´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ De─čirmenimden Mektuplar - II : 25


DE─×─░RMEN─░MDEN MEKTUPLAR - II

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 117


acemilikleri, ne yapt─▒─č─▒n─▒ bilmeyen, dar d├╝┼č├╝nceli bir y├Ânetimle ├žeki┼čmelerÔÇŽ Bu ne emekti, bu ne yorgunluktu! Hi├ž durup dinlenmeden her ┼čeye g├Âz├╝n├╝ d├Ârt a├žmal─▒yd─▒!
┼×imdi bile, k├Ât├╝ g├╝nlerin ge├žmi┼če kar─▒┼čm─▒┼č olmas─▒na ve al─▒n teriyle pek pahal─▒ya kazan─▒lan zenginli─če kar┼č─▒n, kar─▒ koca, her ikisi de ├žiftlikte herkesten ├Ânce ayaktayd─▒lar. Sabah sabah onlar─▒n yer kat─▒ndaki b├╝y├╝k mutfaklarda dola┼čarak i┼č├žilerin kahvalt─▒s─▒n─▒ g├Âzettiklerini duyuyordum. Biraz sonra ├žan ├žald─▒ ve arkas─▒ndan da i┼č├žiler yola d├╝z├╝ld├╝ler: Burgonya'dan gelme ba─čc─▒lar, ba┼člar─▒nda k─▒rm─▒z─▒ birer fes, d├Âk├╝len k─▒l─▒klar─▒yla oymak ├žift├žileri, Mohanl─▒ bald─▒r─▒├ž─▒plak yol i┼č├žileri, Maltal─▒lar, Lucquesl├╝ler, k─▒sacas─▒ y├Ânetimi g├╝├ž, karmakar─▒┼č─▒k bir toplulukÔÇŽ ├çiftlik sahibi, kap─▒n─▒n ├Ân├╝nde, her birine buyurgan ve sert├že bir sesle, o g├╝n yapaca─č─▒ i┼či s├Âyl├╝yordu. Bu da bitince, adamca─č─▒z ba┼č─▒n─▒ kald─▒rd─▒ ve merakl─▒ merakl─▒ g├Âky├╝z├╝ne bakt─▒. Sonra, beni pencerede g├Âr├╝nce:
- Ekin i├žin k├Ât├╝ hava, dedi. Sam geliyor.
Ger├žekten, g├╝ne┼č y├╝kseldik├že g├╝neyden bir f─▒r─▒n─▒n kapa─č─▒ a├ž─▒l─▒p kapan─▒yormu┼č gibi, yak─▒c─▒ ve bo─čucu soluklar gelmeye ba┼člad─▒. ─░nsan nereye oturaca─č─▒n─▒, ne yapaca─č─▒n─▒ ┼ča┼č─▒r─▒yordu. B├╝t├╝n sabah, b├Âyle ge├žti. Kahvelerimizi dehlizdeki has─▒rlar─▒n ├╝st├╝nde i├žtik. Ne konu┼čacak, ne de k─▒m─▒ldanacak g├╝c├╝m├╝z vard─▒. K├Âpekler uzanm─▒┼č, d├Â┼čeme ta┼člar─▒ndan serinlik umarak bitkin bitkin yerlerde yat─▒yordu. ├ľ─čle yeme─čini yiyince biraz kendimize geldik. Bu tuhaf ve ├že┼čidi bol yemekte neler yoktu: Sazan bal─▒─č─▒, alabal─▒k, yaban domuzu, kirpi eti, Staoueli tereya─č─▒, Crescia ┼čaraplar─▒, hintarmutlar─▒, muzlar; k─▒sacas─▒ ├ževremizdeki karmakar─▒┼č─▒k do─čaya pek benzeyen bir s├╝r├╝ gurbet├ži yemekÔÇŽ Tam sofradan kalk─▒laca─č─▒ s─▒rada, f─▒r─▒n gibi yanan bah├žeden s─▒cak girmesin diye kapal─▒ duran balkon kap─▒s─▒n─▒n ├Ân├╝nde, birdenbire ba─čr─▒┼čmalar oldu:
- Çekirge geliyor! Çekirge geliyor!
Ev sahibinde, sanki b├╝y├╝k bir y─▒k─▒m haberi alm─▒┼č gibi bet beniz kalmad─▒. Hemen d─▒┼čar─▒ya f─▒rlad─▒k. Az ├Ânce ├ž─▒t bile duyulmayan yap─▒da, on dakika s├╝recek bir ko┼ču┼čmad─▒r ba┼člad─▒; uyanman─▒n tela┼č─▒ i├žine kar─▒┼č─▒p yiten karmakar─▒┼č─▒k sesler duyuldu. Hizmet├žiler, ├Â─čle uykusuna yatt─▒klar─▒ dehlizlerin g├Âlgesinden, bak─▒r kazan, le─čen, tencere gibi ellerine ge├žirdikleri b├╝t├╝n madenden kab kacaklara sopayla, yabayla, d├Â─čenle vura vura d─▒┼čar─▒ya f─▒rlad─▒lar. ├çobanlar, borular─▒n─▒ ├Âtt├╝r├╝yorlard─▒. Kimilerinin ellerinde de ├╝fleyince ses ├ž─▒karan kavkalar, av borular─▒ vard─▒. Korkun├ž, bozuk d├╝zen bir ┼čamatad─▒r ba┼člad─▒. ├çevredeki ├žad─▒rlardan ko┼čup gelen Arap kar─▒lar─▒n─▒n tiz perdeden ÔÇťlu luÔÇŁlar─▒ hepsini bast─▒r─▒yordu. S├Âylendi─čine bak─▒l─▒rsa, ├žekirgeleri ka├ž─▒rmak, yere konmalar─▒na engel olmak i├žin, ├žokluk, b├╝y├╝k bir g├╝r├╝lt├╝, havan─▒n sesle sars─▒lmas─▒ yetermi┼č.
Peki ama ┼ču korkun├ž hayvanlar da neredeydi acaba? S─▒caktan titreyen g├Âky├╝z├╝nde, ufuktan bir dolu bulutu gibi bak─▒r renginde, tek par├ža bir bulutun, t─▒pk─▒ bir orman─▒n i├žine sald─▒rm─▒┼č kas─▒rga g├╝r├╝lt├╝s├╝yle s├Âk├╝n etmesinden ba┼čka bir ┼čey g├Ârd├╝─č├╝m yoktu. ─░┼čte bunlar, ├žekirgeydi. Birbirlerine kuru ve gergin kanatlar─▒yla destek olarak, k├╝tle halinde u├žuyorlard─▒. Ba─čr─▒┼čmalar─▒m─▒za, b├╝t├╝n emeklerimize kar┼č─▒n bulut, ovaya d├╝┼čen o ulu g├Âlgesiyle hep ilerliyordu. ├çok ge├žmeden tepemize geldi. Bir an, k─▒y─▒lar─▒nda bir sa├žaklanma, bir y─▒rt─▒lma oldu. Sa─čana─č─▒n ilk damlalar─▒ gibi kimi ├žekirgeler, k─▒rm─▒z─▒mt─▒rak ve besbelli, s├╝r├╝den ayr─▒ld─▒. Sonra b├╝t├╝n bulut patlay─▒verdi ve bu b├Âcek ya─čmuru, g├╝r ve g├╝r├╝lt├╝l├╝, topra─ča d├╝┼čt├╝. G├Âz alabildi─čine tarlalar ├žekirgeyle, parmak boyunda kocaman ├žekirgelerle ├Ârt├╝ld├╝.
─░┼čte o zaman k─▒r─▒m ba┼člad─▒. ─░─čren├ž bir ezilme, ├ži─čnenen saman h─▒┼č─▒rt─▒s─▒ÔÇŽ T─▒rm─▒klarla, ├žapalarla, sabanlarla, bu k─▒v─▒r k─▒v─▒r topra─č─▒n alt─▒ ├╝st├╝ne getiriliyordu. Ne kadar ├Âld├╝r├╝lse, daha ├žo─ču ├ž─▒k─▒yordu. Uzun bacaklar─▒ birbirine ge├žmi┼č, kat kat kayna┼č─▒p duruyorlar, ├╝sttekiler, can korkusuyla z─▒pl─▒yorlar ve b├Âyle garip bir tarla s├╝rme i┼či i├žin sabana ko┼čulan beygirlerin burnuna s─▒├žr─▒yorlard─▒. Tarlalar─▒n i├žine b─▒rak─▒l─▒veren ├žiftlik k├Âpekleriyle, ├ževredeki Araplar─▒n ├žomarlar─▒ ├žekirgelere sald─▒r─▒yor ve h─▒rsla
«   01   ...    15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   ...    38   »   


´╗┐