´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ De─čirmenimden Mektuplar - I : 03


DE─×─░RMEN─░MDEN MEKTUPLAR - I

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 116


├ži─čle dolu k─▒pk─▒rm─▒z─▒, koskocaman y├╝ks├╝k otlar─▒n─▒n bulundu─ču karanl─▒k diyarda neler yapt─▒klar─▒n─▒ anlat─▒yorlar.

BEAUCAIRE YOLCU ARABASI

Buraya geldi─čim g├╝nd├╝. Pek ├Âyle uzun boylu yollara d├╝┼čmeden arabal─▒─č─▒na d├Ân├╝vermek olana─č─▒ varken, s─▒rf ├žok uzaklardan geliyormu┼č duygusunu vermek i├žin, yol boyunca sal─▒na sal─▒na dola┼čan k├Âhne bir salapuryaya, yani Beaucaire yolcu arabas─▒na binmi┼čtim. ├ťst katta, arabac─▒dan ba┼čka, be┼č ki┼čiydik.
├ľnce, k─▒sa boylu, t─▒knaz, k─▒ll─▒, yaban─▒l hayvan kokan, iri g├Âzleri kan ├žana─č─▒, kulaklar─▒nda g├╝m├╝┼č k├╝pelerle bir Camargue korucusu, sonra iki Beaucaireli ekmek├žiyle hamurcusu, ikisi de k─▒pk─▒rm─▒z─▒, t─▒knefes, ama yandan bak─▒l─▒nca profil g├Ârkemli, sanki Vitellius'un surat─▒ kaz─▒nm─▒┼č iki Roma madalyas─▒ÔÇŽ Bundan ba┼čka, en ├Ânde, arabac─▒n─▒n yan─▒nda bir adamÔÇŽ Yoo, ├Âz├╝r dilerim; bir kasketÔÇŽ A─čz─▒n─▒ a├žmadan, ├╝zg├╝n ├╝zg├╝n yola bakan, tav┼čan derisinden kocaman bir kasket.
B├╝t├╝n bu adamlar birbirlerini tan─▒yorlar ve hi├ž ├žekinmeden, y├╝ksek sesle kendi i┼člerinden s├Âz ediyorlard─▒. Camarguel─▒ birisi, bir ├žobana yaba sallad─▒ diye, Nimes'daki sorgu yarg─▒c─▒n─▒n kar┼č─▒s─▒na ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒n─▒ ve oradan d├Ând├╝─č├╝n├╝ anlat─▒yordu. Eh, Camarguel─▒lar─▒n kan─▒ kaynar do─črusuÔÇŽ Ya Beaucairelilerinki? Az kals─▒n Meryem Ana y├╝z├╝nden birbirlerini bo─čazlayacaklard─▒. San─▒r─▒m ekmek├ži, Provencel─▒lar─▒n ├Âteden beri ÔÇťAnac─▒kÔÇŁ dedikleri, hani o ─░sa ├žocu─ču kollar─▒nda ta┼č─▒yan Meryem Ana'ya ba─čl─▒ kilisenin ba─čl─▒lar─▒ndanm─▒┼č. Hamurcusuysa, tersine, erden Meryem'e, hani kollar─▒ sark─▒k, ellerinden ─▒┼č─▒k sa├žan ve g├╝l├╝mseyen o g├╝zel betime [tasvire] adanm─▒┼č yepyeni bir kilisede ilahi okurmu┼č. ─░┼čte kavgan─▒n nedeni buydu. Bu iki sofu katoli─čin, birbirlerine ve Meryem Analar─▒na s├Âvmeleri, as─▒l g├Âr├╝lecek ┼čeydi:
- O senin erden dedi─čin kar─▒n─▒n ma┼čallah─▒ vard─▒r!
- Haydi sen de be! Sen de anac─▒─č─▒n─▒n tur┼čusunu kur!
- Seninki Filistin'de az m─▒ f─▒nd─▒k k─▒rd─▒!
- Ya seninki?.. Hah, hah, b─▒rak ┼ču kar─▒y─▒! Kim bilir ne haltlar etmi┼čtir. ─░stersen bir sor bakal─▒m, Yusuf Neccar'a!ÔÇŽ
Bir b─▒├žak b─▒├ža─ča gelmedikleri kalm─▒┼čt─▒. Hani o da olsayd─▒, insan kendini Napoli r─▒ht─▒mlar─▒nda sanacakt─▒. Arabac─▒ i┼če kar─▒┼čmasayd─▒, belki de bu g├╝zel din tart─▒┼čmas─▒n─▒n sonu k├Ât├╝ye varacakt─▒. Bereket versin arabac─▒ya. Beaucairelilere g├╝lerek:
- B─▒rak─▒n can─▒m! ┼×u Meryem Anan─▒zla kafa ┼či┼čirmeyin! Bunlar, kar─▒ dedikodusu, kar─▒. Erkekler b├Âyle ┼čeylere kar─▒┼čmaz! dedi ve her ┼čeyden ku┼čkulanan bir adam tavr─▒yla k─▒rbac─▒n─▒ ┼čaklatt─▒. Onun bu hali, herkesi kendisine hak verdirdi.
Tart─▒┼čma kesilmi┼čti, ama bir kez co┼čmu┼č olan ekmek├ži, i├žinde kalanlar─▒ da ┼č├Âyle bir bo┼čaltmak istiyordu. Tuttu, k├Â┼česinde sessiz ve ├╝z├╝n├žl├╝ oturup duran zavall─▒ kaskete, alayc─▒ bir tav─▒rla:
- Ya senin kar─▒, bileyci?ÔÇŽ dedi, seninkinin Meryem Anas─▒, hangisi?
Bu t├╝mcede pek g├╝l├╝n├ž bir cinas olmal─▒ ki, b├╝t├╝n ├╝st kattakiler hep birden, bast─▒lar kahkahay─▒ÔÇŽ Bileyci, g├╝lm├╝yordu; sanki i┼čitmemi┼č gibiydi. Ekmek├ži, bu hali g├Âr├╝nce, bana d├Ând├╝:
- Kar─▒s─▒n─▒ bilmezsiniz, de─čil mi m├Âsy├Â? Acayip kar─▒d─▒r vesselam! Beaucaire'de bir e┼či daha yoktur.
G├╝l├╝┼čmeler artt─▒. Bileyci k─▒p─▒rdamad─▒ bile. Yaln─▒z, ba┼č─▒n─▒ kald─▒rmadan, yava┼č├ža:
- Sus be ekmek├ži! demekle kald─▒.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   ...    42   »   


´╗┐