´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Bozk─▒rda Bir Kral Lear : 45


BOZKIRDA B─░R KRAL LEAR

─░VAN TURGENYEV

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 85


Y├╝z├╝nde a┼ča─č─▒dan yukar─▒ do─čru, da─č─▒n─▒k bir k─▒p─▒rdan─▒┼č g├Âr├╝nd├╝; Evlampiya'n─▒n y├╝z├╝ de ayn─▒ bi├žimde ├╝rperdi, de─či┼čti. Maksimka, istavroz ├ž─▒karmaya ba┼člad─▒ÔÇŽ Beni bir korkudur ald─▒. Kap─▒ya do─čru ko┼čtum. Arkama bakmadan, kap─▒ kanad─▒na dayand─▒m. Bir dakika sonra arkamda a─č─▒zdan a─č─▒za m─▒r─▒ldanmalar i┼čitildi. Anlad─▒m ki, Martin Petrovi├ž, art─▒k aram─▒zda yoktu.
Sonradan otopside g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, kiri┼č ensesini k─▒rm─▒┼č, g├Â─čs├╝n├╝ de par├žalam─▒┼čt─▒.
XXIX
At─▒ma binmi┼č eve d├Ân├╝yordum; yolda, ├Âl├╝rken k─▒z─▒na acaba ne s├Âylemek istemi┼čti; ÔÇťSeni ba─č─▒┼čl─▒yorum, mu demek istemi┼čti; yoksa Seni ba─č─▒┼člam─▒yorumÔÇŁ mu, diye d├╝┼č├╝n├╝yordum. Ya─čmur yeniden ba┼člam─▒┼čt─▒, ama ben yava┼č yava┼č ilerliyor, daha bir zaman yaln─▒z kalmak, kendimi d├╝┼č├╝ncelerime vermek istiyordum. Suvenir, Kvitsinski ile gelen arabalar─▒n birinde yer bulmu┼čtu. Ger├ži o zaman daha gen├ž, havaiydim, ama beklensin, beklenmesin (fark etmez) ├Âl├╝m├╝n herkeste birdenbire olu┼čturdu─ču genel de─či┼čiklik; ├Âl├╝m├╝n heybeti, g├Ârkemi, ger├žekli─či beni ┼ča┼č─▒rtmaktan geri kalmam─▒┼čt─▒. Evet, ┼ča┼č─▒rm─▒┼čt─▒m, ama gene de ├žocuk bak─▒┼č─▒m, bir├žok ┼čeyin ayr─▒m─▒na varm─▒┼čt─▒. Sl├Âtkin, ivedi ivedi sanki ├žal─▒nm─▒┼č bir e┼čya gibi, gizlice t├╝fe─čini bir yana atm─▒┼čt─▒; herkes ona ve kar─▒s─▒na birdenbire a┼ča─č─▒ g├Âren bak─▒┼člarla bakmaya ba┼člam─▒┼čt─▒. ├çevresinde kimse kalmam─▒┼čt─▒ÔÇŽ Evlampiya'n─▒n su├žu, herhalde ablas─▒ndan daha az olmamakla birlikte, ona bu g├Âzle bakan yoktu. ├ľlen babas─▒n─▒n aya─č─▒na kapand─▒─č─▒ zaman, az da olsa ac─▒ma duygusu bile uyand─▒rm─▒┼čt─▒. Ama yine de, herkes onu da su├žlu say─▒yordu. Koca kafal─▒, k─▒r sa├žl─▒, sakall─▒ bir k├Âyl├╝, eski bir bilge gibi iki eliyle sopas─▒na dayanarak:
- Ya┼čl─▒ adama haks─▒zl─▒k ettiniz, g├╝naha girdiniz! dedi; haks─▒zl─▒k ettiniz!
Bu ÔÇťhaks─▒zl─▒kÔÇŁ s├Âz├╝, herkes├že kar┼č─▒ ├ž─▒k─▒lmaz bir yarg─▒ olarak kabul edilmi┼č, b├Âylece halk mahkemesi yarg─▒s─▒n─▒ vermi┼čti. Bunu hemen anlam─▒┼čt─▒m. Ayr─▒ca da Sl├Âtkin'in eskisi gibi buyurmay─▒ g├Âze alamad─▒─č─▒n─▒ g├Ârm├╝┼čt├╝m. Ona bir ┼čey sormadan cesedi kald─▒rm─▒┼člar, eve g├Ât├╝rm├╝┼člerdi. Papaz bir ┼čey sormadan, gerekli olan ┼čeyler i├žin kiliseye gitti. Muhtar da, kente haber g├Ândermek ├╝zere k├Âye ko┼čtu. Anna Martinovna bile rahmetlinin v├╝cudunu y─▒kamak i├žin kazan─▒n konulup su kaynat─▒lmas─▒n─▒ s├Âylerken, her zamanki buyurgan tavr─▒n─▒ b─▒rakm─▒┼čt─▒; s├Âzleri daha ├žok bir ricaya benziyordu. Ona da kabaca kar┼č─▒l─▒k verildi. Hep ÔÇťacaba k─▒z─▒na ne s├Âylemek istedi?ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝n├╝p duruyordum. Onu ba─č─▒┼člamak m─▒, yoksa ilenmek mi istemi┼čti. Sonunda karar verdim: ba─č─▒┼člamak istemi┼čti.
─░ki ├╝├ž g├╝n sonra Martin Petrovi├ž'in cenazesi kald─▒r─▒ld─▒; giderleri annem ├Âdedi. Annem ├Âl├╝m haberini al─▒nca ├žok ├╝z├╝lm├╝┼č, paraya bak─▒lmamas─▒n─▒ istemi┼čti. Kendisi kiliseye gitmedi, dedi─či gibi: ÔÇťOrada iki al├žak kad─▒nla ┼ču a┼ča─č─▒l─▒k ├ž─▒f─▒t─▒ÔÇŁ g├Ârmek istemiyordu. Ama Kvitsinski'yi, beni, Jitkov'u g├Ândermi┼čti. S├Âz aras─▒nda da Jitkov'u o g├╝nden sonra hep ÔÇťkad─▒nÔÇŁ diye ├ža─č─▒r─▒yordu. Suvenir'i yan─▒na yakla┼čt─▒rm─▒yordu; uzun zaman kendisine ÔÇťdostumun ├Âld├╝renÔÇŁ diyerek k─▒z─▒p durdu. B├Âylece g├Âzden d├╝┼čmek, Suvenir'e pek a─č─▒r gelmi┼čti. Her zaman annemin bulundu─ču odan─▒n biti┼či─čindeki odas─▒nda ayak u├žlar─▒na basarak y├╝r├╝yordu. Kendisini kayg─▒ya, garip kuruntulara kapt─▒rm─▒┼čt─▒; hep ├╝rk├╝yor, ÔÇť┼×indik, ┼čindik,ÔÇŁ diye m─▒r─▒ldan─▒p duruyordu.
Bana ├Âyle geldi ki, kilisedeki cenaze t├Âreni s─▒ras─▒nda, Sl├Âtkin yeniden eski tav─▒rlar─▒na d├Ânm├╝┼čt├╝. Sa─ča sola eskisi gibi ko┼čuyor, buyruklar veriyor, para cebinden ├ž─▒kmad─▒─č─▒ halde bir kapik bile fazla harcanmamas─▒na dikkat ediyordu. Annemin arma─čan etti─či yeni bir ceketi giymi┼č olan Maksimka, koroda ├Âyle y├╝ksek sesler ├ž─▒kar─▒yordu ki rahmetliye kar┼č─▒ duydu─ču duygular─▒n i├žten geldi─čine art─▒k kimse ku┼čku duyamazd─▒. ─░ki k─▒zkarde┼č, hele Evlampiya, g├Ârg├╝ kurallar─▒na uygun olarak, yas giysisi giymi┼člerdi; ama ikisi de, sanki daha ├žok, ├╝zg├╝n de─čil de utanm─▒┼č gibi g├Âr├╝n├╝yorlard─▒. Anna, kendi halinde, t├Âvbe etmi┼č bir tav─▒r tak─▒nm─▒┼čt─▒, ama, gene de kendini a─člamaya zorlam─▒yor, yaln─▒zca g├╝zel, kuru eliyle sa├žlar─▒n─▒, yanaklar─▒n─▒ s─▒vazl─▒yordu. Evlampiya d├╝┼č├╝nceliydi. Harlov'un ├Âld├╝─č├╝ g├╝n g├Ârd├╝─č├╝m o genel, o kar┼č─▒ ├ž─▒k─▒lmaz yarg─▒, ┼čimdi de, bana ├Âyle geliyordu ki, kilisedeki b├╝t├╝n insanlar─▒n y├╝z├╝nde, davran─▒┼člar─▒nda, bak─▒┼člar─▒nda okunuyordu. Ama bu kez, halk daha durgun, sanki daha ilgisizdi. Sanki oradaki b├╝t├╝n insanlar Harlov ailesinin d├╝┼čt├╝─č├╝ o b├╝y├╝k
«   01   ...    35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   »   


´╗┐