´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ ├çocukluk : 05


ÇOCUKLUK

LEV TOLSTOY

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 33


yaz─▒m ├Âdevlerimizi d├╝zeltirken, a┼ča─č─▒ya ┼č├Âyle bir g├Âz att─▒─č─▒m olurdu, annemin siyah sa├žl─▒ ba┼č─▒n─▒ ve bir ba┼čkas─▒n─▒n s─▒rt─▒n─▒ g├Âr├╝r, oradan gelen konu┼čma, g├╝lme seslerini biraz olsun duyard─▒m; orada bulunmak olana─č─▒ olmad─▒─č─▒na ├╝z├╝l├╝r ve acaba ne vakit b├╝y├╝y├╝p de okumaktan kurtulaca─č─▒m, vaktimi diyaloglar ezberlemekle de─čil de, sevdi─čim insanlar aras─▒nda ge├žirece─čim diye d├╝┼č├╝n├╝rd├╝m. Yava┼č yava┼č bu can s─▒k─▒nt─▒s─▒, bir kedere d├Ân├╝┼č├╝rd├╝ ve kimbilir neden, ├Âyle dalard─▒m ki, Karl ─░vanovi├ž'in yapt─▒─č─▒m yaz─▒m yanl─▒┼člar─▒ndan dolay─▒ bana ├ž─▒k─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ bile duymazd─▒m.
Karl ─░vanovi├ž sabahl─▒─č─▒n─▒ ├ž─▒kar─▒p omuzlar─▒ kabar─▒k, volanl─▒ lacivert fra─č─▒n─▒ giydikten ve ayna ├Ân├╝nde kravat─▒n─▒ d├╝zelttikten sonra, annemize g├╝nayd─▒n demek i├žin bizi a┼ča─č─▒ya g├Ât├╝r├╝rd├╝.
II - ANNEM
Annem salonda ├žay haz─▒rl─▒yordu. Bir eliyle ├žaydanl─▒─č─▒, ├Âteki eliyle de semaverin muslu─čunu tutuyordu, dolu ├žaydanl─▒ktan ta┼čan su, tepsiye d├Âk├╝l├╝yordu. O kadar dikkat etti─či halde, ne suyun d├Âk├╝ld├╝─č├╝n├╝, ne de bizim i├žeri girdi─čimizi fark edememi┼čti.
Sevilen bir varl─▒─č─▒n ├žizgilerini insan d├╝┼čleminde canland─▒rmaya ├žal─▒┼č─▒rsa, ge├žmi┼čten o kadar ├žok an─▒ belirir ki, bunlar─▒n i├žinden ├žizgileri, g├Âzya┼člar─▒ aras─▒ndan g├Âr├╝n├╝rm├╝┼č gibi, ├žok silik g├Âr├╝r; bunlar d├╝┼člem g├Âzya┼člar─▒d─▒r. Ne zaman annemi, o zaman oldu─ču gibi an─▒msamak istesem, ancak bana kar┼č─▒ her vakit ayn─▒ ┼čefkat ve sevgiyi g├Âsteren kahve rengi g├Âzleri, boynunda, k─▒sa sa├žlar─▒n─▒n k─▒vr─▒ld─▒─č─▒ yerin biraz a┼ča─č─▒s─▒nda bulunan beni, i┼členmi┼č beyaz yakas─▒ ve hep beni ok┼čayan, s─▒k s─▒k ├Âpt├╝─č├╝m, ince, zay─▒f eli g├Âz├╝mde canlan─▒r, ama kendisini b├╝t├╝n olarak bir t├╝rl├╝ g├Âz├╝m├╝n ├Ân├╝ne getiremezdim.
Sedirin solunda eski, kuyruklu ─░ngiliz piyanosu dururdu. Piyanonun ba┼č─▒nda, esmer karde┼čim L├╝bo├žka oturuyor ve so─čuk suyla yeni y─▒kanm─▒┼č pembe parmaklar─▒yla ve kendisini bir hayli zorlayarak ÔÇťKlementiÔÇŁ et├╝tlerini ├žal─▒yordu. On bir ya┼č─▒ndayd─▒, k─▒sa keten entari ve beyaz, pa├žalar─▒ dantelli pantolon giyiyor ve oktavlar─▒ ancak arpeggio (8) bi├žiminde alabiliyordu. Onun yan─▒nda, yar─▒ d├Ân├╝k durumda, ba┼č─▒nda pembe kurdeleli ba┼čl─▒k, arkas─▒nda mavi h─▒rkayla Marya ─░vanovna oturuyordu. Karl ─░vanovi├ž'in girmesiyle, k─▒rm─▒z─▒, as─▒k y├╝z├╝n├╝n anlat─▒m─▒ b├╝sb├╝t├╝n ciddile┼čti. ├ľ─čretmenimizin selam─▒na kar┼č─▒l─▒k vermeden, onu sert bir bak─▒┼čla s├╝zd├╝ ve aya─č─▒yla tempo tutarak eskisinden daha tok, daha buyurucu bir edayla: un, deux, trois (9) diye saymay─▒ s├╝rd├╝rd├╝.
Karl ─░vanovi├ž buna hi├ž ald─▒r─▒┼č etmeden, Almanlara has g├╝lery├╝zl├╝l├╝kle, elini ├Âpmek i├žin anneme do─čru yakla┼čt─▒. Annem, kederli d├╝┼č├╝ncelerden kurtulmak istiyormu┼č gibi, ba┼č─▒n─▒ silkip, elini Karl ─░vanovi├ž'e uzatt─▒, o elini ├Âperken, annem de onu buru┼čuk aln─▒ndan ├Âpt├╝.
- ─░ch danke, liebe Karl ─░vanovi├ž (10)! dedi ve Almanca konu┼čmay─▒ s├╝rd├╝rerek bizim nas─▒l uyudu─čumuzu sordu.
Zaten bir kula─č─▒ a─č─▒r i┼čiten hocam─▒z, odadaki piyano g├╝r├╝lt├╝s├╝nden hi├žbir ┼čey duymuyordu. Tek ayak ├╝st├╝nde durarak, eliyle masaya dayand─▒, annemin oturdu─ču sedire do─čru e─čilerek, o zaman bana inceli─čin en y├╝ksek ├Ârne─či gibi g├Âr├╝nen bir g├╝l├╝msemeyle takkesini ba┼č─▒ndan ├ž─▒kard─▒ ve anneme:
-─░zin verir misiniz, Natalya Nikolayevna? dedi, ├ž├╝nk├╝: Karl ─░vanovi├ž ba┼č─▒n─▒ ├╝┼č├╝tmemek i├žin, k─▒rm─▒z─▒ takkesini hi├ž ba┼č─▒ndan ├ž─▒karmazd─▒, fakat salona her giri┼činde, annemden bunun i├žin izin isterdi.
Annem:
- Giyin, Karl ─░vanovi├ž! dedikten sonra, ona do─čru e─čilerek, olduk├ža y├╝ksek bir sesle: Ben size ├žocuklar─▒n nas─▒l uyuduklar─▒n─▒ soruyorum, diye yineledi.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   ...    63   »   


´╗┐