´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ De─čirmenimden Mektuplar - I : 38


DE─×─░RMEN─░MDEN MEKTUPLAR - I

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 116


yap─▒┼čm─▒┼č, arkada Mamette, y├╝rek ├žap─▒nt─▒lar─▒ i├žinde soluk solu─ča ellerini uzatm─▒┼č, sonra kaba bezden kocaman ├žama┼č─▒r istiflerinden s─▒zan hafif bir bergamut kokusuÔÇŽ Ne ho┼č g├Âr├╝n├╝m!
Sonunda, bir├žok ├žabalamadan sonra, dolaptan o lik├Âr kavanozu ve kavanozla birlikte Maurice'in ├žocuklu─čundan kalma, yamr─▒ yumru olmu┼č g├╝m├╝┼č bir kupa da ├žekilip indirilebildi. Kupay─▒ a─čz─▒na dek kirazla doldurup bana sundular. Maurice, kiraz─▒ pek severmi┼č! Ya┼čl─▒ adam kupay─▒ doldururken, a─čz─▒n─▒n tad─▒n─▒ bilen bir merakl─▒ edas─▒yla:
- K─▒smet sizinmi┼č, diyordu, afiyetle yiyin! Bunlar─▒ kar─▒m haz─▒rlad─▒. San─▒r─▒m be─čeneceksiniz.
Yaz─▒k! Kar─▒s─▒ yapm─▒┼čt─▒, ama ┼čeker koymay─▒ unutmu┼čtu. Ne ├žare, insan ya┼član─▒nca dalg─▒n oluyor. Mametteci─čimin kirazlar─▒ berbatt─▒ ama, ben, hi├ž renk vermeden, hepsini yedim.

* * *

Yemek fasl─▒ndan sonra, ev sahiplerinden izin al─▒p gitmeye davrand─▒m. ÔÇť─░yi ├žocu─čunÔÇŁ s├Âz├╝ edilsin diye, beni bir t├╝rl├╝ b─▒rakmak istemiyorlard─▒. Ama, art─▒k g├╝ne┼č de batmak ├╝zereydi; de─čirmen de epey uzak. Bir an ├Ânce yola ├ž─▒kmak gerekiyordu.
Ya┼čl─▒ adam, benimle birlikte kalkt─▒:
- Mamette, dedi, ceketimi getir de m├Âsy├Ây├╝ ge├žireyim!
Hi├ž ku┼čkusuz, Mamette beni alana dek g├Ât├╝recek zaman olmad─▒─č─▒n─▒, ortal─▒─č─▒n iyice serinledi─čini i├žinden ge├žiriyordu, ama hi├ž belli etmedi. Yaln─▒zca, kocas─▒na o g├╝zel, sedef d├╝─čmeli, kahverengi ceketini giydirirken:
- Ge├ž kalma, e mi? dedi─čini duydum.
O da ├žapk─▒n bir edayla:
- Bilmem, dedi, belli olmaz, belkiÔÇŽ
Bunun ├╝zerine g├╝l├╝┼čerek bak─▒┼čt─▒lar. Onlar─▒n g├╝ld├╝─č├╝n├╝ g├Âren k├╝├ž├╝k mavililer de g├╝ld├╝; hatta kanaryalar bile k├Â┼čelerinde kendilerine g├Âre kahkahay─▒ bast─▒lar. S├Âz aram─▒zda ama, lik├Âr kokusu hepsinin biraz ba┼č─▒n─▒ d├Ând├╝rm├╝┼čt├╝ san─▒r─▒m.
B├╝y├╝kbabayla birlikte evden ├ž─▒kt─▒─č─▒m─▒zda ortal─▒k karar─▒yordu. K├╝├ž├╝k mavililerden biri, d├Ân├╝┼čte ona yolda┼čl─▒k etmek i├žin uzaktan bizi izliyordu; ama kendisinin bundan haberi yoktu; koluma girmi┼č, delikanl─▒ gibi y├╝r├╝mekten ├Âyle b├Âb├╝rleniyordu ki, Mamette, ne┼čeyle kap─▒n─▒n e┼či─činden bu durumu seyrediyor ve bize bakarak, ÔÇťMa┼čallah, bizim efendi ne de g├╝zel y├╝r├╝yor!ÔÇŁ der gibi ba┼č─▒n─▒ sallay─▒p duruyordu.
D├ťZYAZI B─░├ç─░M─░NDE BALADLAR
Bu sabah kap─▒y─▒ a├ž─▒nca g├Ârd├╝m ki, bizim de─čirmenin ├ževresi, hal─▒ gibi ├žepe├ževre k─▒ra─č─▒ tutmu┼č. Otlar, cam gibi par─▒ld─▒yor ve ├ž─▒t─▒rd─▒yor, b├╝t├╝n tepe tir tir titriyorduÔÇŽ Benim sevgili Provence─▒m, g├╝n├╝ birli─čine, kuzey ├╝lkelerine d├Ânm├╝┼čt├╝. ─░┼čte size, salk─▒m sa├žak buz tutmu┼č ├žam a─ča├žlar─▒yla billur demetler halinde a├ž─▒lm─▒┼č lavanta k├╝meleri aras─▒ndan, biraz Cermen fantezisine ka├žan iki balad yazd─▒m. Nas─▒l ka├žmas─▒n? Bir yandan k─▒ra─č─▒n─▒n beyaz k─▒v─▒lc─▒mlar─▒yla g├Âzlerim kama┼č─▒yor, bir yandan da Heinrich Heine'nin ├╝lkesinden gelen leylek s├╝r├╝leri geni┼č ├╝├žgenler halinde, ÔÇťSo─čuk!ÔÇŽ So─čuk!ÔÇŽÔÇŁ diye hayk─▒r─▒┼čarak Camargue'a do─čru s├╝z├╝l├╝yordu.
I - VEL─░AHTIN ├ľL├ťM├ť
«   01   ...    28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   »   


´╗┐