´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ De─čirmenimden Mektuplar - I : 40


DE─×─░RMEN─░MDEN MEKTUPLAR - I

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 116


Lorraine yan─▒t verdi:
- Hayhay, ┼čevketlim!
Ve iki iri g├Âzya┼č─▒, ya─č─▒z yanaklar─▒na s├╝z├╝ld├╝.
O s─▒rada saray─▒n papaz─▒ k├╝├ž├╝k veliahta yakla┼čt─▒ ve mini mini bir ├žarm─▒ha gerilmi┼č Hazreti ─░sa yontusunu g├Âstererek, kendisiyle al├žak sesle uzun uzun konu┼čtu. K├╝├ž├╝k veliaht ┼ča┼čk─▒nl─▒k i├žinde papaz─▒ dinledi, sonra birdenbire:
- S├Âylediklerinizi ├žok iyi anl─▒yorum rahip efendi, dedi, ama k├╝├ž├╝k dostumuz Beppo, kendisine ├žok ├žok para versek, bizim yerimize ├Âlemez mi?
Rahip, yine al├žak sesle bir ┼čeyler s├Âyledi ve k├╝├ž├╝k veliaht, biraz daha ┼ča┼čk─▒nl─▒─ča d├╝┼čt├╝.
Rahip s├Âz├╝n├╝ bitirince, k├╝├ž├╝k veliaht derin derin i├žini ├žekerek:
- K─▒sacas─▒, dedi, b├╝t├╝n bu anlatt─▒klar─▒n─▒z pek ├╝z├╝c├╝ ┼čeyler, rahip efendi. Ama bereket versin ki orada y─▒ld─▒zlar─▒n cennetinde, yine veliaht olaca─č─▒m. Tanr─▒, benim amca o─člumdur, elbette bana, soylulu─čuma g├Âre davran─▒r.
Sonra annesine d├Ând├╝ ve:
- En g├╝zel giysilerimi, beyaz herminden mantomla kadife iskarpinlerimi getirsinler! dedi. Bari meleklere g├╝zel g├Âr├╝neyim, cennete veliaht giysisiyle gireyim!
Rahip, ├╝├ž├╝nc├╝ kez olarak k├╝├ž├╝k veliahta e─čildi ve yava┼č sesle ona uzun uzun bir ┼čeyler s├Âyledi. Daha s├Âz├╝n├╝ bitirmemi┼čti ki, veliaht birdenbire ├Âfkeyle ba─č─▒rd─▒:
- Demek veliaht olmak, bo┼č ┼čeymi┼č, ├Âyle mi?
K├╝├ž├╝k veliaht onu art─▒k dinlemek istemeyerek, duvara d├Ând├╝ ve ac─▒ ac─▒ a─člad─▒.
II - KIRA ÇIKAN İLÇE KAYMAKAMI
Kaymakam, yola d├╝z├╝ld├╝. ├ľnde arabac─▒, arkada seyis, kaymakaml─▒─č─▒n faytonuna kurulmu┼č, Combe-aux-F├ęes'deki panay─▒ra gidiyor. Kaymakam Beyefendi, bu s─▒ra d─▒┼č─▒ g├╝n├╝n y├╝z├╝ suyu h├╝rmetine, i┼člemeli cici frak─▒n─▒, silindir ┼čapkas─▒n─▒, s─▒rma z─▒rhl─▒ darac─▒k pantolonunu giymi┼č, sedef kabzal─▒ t├Âren k─▒l─▒c─▒n─▒ takm─▒┼č, dizleri ├╝zerine yerle┼čtirdi─či nak─▒┼čl─▒ sahtiyandan kocaman bir ├žantaya ├╝zg├╝n g├Âzlerle bak─▒yor.
Kaymakam Beyefendi, nak─▒┼čl─▒ sahtiyandan ├žantas─▒na ├╝zg├╝n g├Âzlerle bak─▒yor, az sonra Combeaux-F├ęes halk─▒na s├Âylemesi gereken o s├Âylevi d├╝┼č├╝n├╝yor:
- Say─▒n ahaliÔÇŽ
Ama istedi─čin kadar kumral favorilerini k─▒v─▒r k─▒v─▒r b├╝ks├╝n ve yirmi kez:
- Say─▒n ahali! desin dursun, s├Âylevin arkas─▒ bir t├╝rl├╝ gelmiyor.
S├Âylevin arkas─▒ bir t├╝rl├╝ gelmek bilmiyor. Tanr─▒m, fayton da ne s─▒cak!.. Combe-aux-F├ęes yolu g├╝ney g├╝ne┼činin alt─▒nda, alabildi─čine toz duman i├žindeÔÇŽ Hava sanki tutu┼čmu┼ča benziyorÔÇŽ Yolun k─▒y─▒s─▒nda, toza bulanm─▒┼č karaa─ča├žlar i├žinden binlerce a─čustosb├Âce─či durmadan birbirleriyle s├Âyle┼čiyorÔÇŽ Birdenbire Kaymakam Beyefendi, ├╝rperir gibi oldu. Kar┼č─▒da bir yamac─▒n ete─činde, sanki kendisine g├Âz k─▒rpan yemye┼čil bir me┼če korusu ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒:
- Bize buyurun Kaymakam Beyefendi! S├Âylevinizi bizim a─ča├žlar─▒n alt─▒nda daha iyi haz─▒rlars─▒n─▒z!..
«   01   ...    30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   »   


´╗┐