen bal─▒k a─člar─▒ as─▒lm─▒┼čt─▒. Kumsalda birka├ž tane b├╝y├╝k, bir tane de k├╝├ž├╝k sandal yan yana duruyor, k─▒y─▒ya t─▒rmanan dalgalar el edip onlar─▒ kendilerine ├žekmek istiyorlard─▒ sanki. D├Ârt bir yana ├žengeller, k├╝rekler, sepetler, f─▒├ž─▒lar sa├ž─▒lm─▒┼čt─▒. Bunlar─▒n ortas─▒nda da s├Â─č├╝t dallar─▒ndan, tahta tabakalar─▒ndan, has─▒rlardan yap─▒lm─▒┼č bir baraka y├╝kselmekteydi. Barakan─▒n giri┼čindeki budakl─▒ bir de─čne─čin ├╝zerinde, tabanlar─▒ g├Âky├╝z├╝ne d├Ân├╝k ke├že ├žizmeler sallan─▒yordu. B├╝t├╝n bu darmada─č─▒n─▒kl─▒─č─▒n ├╝st├╝nde y├╝kselen uzun bir s─▒r─▒─č─▒n ucundaki k─▒rm─▒z─▒ bir bez par├žas─▒, r├╝zg├órda dalgalan─▒yordu.
Sandallardan birinin g├Âlgesinde, patronu Greben┼č├žikov'un volilerinin ileri mevki bek├žili─čini yapan Vasili Legostev yat─▒yordu. Y├╝z├╝koyun uzanm─▒┼č, ba┼č─▒n─▒ avu├žlar─▒ i├žine alm─▒┼č, g├Âzlerini denizin uzaklar─▒na, g├╝├žl├╝kle g├Âr├╝lebilen k─▒y─▒ ├žizgisine dikmi┼čti. Orada, suyun ├╝zerinde, k├╝├ž├╝k, siyah bir nokta k─▒m─▒ld─▒yor, bu noktan─▒n kendisine yakla┼čt─▒k├ža b├╝y├╝d├╝─č├╝n├╝ g├Ârmek Vasili'nin ho┼čuna gidiyordu.
G├╝ne┼čin dalgalar ├╝zerindeki parlak ─▒┼č─▒lt─▒s─▒yla kama┼čan g├Âzlerini k─▒rp─▒┼čt─▒rarak memnun g├╝l├╝msedi: Malva'yd─▒ gelen. Gelecek, kahkahalar atacak, g├Â─čs├╝ i├ži g─▒c─▒klay─▒c─▒ bir ┼čekilde inip kalkacak, onu yumu┼čac─▒k kollar─▒yla kucaklayacak, ├ž─▒nlayan sesiyle mart─▒lar─▒ ├╝rk├╝terek k─▒y─▒da olup bitenleri bir bir anlatacakt─▒. Birlikte g├╝zel bir bal─▒k ├žorbas─▒ pi┼čirecekler, votka i├žecekler, kumsala devrilip sohbet edecek, oyna┼čacaklard─▒. Sonra hava kararmaya ba┼člay─▒nca da ├žaydanl─▒kta ├žay kaynatacak, lezzetli ├ž├Ârekler yiyecek ve yat─▒p uyuyacaklard─▒ÔÇŽ Her pazar, haftan─▒n her tatil g├╝n├╝ b├Âyle olurdu bu. Sabahleyin erkenden, hen├╝z uykudan uyanmam─▒┼č denizin ├╝zerinden, tan ├Âncesinin serin alacakaranl─▒─č─▒ i├žinde k─▒y─▒ya ta┼č─▒yacakt─▒ onu. Malva uyuklayarak sandal─▒n k─▒├ž─▒nda oturacak, Vasili de k├╝rek ├žekip onu seyredecekti. ├çok g├╝l├╝n├ž olurdu o s─▒ralar; t─▒ka basa doymu┼č bir kedi gibi g├╝l├╝n├ž ve tatl─▒ÔÇŽ Belki de oturdu─ču yerden kayarak sandal─▒n dibine inecek, yusyumak olup uyuyacakt─▒ orada. S─▒k s─▒k yapard─▒ bunuÔÇŽ
K─▒zg─▒n s─▒cak y├╝z├╝nden mart─▒lar bile bitkindi bug├╝n. Gagalar─▒n─▒ a├žm─▒┼č, kanatlar─▒n─▒ indirmi┼č, yan yana kumsal─▒n ├╝zerinde duruyorlar; ya da tembel tembel, ba─čr─▒┼čmadan, dalgalar ├╝zerinde sallan─▒yorlard─▒. Her zamanki y─▒rt─▒c─▒ canl─▒l─▒klar─▒ndan eser yoktu.
Vasili sandalda Malva'dan ba┼čka birinin daha oldu─čunu g├Ârd├╝. Acaba yine Seryojka m─▒ ask─▒nt─▒ olmu┼čtu? Kumun ├╝zerinde g├╝├žl├╝kle d├Ânerek oturdu, avu├žlar─▒n─▒ g├Âzlerine siper edip kayg─▒yla bakmaya ba┼člad─▒. Gelen kimdi acaba? Malva k─▒├žta oturmu┼č, d├╝men tutuyordu. K├╝rek ├žeken Seryojka olamazd─▒. Acemi bir k├╝rek├žiydi bu. Seryojka olsayd─▒, Malva d├╝men tutmak gere─čini duymazd─▒.
Vasili sab─▒rs─▒zlanarak:
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   ...    41   »   


´╗┐