´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Bozk─▒rda Bir Kral Lear : 07


BOZKIRDA B─░R KRAL LEAR

─░VAN TURGENYEV

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 85


Bu ├žal─▒┼čma odas─▒, hemen hemen bo┼č, s─▒vas─▒z bir odayd─▒. Duvarlara yer yer ├žak─▒lan ├živilerde iki k─▒rba├ž, k─▒z─▒l─▒ ├ž─▒km─▒┼č ├╝├ž k├Â┼če bir ┼čapka, ├žakmakl─▒ bir t├╝fek, bir pala, ├╝zerinde bak─▒r levhac─▒klar─▒ olan bir at gerdanl─▒─č─▒, bir de r├╝zg├órda yanan mumu g├Âsteren o ├╝nl├╝ resim; bir k├Â┼čede ├ži─č renklerle s├╝sl├╝ bir hal─▒ ├Ârt├╝l├╝ tahta kanape duruyordu. Y├╝zlerce sinek, tavan─▒n alt─▒nda v─▒z─▒lday─▒p duruyordu. Ger├žekten oda serindi, ama Martin Petrovi├ž'in her yerde pe┼činden gelen o orman kokusu burada daha da g├╝├žl├╝yd├╝.
Harlov:
- Nas─▒l, ├žal─▒┼čma odam─▒ be─čendin mi? diye sordu.
- Çok güzel, dedim.
Harlov, yeniden 'sen' diyerek:
- Bak, dedi, ┼ču Felemenk hamutuna. Ne g├╝zel, ne g├╝zel. Bir Yahudi'den bir ┼čeyle de─či┼čerek ald─▒m. ─░yice bak hele.
- Evet, g├╝zel do─črusu.
- Hem de dayan─▒kl─▒. Bir kokla bakal─▒m. Ne deri, ne deri.
Hamutu koklad─▒m. Ac─▒ ya─č kokuyordu, o kadar.
Harlov:
- E, oturun bakal─▒m, ┼ču k├╝├ž├╝k sandalyeye. Konu─čum olun, dedi. Kanapeye oturup g├Âzlerini kapad─▒, uykuya dalm─▒┼č gibi g├Âr├╝nd├╝. Dahas─▒, hafiften solumaya ba┼člad─▒. Ona sessiz sessiz, hayran hayran bak─▒yordum, ┼ča┼čmamak elimden gelmiyordu; bir da─č gibiydi beyler.
Birdenbire silkindi:
- Anna! diye ba─č─▒rd─▒. Kocaman karn─▒ denizde bir dalga gibi kabar─▒p indi. Neredesin? Hadi ├žabuk ol! ─░┼čitmiyor musun yoksa?
- Her ┼čey haz─▒r babac─▒─č─▒m, buyurun, diye k─▒z─▒n─▒n sesi duyuldu.
Martin Petrovi├ž'in buyruklar─▒n─▒ b├Âyle ├žabuk yerine getirmelerine i├žimden ┼ča┼čarak onun ard─▒ndan salona girdim. Orada beyaz ├ži├žekli, k─▒rm─▒z─▒ bir masa ├Ârt├╝s├╝n├╝n ├╝st├╝nde g├╝zel bir kahvalt─▒ haz─▒rlanm─▒┼čt─▒; peynir, kaymak, has ekmek, toz ┼čekerli zencefil vard─▒. Ben peyniri yutarken Martin Petrovi├ž tatl─▒ bir sesle:
- Ye dostum, ye o─člum. Bizim k├Ây yemeklerimizi be─čenmezlik etme! dedikten sonra bir yana oturdu, gene kestirmeye dald─▒. ├ľn├╝mde, Anna Martinovna hi├ž k─▒m─▒ldamadan g├Âzlerini yere e─čmi┼č duruyordu; ben de pencereden kocas─▒n─▒n at─▒m─▒ avluda nas─▒l gezdirdi─čini, gem sulu─čunu kendi eliyle nas─▒l sildi─čini g├Âr├╝yordum.
VII
Annem, Harlov'un b├╝y├╝k k─▒z─▒n─▒ pek sevmez, ÔÇťBiraz gururluca,ÔÇŁ derdi. Ger├žekten Anna Martinovna, anneme sayg─▒lar─▒n─▒ sunmaya hemen hi├ž gelmezdi. Annemin kar┼č─▒s─▒nda so─čuk, gururlu bir tav─▒r tak─▒n─▒rd─▒. Oysa onu yat─▒l─▒ okulda okutan, evlendiren, nik├óh g├╝n├╝nde kendisine bin rubleyle biraz eskice de olsa bir ke┼čmir ┼čal─▒ veren, gene annem olmu┼čtu. Anna Martinovna orta boylu, ince yap─▒l─▒, ├ževik davran─▒┼čl─▒, s─▒k ve a├ž─▒k sar─▒ sa├žl─▒ bir kad─▒nd─▒; g├╝zel esmer y├╝z├╝nde biraz garip, ama ho┼ča giden a├ž─▒k mavi, biraz ├žekik iki g├Âz beliriyordu. Burnu d├╝zd├╝, dudaklar─▒ ince, ├ženesi sipsivriydi. Onu her g├Âren, kesinlikle, ÔÇťAh, pek zekisin, ama yezitsin!ÔÇŁ derdi. Gene de onda ├žekici bir ┼čey vard─▒. Y├╝z├╝nde yer yer g├Âr├╝nen benler, bu ├žekicili─či daha da art─▒r─▒yordu. Ellerini ba┼č├Ârt├╝s├╝n├╝n alt─▒na saklayarak yukardan a┼ča─č─▒ (ben oturuyorum, o ise ayakta duruyordu) gizliden gizliye beni s├╝z├╝yor; dudaklar─▒nda, uzun kirpiklerinin g├Âlgeledi─či yanaklar─▒nda k├Ât├╝
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   ...    48   »   


´╗┐