´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ De─čirmenimden Mektuplar - I : 36


DE─×─░RMEN─░MDEN MEKTUPLAR - I

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 116


Ah, i┼čte o zaman ya┼čl─▒ adam─▒ g├Ârmeliydiniz; kollar─▒n─▒ a├žarak nas─▒l bana ko┼čtu─čunu, beni nas─▒l kucaklad─▒─č─▒n─▒, ellerimi nas─▒l s─▒kt─▒─č─▒n─▒ ve ┼ča┼čk─▒n ┼ča┼čk─▒n, odada ÔÇťTanr─▒m! Tanr─▒m!ÔÇŁ diye nas─▒l ├ž─▒rp─▒nd─▒─č─▒n─▒ g├Ârmeliydiniz. Y├╝z├╝n├╝n b├╝t├╝n buru┼čukluklar─▒ g├╝l├╝yordu. K─▒pk─▒rm─▒z─▒ kesilmi┼čti.
- Ah m├Âsy├Â! Ah m├Âsy├Â! diye kekeliyordu. Sonra, bir yerlere giderek birine seslendi:
- Mamette!
Bir kap─▒ a├ž─▒ld─▒, sanki ge├ženekte fareler gezindi ve Mamette ├ž─▒kageldi. Fiyonglu hotozuyla, soluk deve t├╝y├╝ entarisiyle, beni eski g├Ârg├╝ye g├Âre a─č─▒rlamak i├žin eline ald─▒─č─▒ i┼člemeli mendiliyle, bu miniminnac─▒k ya┼čl─▒ kad─▒n gibi g├╝zelini hi├ž g├Ârmemi┼čtim. En ho┼č yan─▒, birbirlerine benzemeleriydi. Ya┼čl─▒ adam─▒n s─▒rt─▒na bir entari, ba┼č─▒na da sar─▒ fiyonglu bir hotoz ge├žirdiniz mi, ona da ÔÇťMametteÔÇŁ diyebilirdiniz. Yaln─▒zca as─▒l Mamette ya┼čam─▒ boyunca ├žok ├╝z├╝nt├╝ ├žekmi┼č olmal─▒yd─▒ ve y├╝z├╝ kocas─▒ndan ├žok daha buru┼čuktu. Kocas─▒ gibi onun da yan─▒nda bir anas─▒z babas─▒z k─▒z vard─▒. Bu mavi pelerinli k├╝├ž├╝k peri, hi├ž yan─▒ndan ayr─▒lm─▒yordu. Bu iki ki┼činin b├Âyle minimini yetimlerce korundu─čunu g├Ârmek gibi dokunakl─▒ ne olabilir?
Mamette i├žeriye girer girmez, yerlere e─čilmeye kalk─▒┼čt─▒, ama adam:
- M├Âsy├Â, Maurice'in arkada┼č─▒ÔÇŽ deyince, e─čilme yar─▒da kald─▒. O anda, titremeye, a─člamaya, mendilini d├╝┼č├╝rmeye, k─▒zarmaya, ├Âtekinden daha k─▒pk─▒rm─▒z─▒ kesilmeye ba┼člad─▒. Ah bu ya┼čl─▒lar! Bir damlac─▒k kanlar─▒ vard─▒r; o da, biraz heyecanland─▒lar m─▒, hemen y├╝zlerine ├ž─▒kar. Kad─▒nca─č─▒z, yan─▒ndaki k├╝├ž├╝─če:
- Çabuk bir iskemle! dedi.
Kocas─▒ da kendi k├╝├ž├╝─č├╝ne:
- ├çabuk pancurlar─▒ a├ž! diye ba─č─▒rd─▒.
Ve her ikisi de birer elimden yakalayarak, beni daha iyi g├Ârmek i├žin, pancurlar─▒n─▒ ard─▒na kadar a├žt─▒klar─▒ pencerenin yan─▒na, tin tin g├Ât├╝rd├╝ler. Koltuklar geldi. Ben de, ikisi aras─▒na, a├ž─▒l─▒r kapan─▒r bir iskemleye oturdum. Maviler giymi┼č k├╝├ž├╝kler de arkam─▒zdayd─▒. Sorgulama ba┼člad─▒:
- Nas─▒ld─▒r? ─░yi midir? Ne yap─▒yor? Ni├žin gelmiyor? Rahat m─▒?
┼×undan bundan, saatlerce konu┼čtuk durduk. Ben de, elimden geldi─čince b├╝t├╝n sorular─▒na yan─▒t vermeye ├žal─▒┼č─▒yor, arkada┼č─▒m konusunda bildiklerimi anlat─▒yor; bilmediklerimi de hi├ž s─▒k─▒lmadan uyduruyordum. ├ľzellikle, pencerelerinin iyi kapan─▒p kapanmad─▒─č─▒na, odas─▒ndaki duvar k├ó─č─▒d─▒n─▒n ne renkte oldu─čuna hi├ž dikkat etmemi┼č oldu─čumu a├ž─▒k├ža s├Âylemekten ├žekiniyordum:
- Odas─▒n─▒n duvar k├ó─č─▒d─▒ m─▒? Ha! Mavi, madam, g├Âk mavisi; g─▒rlantlar─▒ da var.
Kad─▒nca─č─▒z kendinden ge├žerek:
- Sahi mi? diye m─▒r─▒ldan─▒yor ve kocas─▒na d├Ânerek:
- Ne iyi ├žocuktur! diyordu. ├ľteki de, hayran hayran:
- Do─črusu melek gibi ├žocuktur, diye kar─▒s─▒n─▒ onayl─▒yordu.
Ben s├Âyledik├že, onlarda birbirlerine ba┼č sallamalar, anlaml─▒ anlaml─▒ g├╝l├╝msemeler, g├Âz k─▒rpmalar, i┼čaretle┼čmeler g─▒rla gidiyordu. Ya da ya┼čl─▒ adam yan─▒ma yakla┼čarak:
- Biraz daha y├╝ksek sesle s├Âyleyin, kula─č─▒ a─č─▒r i┼čitir! diyor; kar─▒s─▒ysa:
- Kuzum, biraz sesinizi y├╝kseltin, pek iyi duymaz, ricas─▒nda bulunuyordu.
«   01   ...    26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   »   


´╗┐