´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ De─čirmenimden Mektuplar - II : 27


DE─×─░RMEN─░MDEN MEKTUPLAR - II

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 117


g├╝vercinlik gibi sessiz duran ├žan kulesiydi. Paras─▒zl─▒ktan bir tek ├žan bile sat─▒n alamayan ke┼či┼čler, topluluklar─▒n─▒ sabah duas─▒na tahta ka┼č─▒k ├žalarak ├ža─č─▒r─▒yorlard─▒!..
Zavall─▒ ak ke┼či┼čler! F├ęte-Dieu g├╝n├╝nde yap─▒lan dinsel alayda, zavall─▒lar, benizleri solmu┼č, kavun karpuzla ge├žinmekten imanlar─▒ gevremi┼č, yamal─▒ harmaniler i├žinde ge├žerlerdi. Arkalar─▒nda da ba┼čke┼či┼č cenaplar─▒, yald─▒z─▒ u├žmu┼č asas─▒yla g├╝ve yemi┼č y├╝n k├╝lah─▒n─▒ herkese g├Âstermekten utan─▒yormu┼č gibi k├Âs k├Âs giderdi. Tarikata be─čl─▒ kad─▒nlar, safta, bu ac─▒kl─▒ duruma a─člarlar, sancak ta┼č─▒yan ┼či┼čko herifler, zavall─▒ ke┼či┼čleri birbirlerine g├Âstererek, al├žak sesle alay ederlerdi:
- S├╝r├╝yle giden s─▒─č─▒rc─▒k ku┼ču, s─▒ska olur!
Do─črusu, bu talihsiz ke┼či┼čler de, diyar diyar g├Â├ž edip ba┼člar─▒n─▒ sokacak birer delik araman─▒n daha uygun olup olmayaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nme a┼čamas─▒na gelmi┼člerdi.
─░┼čte manast─▒r kurulunda, bu pek ciddi konu tart─▒┼č─▒ld─▒─č─▒ bir s─▒rada fr├Ęre (*) Gaucher'nin kurula bir ┼čey s├Âylemek istedi─či ba┼čke┼či┼če bildirildi. Bilgi olarak s├Âyleyelim ki, bu fr├ęre Gaucher, manast─▒r─▒n inek ├žoban─▒yd─▒; yani b├╝t├╝n ├Âmr├╝n├╝ kald─▒r─▒m ta┼člar─▒ aras─▒nda ot arayan iki s─▒ska ine─či ├Ân├╝ne katarak avluda, ┼ču kemer senin, bu kemer benim, dola┼čmakla ge├žirirdi. On iki ya┼č─▒na dek Baux y├Âresinde, B├ęgon teyze dedikleri z─▒rdeli bir kocakar─▒n─▒n yan─▒nda kalm─▒┼č, sonra manast─▒ra al─▒nm─▒┼čt─▒. Zavall─▒ inek ├žoban─▒, hayvan g├╝tmekten ve Pater Noster'i (**) ezbere okumaktan ba┼čka bir ┼čey ├Â─črenmemi┼čti. Bir par├ža kafas─▒ kal─▒n, akl─▒ da kur┼čun gibi oturakl─▒ oldu─čundan, bu duay─▒ bile Provence dilinde bellemi┼čti. Bununla birlikte, biraz ÔÇťkeyif ehliÔÇŁ olmas─▒na kar┼č─▒n, abas─▒ndan ho┼čnut, dini b├╝t├╝n bir H─▒ristiyand─▒. Kendisini biraz inan├ž, biraz da kol g├╝c├╝yle, Tanr─▒ yolundan ay─▒rmamaya dikkat ederdi.
Onun b├╝y├╝k salona b├Âyle b├Ân b├Ân ve abullabut girip, bir baca─č─▒ geride, kurulu selamlad─▒─č─▒n─▒ g├Âren ba┼čke┼či┼č, dan─▒┼čmanlar, kesedar; k─▒sacas─▒ herkes g├╝lmeye ba┼člad─▒. Bu ke├ži sakall─▒, biraz deli g├Âzl├╝, ablak ve k─▒ranta olan bu surat, nereden gelirse gelsin, hep b├Âyle kar┼č─▒lan─▒rd─▒. Onun i├žin fr├ęre Gaucher, bu kahkahaya ald─▒rmad─▒ÔÇŽ Yaln─▒z, zeytin ├žekirde─činden tesbihini evire ├ževire, saf├ža:
- Hazretlerim, dedi, i├ži bo┼č f─▒├ž─▒ ├žok ses verir, derler, do─črudur. Bak─▒n ben de ┼ču kuru kafam─▒ oya oya hepimizi s─▒k─▒nt─▒dan kurtaracak bir yol buldum san─▒r─▒m. Bak─▒n nas─▒l? B├ęgon teyzeyi, hani can─▒m, k├╝├ž├╝kl├╝─č├╝mde bana bakan kad─▒nca─č─▒z─▒ hep bilirsiniz. (Tanr─▒ ac─▒s─▒n kocakar─▒ya! Kafay─▒ ├žekti mi ne a─č─▒za al─▒nmaz ┼čark─▒lar s├Âylerdi.) Ancak hazretlerim, demek istedi─čim ┼čey ┼ču ki, B├ęgon teyze sa─čl─▒─č─▒nda da─člarda biten ├že┼čit ├že┼čit otlar─▒, Korsika'n─▒n kocam─▒┼č karatavuklar─▒ndan daha iyi bilirdi. ├ľl├╝m├╝ne yak─▒n, birlikte gidip de k├╝├ž├╝k Alp da─člar─▒ndan toplad─▒─č─▒m─▒z be┼č alt─▒ ├že┼čit otu birbirine kar─▒┼čt─▒rarak e┼čsiz bir iksir bile yapm─▒┼čt─▒. Aradan uzun y─▒llar ge├žti, ama Saint Augustin'in yard─▒m─▒yla ve ba┼č─▒m─▒z─▒n izniyle, ┼č├Âyle bir pa├žalar─▒ s─▒vayacak olursam, o gizemli iksirin nas─▒l yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ bulurum. Art─▒k o zaman, ┼či┼čelere doldur doldur, sat. Biraz da pahal─▒ca satt─▒k m─▒, manast─▒r─▒m─▒z, ufak ├žapta zengin bile olur. ├ľteki tarikatlar da b├Âyle yapm─▒yorlar m─▒?..
Daha s├Âz├╝n├╝ bitirmemi┼čti ki, ba┼čke┼či┼č yerinden kalkarak boynuna sar─▒ld─▒. Dan─▒┼čmanlar ellerinden yakalad─▒lar. ├ľtekilerden daha ├žok heyecana kap─▒lan kesedar, sayg─▒yla, lime lime olmu┼č abas─▒n─▒n ete─čini ├Âpt├╝ÔÇŽ Sonra her biri, konuyu bir karara ba─člamak ├╝zere gelip koltu─čuna oturdu ve hemen kurul, o anda, fr├Ęre Gaucher'nin kendisini b├╝t├╝n b├╝t├╝ne iksir yap─▒m─▒na verebilmesi i├žin ineklerin fr├Ęre Thrasybule'e devredilmesini kararla┼čt─▒rd─▒.

* * *

Acaba nas─▒l oldu da bu kutsal adam, B├ęgon teyzenin formul├╝n├╝ yeniden elde edebildi? Ne emekler, ne uykusuz ge├žen geceler pahas─▒na! ├ľyk├╝de bundan s├Âz edilmiyor. Yaln─▒z ┼čuras─▒ kesin ki, alt─▒ ay ge├žmeden, ak ke┼či┼člerin iksiri halk aras─▒nda pek be─čenilmi┼čti. B├╝t├╝n o y├Ârede, b├╝t├╝n Arles ├╝lkesinde, bir tek ├žiftlik evi, bir tek ambar yoktu ki, kilerinde pi┼čmi┼č ┼čarap ┼či┼čeleriyle zeytinya─č─▒ k├╝pleri aras─▒nda, Provence
«   01   ...    17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   »   


´╗┐