´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Bozk─▒rda Bir Kral Lear : 48


BOZKIRDA B─░R KRAL LEAR

─░VAN TURGENYEV

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 85


- Dedi─čim gibi. Hem o kadar sertmi┼č, ├Âyle buyruklar veriyormu┼č kiÔÇŽ Elinden binlerce ruble ge├žermi┼č. B├╝t├╝n bu Tanr─▒ annelerini bir elime ge├žirsemÔÇŽ Neyse, b─▒rakal─▒m bu konuyu.
Vikulov, k├Âpe─či Pega┼čka'y─▒ ├ža─č─▒rd─▒. Pega┼čka, yaman bir k├Âpekti. Deh┼četli koku al─▒rd─▒, ama av kald─▒rmas─▒n─▒ beceremiyordu. Vikulov, o denli ko┼čmamas─▒ i├žin arka aya─č─▒n─▒ ba─člamak zorunda kalm─▒┼čt─▒.
Onun s├Âzleri kafamda yer etti. Gizemli evin ├Ân├╝nden ge├žmek i├žin, kimi zaman bile bile yolumdan sapt─▒─č─▒m olurdu. Bir g├╝n evin avlu kap─▒s─▒n─▒n ├Ân├╝nden ge├žiyordum; garip de─čil mi, anahtar─▒n kap─▒da g─▒c─▒rdad─▒─č─▒n─▒ i┼čittim, sonra kap─▒ kanatlar─▒ yava┼č yava┼č a├ž─▒ld─▒, b├╝y├╝k bir at kafas─▒ g├Âr├╝nd├╝. Alt─▒n yeleleri yukar─▒ya do─čru ba─članm─▒┼čt─▒. At cambazlar─▒yla at yeti┼čtirenlerin kulland─▒─č─▒ hafif bir araba yola ├ž─▒kt─▒. Araban─▒n maroken yast─▒─č─▒ ├╝zerinde, benden tarafta, otuz ya┼člar─▒nda bir erkek oturuyordu. Pek yak─▒┼č─▒kl─▒, pek g├Âsteri┼čli bir adamd─▒. Tertemiz, k─▒sac─▒k bir kaftan giymi┼čti, yaln─▒zca aln─▒n─▒n ├╝st├╝nden a┼ča─č─▒ sarkan siyah kasketi de─čil, her ┼čeyi siyaht─▒; ├žok iri yar─▒ olan at─▒ a─č─▒r a─č─▒r s├╝r├╝yordu. Adam─▒n yan─▒nda uzun boylu, k─▒l─▒├ž yutmu┼č gibi dimdik bir kad─▒n oturuyordu. De─čerli, siyah bir ┼čalla ba┼č─▒n─▒ ├Ârtm├╝┼čt├╝. Zeytin renginde k─▒sa bir kadife kaftan, mavi bir y├╝n eteklik giymi┼čti. Beyaz ellerini gururla ve a─č─▒rba┼čl─▒l─▒kla g├Â─čs├╝n├╝n ├╝st├╝nde kavu┼čturmu┼čtu. Araba soldaki yola sapm─▒┼čt─▒. Kad─▒n iki ad─▒m ├Âteme geldi. Ba┼č─▒n─▒ bana do─čru biraz ├ževirdi. Ben de Evlampiya Harlova'y─▒ tan─▒d─▒m. Onu hemen tan─▒d─▒m; bir an bile duraksamad─▒m. Tan─▒mamak olanaks─▒zd─▒. B├Âyle g├Âzleri, hele hem gururlu, hem tutkulu dudak ├žizgilerini kimsede g├Ârmemi┼čtim. Y├╝z├╝ daha uzam─▒┼č, daha kurumu┼č, derisi biraz kararm─▒┼čt─▒. ├ťzerinde yer yer buru┼čuklar g├Âr├╝n├╝yordu. Ama en ├žok y├╝z├╝ de─či┼čmi┼čti. Y├╝z├╝n├╝n nas─▒l da kendine g├╝venir, sert, gururlu oldu─čunu s├Âzle anlatmak g├╝├žt├╝r. Her ├žizgisi, yaln─▒zca egemenli─čin verdi─či rahatl─▒─č─▒ g├Âsteriyordu. Bana y├Ânelen ├Ânemsemez bak─▒┼č─▒nda, yine herkeste tam bir boyun e─či┼č g├Ârme al─▒┼čkanl─▒─č─▒ okunuyordu. Bu kad─▒n, belliydi ki yaln─▒zca kendisine tapanlarla de─čil, kendisine kul k├Âle olan insanlarla ├ževrili ya┼č─▒yordu; belliydi ki her dile─činin, her buyru─čunun hemen yerine getirilmedi─či zamanlar─▒ unutmu┼čtu bile!
Y├╝ksek sesle:
- Evlampiya Martinovna! dedim. Biraz ├╝rperdi, bana ikinci kez bakt─▒. Korkuyla de─čil, a┼ča─č─▒ g├Âren bir ├Âfkeyle. ÔÇťBeni kim rahats─▒z etmeye yelteniyor?ÔÇŁ der gibi bakt─▒. Dudaklar─▒n─▒ yar─▒ a├žarak bir buyruk verdi. Yan─▒nda oturan erkek bir silkindi. Dizginlerle ata vurdu, at g├╝├žl├╝, h─▒zl─▒ bir t─▒r─▒sla ilerledi, araba uzakla┼č─▒p g├Âzden yitti.
O zamandan beri Evlampiya'ya hi├ž rastlamad─▒m. Martin Petrovi├ž'in k─▒z─▒ bir Tanr─▒ anas─▒ k─▒l─▒─č─▒na nas─▒l girmi┼čti, bunu bir t├╝rl├╝ anlayam─▒yordum. Kimbilir, bir g├╝n ÔÇťEvlampiya Tarikat─▒ÔÇŁ ad─▒n─▒ alacak bir tarikat kuracakt─▒r, belki de ┼čimdiden kurmu┼čtur. Bu d├╝nyada neler olmuyor ki!
─░┼čte benim bozk─▒rdaki ÔÇťKral LearÔÇŁimin ailesi ve ba┼člar─▒na gelenler konusunda size s├Âyleyeceklerim bu kadar.
├ľyk├╝y├╝ anlatan arkada┼č sustu; biraz daha konu┼čtuk, sonra evlerimize da─č─▒ld─▒k.
Weimar, 1870.
«   01   ...    38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   »   


´╗┐