´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Bozk─▒rda Bir Kral Lear : 44


BOZKIRDA B─░R KRAL LEAR

─░VAN TURGENYEV

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 85


K├Ây ├žocuklar─▒ bu hali sevin├ž ├ž─▒─čl─▒klar─▒yla, kahkahalarla kar┼č─▒lad─▒lar. Harlov arkalar─▒ndan yumruklar─▒n─▒ sallad─▒. Evin ├Ân├╝ne d├Ânerek gene ┼čark─▒s─▒n─▒ tutturdu; eski i┼čine koyuldu. Birdenbire durdu. Dikkatle uza─ča bakt─▒:
- Maksimu┼čka, dostum! Sen misin? diye hayk─▒rd─▒.
Ba┼č─▒m─▒ ├ževirdimÔÇŽ Ger├žekten k├╝├ž├╝k Maksimu┼čka, k├Âyl├╝lerin yan─▒ndan ayr─▒ld─▒, g├╝l├╝mseyerek di┼člerini g├Âsterdi, ├Âne do─čru y├╝r├╝d├╝. Ustas─▒ olan sara├ž, belki de onu eve izinli g├Ândermi┼čti. Harlov:
- Bana bak, buraya gel Maksimu┼čka, benim sad─▒k u┼ča─č─▒m. ├ç─▒k buraya, ├ž─▒k yan─▒ma. Bu Tatar d├╝zenbazlar─▒na, bu Litvanyal─▒ haydutlara birlikte kar┼č─▒ koyal─▒m.
Maksimka hep g├╝l├╝mseyerek hemen dama t─▒rmanmaya ba┼člam─▒┼čt─▒ ki, onu tutup geri ├žektiler. Bunu ni├žin yapt─▒klar─▒n─▒ Tanr─▒ bilir; belki de ba┼čkalar─▒na ├Ârnek olsun diyedir. Yoksa onun Martin Petrovi├ž'e ne yard─▒m─▒ dokunabilirdi?
Harlov, g├Âzda─č─▒ veren bir sesle:
- ├ľyle mi, dedi, ├Âyleyse g├Âr├╝rs├╝n├╝z.
Yeniden ├žat─▒ kiri┼člerini sallamaya ba┼člad─▒. Sl├Âtkin, Kvitsinski'ye d├Ânerek:
- Vikenti Osipi├ž, dedi, izin buyurun da ate┼č edeyim; elbette korkutmak i├žin daha ├žok. ├ç├╝nk├╝ t├╝fe─čimde sa├žma var.
Kvitsinski, kar┼č─▒l─▒k vermeye vakit bulamad─▒. Harlov'un olanca g├╝c├╝yle, demir elleriyle sars─▒lan ├žift ├žat─▒ kiri┼čleri ├žat─▒rdad─▒, e─čildi, avluya korkun├ž bir g├╝r├╝lt├╝yle d├╝┼čt├╝, art─▒k yukarda tutunacak yer bulamayan Harlov da b├╝t├╝n a─č─▒rl─▒─č─▒yla d├╝┼č├╝p yere ├žarpt─▒. Herkes ├╝rperdi, ah diye ba─č─▒rd─▒ÔÇŽ Harlov, k─▒m─▒ldamadan, y├╝z├╝koyun yat─▒yordu. S─▒rt─▒na da dam─▒n ├╝st kiri┼čleri d├╝┼čm├╝┼čt├╝.
XXVIII
Herkes, Harlov'a do─čru ko┼čtu. ├ťzerinden kiri┼čleri kald─▒r─▒p att─▒lar, onu s─▒rt ├╝st├╝ ├ževirdiler; y├╝z├╝nde k─▒p─▒rt─▒ yoktu. A─čz─▒nda kan g├Âr├╝n├╝yordu. Soluk alm─▒yordu. Yan─▒ma yakla┼čan k├Âyl├╝ler:
- Ruhunu teslim ediyor, diye m─▒r─▒ldand─▒lar; kuyuya do─čru ko┼čtular, bir kova su ├žekip Harlov'un ba┼č─▒na d├Âkt├╝ler; ├žamurlar, tozlar y├╝z├╝nden s─▒yr─▒ld─▒, ama cans─▒zl─▒─č─▒ s├╝r├╝yordu. Bir peykeyi s├╝r├╝kleye s├╝r├╝kleye getirip ta evin dibine koydular, b├╝y├╝k zorluklarla Martin Petrovi├ž'in kocaman v├╝cudunu kald─▒r─▒p ba┼č─▒n─▒ duvara dayayarak oturttular. K├╝├ž├╝k Maksimka yakla┼čt─▒. Bir dizi ├╝zerine ├ž├Âkt├╝, ├Âb├╝r aya─č─▒n─▒ da uzatt─▒; eski efendisinin elini, biraz da yapmac─▒k bir tav─▒rla tuttu. ├ľl├╝m gibi solgun y├╝zl├╝ Evlampiya, babas─▒n─▒n tam ├Ân├╝nde durdu, iri g├Âzlerini ona dikti. Anna ile Sl├Âtkin, yan─▒na yakla┼čam─▒yorlard─▒. Herkes susuyor, bir ┼čeyler bekliyordu. Sonunda Harlov'un g─▒rtla─č─▒ndan, suda bo─čulmaya ba┼člayan adam gibi kesik kesik horultular i┼čitildiÔÇŽ Sonra sa─č elini hafif├že k─▒m─▒ldatt─▒. (Maksimka sol elini destekliyordu.) Sa─č g├Âz├╝n├╝ a├žt─▒, yava┼č yava┼č, sanki korkun├ž sarho┼č olmu┼č bir adam gibi bakarak, derin derin i├ž ├žekti, yayvan bir sesle:
- D├╝┼čÔÇŽ t├╝mÔÇŽ diyebildi. Sonra sanki bir az d├╝┼č├╝nm├╝┼č gibi:
- ─░┼čte o, dorÔÇŽ ruÔÇŽ tayÔÇŽ c─▒k! dedi.
Birdenbire a─čz─▒ndan kan bo┼čand─▒, b├╝t├╝n v├╝cudu ├╝rperdiÔÇŽ ÔÇťBu son art─▒k!ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝m. Ama Harlov, gene sa─č g├Âz├╝n├╝ a├žt─▒. (Sol g├Âz kapa─č─▒, bir ├Âl├╝n├╝n g├Âz kapa─č─▒ gibi hi├ž k─▒m─▒ldam─▒yordu.) Evlampiya'ya dikerek g├╝├ž i┼čitilir bir sesle:
- Ey, k─▒z─▒mÔÇŽ dedi, seni, benÔÇŽ ba─čÔÇŽ ─▒┼čÔÇŽ
Kvitsinski, sert bir el hareketiyle sahanl─▒kta hi├ž k─▒m─▒ldamadan duran papaz─▒ ├ža─č─▒rd─▒. Ya┼čl─▒ papaz, zay─▒f dizleri darac─▒k c├╝ppesine dola┼ča dola┼ča yakla┼čt─▒. Ama birdenbire, Harlov'on ayaklar─▒ da, g├Â─čs├╝ de ├žirkin bir bi├žimde k─▒vr─▒ld─▒.
«   01   ...    34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   »   


´╗┐