´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ De─čirmenimden Mektuplar - I : 02


DE─×─░RMEN─░MDEN MEKTUPLAR - I

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 116


bulmu┼č olacak ki, ÔÇťHu! Hu!ÔÇŁ demeye ve tozdan kur┼čuni bir renk alm─▒┼č kanatlar─▒n─▒ g├╝├žl├╝kle ├ž─▒rpmaya ba┼člad─▒. Ah, bu d├╝┼č├╝n├╝rler! F─▒r├ža nedir, bilmezler!ÔÇŽ Neyse, bu k─▒rp─▒┼č─▒k g├Âzl├╝ ve as─▒k y├╝zl├╝ sessiz kirac─▒, bu haliyle hepsinden ├žok ho┼čuma gitti. Ben de hemen kira s├Âzle┼čmesini yeniledim. Eskisi gibi de─čirmenin b├╝t├╝n ├╝st kat─▒, ├žat─▒daki giri┼čiyle birlikte, onun olacak. Bana da alt kattaki beyaz badanal─▒, t─▒pk─▒ bir manast─▒r yemekhanesi gibi bas─▒k ve kemerli k├╝├ž├╝k oda kal─▒yor.
***
─░┼čte size oradan yaz─▒yorum. Kap─▒m ard─▒na dek a├ž─▒k, ├ževre g├╝nl├╝k g├╝ne┼člik. I┼č─▒k i├žinde, p─▒r─▒l p─▒r─▒l, g├╝zel bir ├žam korusu, kar┼č─▒mda, yamac─▒n eteklerine uzan─▒yorÔÇŽ Ufukta K├╝├ž├╝k Alpler'in zarif tepeleri beliriyorÔÇŽ ├ç─▒t yokÔÇŽ Ancak uzaktan uza─ča bir kaval sesi, lavanta ├ži├žekleri aras─▒ndan bir kurlinin ├Ât├╝┼č├╝, yoldan da bir kat─▒r ├ž─▒ng─▒ra─č─▒ÔÇŽ B├╝t├╝n bu g├╝zel Provence g├Âr├╝n├╝m├╝, ancak ─▒┼č─▒kla can buluyor.
Art─▒k, nas─▒l olur da ben, sizin o g├╝r├╝lt├╝l├╝ ve karanl─▒k Parisinizi ├Âzlerim! De─čirmenimden ├Âyle ho┼čnutum ki! Buras─▒ tam istedi─čim gibi, gazetelerden, paytonlardan, sisten fersah fersah uzakta, g├╝zel kokulu, ─▒l─▒k bir k├Â┼če! ├çevremde ne g├╝zel ┼čeyler var! Hen├╝z yerle┼čeli sekiz g├╝n olmadan, i├žim an─▒ ve izlenimlerle dolup ta┼č─▒yorÔÇŽ Bak─▒n, daha d├╝n ak┼čam yamac─▒n ete─čindeki bir ├žiftli─če s├╝r├╝lerin d├Ân├╝┼č├╝n├╝ seyrettim. Vallahi bu hafta i├žinde Paris tiyatrolar─▒nda taze taze g├Ârd├╝─č├╝n├╝z b├╝t├╝n o oyunlara bu g├Âr├╝n├╝m├╝ de─či┼čmem. Siz hak verin!
┼×unu bilin ki, Provence'ta s─▒caklar ba┼člay─▒nca, davar─▒ Alplere g├Ândermek g├Ârenektir. Hayvanlar ve insanlar bir arada, yukar─▒da a├ž─▒k havada, bellerine de─čin ota g├Âm├╝l├╝, be┼č alt─▒ ay kal─▒r; sonra, g├╝z├╝n ilk serinli─činde ├žiftli─če inilir ve biberiye kokan boz tepeciklerde uslu uslu otlan─▒r. Evet, d├╝n ak┼čam s├╝r├╝ler d├Ân├╝yordu; sabahtan beri ├žiftlik kap─▒s─▒n─▒n iki kanad─▒ da ard─▒na dek a├ž─▒kt─▒, a─č─▒llar taze samanla doluydu. Herkes, saat ba┼č─▒nda, birbirine ÔÇť┼×imdi Eygui├Ęres'e varm─▒┼člard─▒r; ┼čimdi Paradou'dad─▒rlar,ÔÇŁ diyordu. Sonunda ak┼čama do─čru, ÔÇť─░┼čte g├Âr├╝nd├╝ler!ÔÇŁ diye ba─čr─▒┼č─▒ld─▒. Art─▒k ta uzakta, s├╝r├╝n├╝n bir toz bulutu i├žinde yakla┼čt─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝yoruz. Sanki b├╝t├╝n yol s├╝r├╝yle birlikte y├╝r├╝yor gibi.
Ba┼čta tos vurur gibi boynuzlar─▒n─▒ uzatm─▒┼č, yaban yaban, ya┼čl─▒ ko├žlar y├╝r├╝yor, arkada da yavrulam─▒┼člar─▒ biraz bezgin, kuzular─▒ ayakalt─▒nda, b├╝t├╝n koyun s├╝r├╝s├╝ geliyordu. Sonra bir g├╝nl├╝k kuzular─▒ k├╝fede sallaya sallaya ta┼č─▒yan k─▒rm─▒z─▒ ponponlu kat─▒rlar, sonra dilleri bir kar─▒┼č sarkm─▒┼č, kan ter i├žinde ├žomarlar, daha sonra da harmani gibi topuklar─▒na dek inen devet├╝y├╝ renginde abalar─▒na b├╝r├╝nm├╝┼č iki kabaday─▒ ├žoban.
B├╝t├╝n bu topluluk, keyifli keyifli ├Ân├╝m├╝zden ge├žiyor; bir sa─čanak g├╝r├╝lt├╝s├╝yle yeri ├ži─čneye ├ži─čneye kap─▒dan i├žeri dal─▒yordu. Evdeki tela┼č─▒ g├Ârmeliydiniz! Sorgu├žlu ve ye┼čilli, yald─▒zl─▒ kocaman tavuslar, t├╝nekleri ├╝st├╝nde, gelenleri tan─▒d─▒lar ve korkun├ž bir boru sesiyle kar┼č─▒lad─▒lar. K├╝mes halk─▒n─▒n uykusu ba┼č─▒na s─▒├žrad─▒, herkes ayakta: G├╝vercinler, be├žtavuklar─▒, ├Ârdekler, hindiler, hepsiÔÇŽ B├╝t├╝n k├╝mes ├ž─▒lg─▒na d├Ând├╝, tavuklar sabahlamay─▒ ak─▒llar─▒na koymu┼člar!.. Sanki her koyun kendi postunda yaban─▒l bir Alp kokusu ve da─člar─▒n o insan─▒ sarho┼č eden ve z─▒p z─▒p oynatan keskin havas─▒ndan biraz getirmi┼č.
─░┼čte b├Âyle bir g├╝r├╝lt├╝ pat─▒rt─▒ i├žinde, s├╝r├╝ yerine yerle┼čiyordu. Bu nas─▒l da ho┼č bir yerle┼čme. Eski yemliklerini g├Âr├╝nce, ya┼čl─▒ ko├žlar─▒n g├Âzleri sulan─▒yor, kuzular, miniminileri, yolda do─čup da ├žiftli─či hi├ž g├Ârmemi┼č olanlar─▒, ┼ča┼čk─▒n ┼ča┼čk─▒n, ├ževrelerine bak─▒n─▒yorlard─▒.
Ama en dokunakl─▒s─▒, k├Âpeklerin haliydi: O s├╝r├╝n├╝n ├ževresinde har─▒l har─▒l ko┼čup duran ve ├žiftlikte g├Âzleri s├╝r├╝den ba┼čka bir ┼čey g├Ârmeyen babacan ├žoban k├Âpekleri!.. Evin k├Âpe─či, kul├╝besinden istedi─či kadar kendilerini ├ža─č─▒rs─▒n, kuyunun a─čz─▒na dek so─čuk suyla dolu kovas─▒, istedi─či kadar onlara i┼čaret etsin; bo┼čuna! Onlar, s├╝r├╝ a─č─▒la girmedik├že, k├╝├ž├╝k ├žit kap─▒s─▒n─▒n s├╝rg├╝s├╝ s├╝r├╝lmedik├že ve ├žobanlar al├žak tavanl─▒ yemekhanede sofra ba┼č─▒na oturmad─▒k├ža, hi├žbir ┼čeye kulak asm─▒yorlar. Ancak o zaman kul├╝belerine girmeye raz─▒ oluyorlar ve tiritlerini yalay─▒p yutarken, o kurtlar─▒n dola┼čt─▒─č─▒ ve a─č─▒zlar─▒na dek
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   ...    42   »   


´╗┐