´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Bozk─▒rda Bir Kral Lear : 10


BOZKIRDA B─░R KRAL LEAR

─░VAN TURGENYEV

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 85


vura k─▒m─▒ldat─▒rd─▒. ÔÇťBuyur, ne istersen yapar─▒m!ÔÇŁ der gibi bir g├Âr├╝n├╝┼č├╝ vard─▒. Annem, onun ne mal oldu─čunu iyi bilmekle birlikte, gene de Evlampiya ile evlenme i┼či i├žin u─čra┼čmaktan geri kalm─▒yordu. Yaln─▒zca bir g├╝n:
- Ama dostum, onunla anla┼čabilir misin bilmem? dedi.
Jitkov ho┼čnut ho┼čnut g├╝l├╝msedi:
- Ne diyorsunuz Natalya Nikolayevna, b├╝t├╝n b├Âl├╝─č├╝ gere─či gibi y├Ânetmi┼č, hepsini mum gibi yapm─▒┼č bir adam─▒m. Bir kad─▒n─▒ m─▒ y├Ânetemeyece─čim?
Annemin biraz can─▒ s─▒k─▒ld─▒:
- B├Âl├╝k ba┼čka, e─čitim ├Â─črenim g├Ârm├╝┼č bir k─▒z ba┼čka, dedi.
- Can─▒m, Natalya ─░vanovna, bilmez olur muyum? Gen├ž k─▒z, elbette nazik bir yarat─▒k.
Annem en sonunda:
- Eh, dedi, Evlampiya da kendini kolay kolay ezdirmez.
X
Bir haziran ak┼čam─▒, u┼čak, Martin Petrovi├ž'in geldi─čini haber verdi. Annem, bu geli┼če ┼ča┼čt─▒. Bir haftadan beri onu g├Ârmemi┼čtik, ama hi├ž bu denli ge├ž vakit gelmezdi. Hafif bir sesle, kendi kendine:
- Bir ┼čeyler var san─▒r─▒m, dedi.
Martin Petrovi├ž odaya girdi, kap─▒n─▒n hemen yan─▒ndaki sandalyesine ├ž├Âk├╝verdi. Y├╝z├╝ ├Âyle garip, ├Âyle d├╝┼č├╝nceli, ├Âyle solgun g├Âr├╝n├╝yordu ki, annem istemeye istemeye gene ayn─▒ s├Âzleri yineledi. Martin Petrovi├ž, anneme k├╝├ž├╝c├╝k g├Âzlerini dikip sustu; a─č─▒r a─č─▒r i├ž ├žekti, yeniden sustu. Sonunda, ÔÇťbir i┼č i├žin.. pek ├Âzel bir i┼č..ÔÇŁ dolay─▒s─▒yla geldi─čini s├Âyledi.
Bu birbirini tutmaz s├Âzleri s├Âyledikten sonra, birdenbire aya─ča kalkt─▒, d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒.
Annem, ├ž─▒ng─▒ra─č─▒ ├žald─▒. Gelen u┼ča─ča, Martin Petrovi├ž'in ard─▒ndan ko┼čmas─▒n─▒, ne yap─▒p edip onu geri ├ževirmesini s├Âyledi. Ama o, u┼čak yeti┼činceye dek, arabas─▒na binip gitmeye vakit bulmu┼čtu.
Y├╝z├╝ndeki garip g├Âr├╝n├╝┼čten, tuhaf davran─▒┼člar─▒ndan, ┼ča┼čk─▒nl─▒─ča, kayg─▒ya d├╝┼čen annem, ertesi sabah kendisine bir adam g├Ândermeye haz─▒rlan─▒rken Martin Petrovi├ž ├ž─▒kageldi. Bu kez daha yat─▒┼čm─▒┼č g├Âr├╝n├╝yordu. Annem onu g├Âr├╝r g├Ârmez:
- S├Âyle dostum, dedi; s├Âyle, ne oldu sana? Ne yalan s├Âyleyeyim, d├╝n, bizim ihtiyar sak─▒n akl─▒n─▒ oynatm─▒┼č olmas─▒n? diye d├╝┼č├╝nd├╝m.
Martin Petrovi├ž:
- Hay─▒r han─▒mefendi, ben akl─▒n─▒ oynatacak adamlardan de─čilim. Sizinle bir i┼č i├žin g├Âr├╝┼čmeye geldim, dedi.
- Ne gibi bir i┼č?
- Yaln─▒z, bu ┼čey sizi rahats─▒z eder mi bilmem?
- S├Âyle, s├Âyle. Dosdo─čru s├Âyle. Y├╝re─čimi oynatma! Bu ┼čey demek de ne demek? Hadi do─črusunu s├Âyle. Yoksa yine mi kuruntular bast─▒ sana?
Harlov somurttu:
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   ...    48   »   


´╗┐