´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ ├çocukluk : 06


ÇOCUKLUK

LEV TOLSTOY

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 33


Fakat o, yine bir ┼čey duymam─▒┼čt─▒, ├ž─▒plak ba┼č─▒na k─▒rm─▒z─▒ takkesini ge├žiriyor ve eskisinden daha g├╝zel g├╝l├╝ms├╝yordu. Annem Marya ─░vanovna'ya g├╝le├ž bir y├╝zle:
- Bir dakika durun Mimi, bir ┼čey i┼čitilmiyor, dedi.
Zaten g├╝zel olan annemin y├╝z├╝, g├╝l├╝mseyince, bir kat daha g├╝zelle┼čir, ├ževreye sanki ne┼če sa├žard─▒. E─čer, ya┼čam─▒m─▒n en ac─▒ dakikalar─▒nda bir an i├žin olsun, bu g├╝l├╝msemesini g├Ârmek f─▒rsat─▒n─▒ bulsayd─▒m, keder nedir bilmezdim. Y├╝z g├╝zelli─či denen ┼čey, bence tatl─▒ bir g├╝l├╝msemede toplan─▒r, e─čer g├╝l├╝mseme bir y├╝z├╝ g├╝zelle┼čtiriyorsa, o y├╝z g├╝zeldir, e─čer de─či┼čtiriyorsa, bu y├╝z ┼č├Âyle b├Âyle bir y├╝zd├╝r, bozuyorsa ├žirkindir.
Annem sabah selamla┼čmas─▒ndan sonra iki eliyle ba┼č─▒m─▒ tutup yukar─▒ya kald─▒rd─▒, dikkatle y├╝z├╝me bakarak:
- Sen bug├╝n a─člad─▒n m─▒? diye sordu.
Yan─▒t vermedim. O, g├Âzlerimden ├Âpt├╝ ve Almanca, ni├žin a─člad─▒n? dedi.
Bizimle i├žten, arkada┼č├ža konu┼čmak istedi─či vakit, daima ├žok iyi bildi─či Alman dilini kullan─▒rd─▒. D├╝┼č├╝mde a─člad─▒─č─▒m─▒ anlatt─▒m ve uydurdu─čum d├╝┼č├╝n ayr─▒nt─▒lar─▒n─▒ an─▒msarken, elimde olmayarak titredim.
Karl ─░vanovi├ž s├Âzlerimi onaylad─▒, fakat d├╝┼č i├žin bir ┼čey s├Âylemedi. Mimi'nin de kat─▒ld─▒─č─▒ hava konusu ├╝zerinde biraz konu┼čtuktan sonra, annem baz─▒ emektar hizmet├žiler i├žin tepsiye alt─▒ tane kesme ┼čeker koyarak, masadan kalkt─▒ ve pencerenin ├Ân├╝nde duran kasna─č─▒n ba┼č─▒na ge├žti. Bize:
- Haydi ├žocuklar, art─▒k baban─▒za gidin, ve harmana gitmeden ├Ânce beni kesinlikle g├Ârmesini s├Âyleyin diye tembih etti. M├╝zik, tempo say─▒lar─▒ ve sert bak─▒┼člar yeniden ba┼člad─▒, biz de babam─▒za yolland─▒k.
Daha, b├╝y├╝kbabam─▒z─▒n zaman─▒ndan beri hizmet odas─▒ ad─▒n─▒ ta┼č─▒yan odadan ge├žtik ve babam─▒n odas─▒na girdik.
III - BABAM
Babam, yaz─▒ masas─▒n─▒n ba┼č─▒nda ayaktayd─▒. Her zamanki yeri olan, kap─▒yla barometre aras─▒nda durup arkas─▒nda tuttu─ču ellerinin parmaklar─▒n─▒ ├žabuk ├žabuk oynatan k├óhya Yakof Mihaylof'a, zarf, k├ó─č─▒t ve para k├╝melerini g├Âstererek sinirleniyor, hararetle bir ┼čeyler anlat─▒yordu.
Babam─▒n sinirlenmesi art─▒nca, k├óhyan─▒n parmak hareketleri ├žo─čal─▒yor ve tersine, babam susunca parmaklar da duruyordu. Fakat, Yakof kendisi konu┼čmaya ba┼člay─▒nca, parmaklar daha b├╝y├╝k bir tela┼čla harekete ge├žiyor, sinirli sinirli k─▒vran─▒yordu. Bunlardan Yakofun gizli d├╝┼č├╝ncelerini anlamak, bana m├╝mk├╝n gibi g├Âr├╝n├╝yordu. Hep dingin olan y├╝z├╝nde, sanki: ben hakl─▒y─▒m ama neylersin ki yetki sizde, siz bilirsiniz, der gibi, hem kendi yeterlili─čini, hem de ba┼čkas─▒na ba─čl─▒ oldu─čunu g├Âsterir bir anlat─▒m oluyordu.
Babam, bizi g├Âr├╝nce, yaln─▒zca:
- Biraz bekleyin, dedi, ve birimizin kap─▒y─▒ kapamas─▒ i├žin ba┼č─▒yla i┼čaret etti. Her zaman yapt─▒─č─▒ gibi omzunu silkerek, k├óhyaya:
- Allah Allah! Yakof, sana bug├╝n ne oldu? Bu zarf─▒n i├žindeki sekiz y├╝z rubleyiÔÇŽ diyerek duraklad─▒.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   ...    63   »   


´╗┐