´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ De─či┼čen Kafalar : 07


DE─×─░┼×EN KAFALAR (Bir Hint Efsanesi)

THOMAS MANN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 25


Nanda s─▒rt├╝st├╝ yatmaktan ho┼članm─▒yor, Toprak Ana'n─▒n bi├žemince g├Â─če bakmaya bu i┼čten ho┼čland─▒─č─▒ndan de─čil, uysall─▒─č─▒ndan katlanm─▒┼č bulunuyordu. Nitekim biraz sonra yeniden kalkarak a─čz─▒nda bir ├ži├žek oldu─ču halde dravit bi├žeminde ├ž├Âmeldi.
├çevresinde u├žu┼čan bir s├╝r├╝ sine─čin bir tek ki┼či oldu─čunu varsayarak:
- ─░ndra'n─▒n korudu─ču da amma can s─▒k─▒c─▒ ha, dedi. Herhalde benim g├╝zelim hardal ya─č─▒m onlar─▒ ├žekiyor. Belki de koruyucusu olan fil s├╝r├╝c├╝s├╝, y─▒ld─▒r─▒mlar efendisi y├╝ce tanr─▒dan bize i┼čkence etmek i├žin buyruk alm─▒┼čt─▒r. Nedenini biliyorsun ya!
┼×ridaman:
- Bunun sana zarar─▒ dokunmamal─▒yd─▒, dedi. ├ç├╝nk├╝ sen, a─čac─▒n alt─▒nda yap─▒lan toplant─▒da ge├žen g├╝zdeki ÔÇť─░ndra'ya ┼×├╝kranÔÇŁ t├Âreninin eski, daha do─črusu yeni yordama g├Âre diyelim ve Brahman gelenekleriyle dinsel bir bi├žimde kutlanmas─▒na yanda┼č olanlardand─▒n. E─čer biz sonraki dan─▒┼čmalar─▒m─▒zda ─░ndra t├Âreninden vazge├žip de kendimize yeni, daha do─črusu ├žok daha eski ve k├Ây halk─▒na, bizim sofulu─čumuza, ilk budun kalesini y─▒kan y─▒ld─▒r─▒mc─▒ ─░ndra i├žin Brahmanl─▒─č─▒n yapt─▒─č─▒ gereksiz g├Âsterilerden daha do─čal gelen bir ┼č├╝kran t├Âreni yapmaya karar vermi┼č bulunuyorsak, bunda senin su├žun yok ki.
Nanda:
- S├Âz├╝n do─čru ama diye yan─▒tlad─▒. Bu i┼č beni h├ól├ó korkutuyor. ├ç├╝nk├╝ her ne kadar a─čac─▒n alt─▒nda ben ─░ndra'dan yana konu┼čmu┼čsam da, korkar─▒m o, bu gibi ayr─▒nt─▒lara ald─▒rmadan bayram─▒ndan yoksun b─▒rak─▒ld─▒─č─▒ i├žin b├╝t├╝n ÔÇť─░neklerin Mutlulu─čuÔÇŁnu sorumlu tutar! ─░nsanlar─▒n neredense ak─▒llar─▒na esmi┼č, ─░ndra ┼č├╝kran t├Âreni, hi├ž olmazsa bizim gibi ├žoban ve ├žif├žilere uygun de─čil, bunun yerine t├Ârenlere sofuca bir sadelik vermek gerekir, diye tutturmu┼člar. B├╝y├╝k ─░ndra'dan bize ne demi┼čler. Onun i├žin Veda bilgini Brahmanlar, sonu gelmeyen yakar─▒larla kurbanlar veriyor. Ama biz, s─▒─č─▒rlara, da─člara ve otlaklara kurban kesece─čiz; ├ž├╝nk├╝ onlar, bizim ger├žek ve bize lay─▒k tanr─▒lar─▒m─▒zd─▒r. ├ç├╝nk├╝ ├Âyle san─▒yoruz ki; gelecekleri koruyan ─░ndra, ortaya ├ž─▒k─▒p ilk oturanlar─▒n kalesini y─▒k─▒ncaya kadar biz b├Âyle yapm─▒┼čt─▒k ve bundan sonra da bu pekiyi an─▒msayamad─▒─č─▒m─▒z t├Âren y├Ântemlerini bize, y├╝reklerimizdeki an─▒lar ├Â─čretecektir. Biz, yak─▒n─▒m─▒zdaki ÔÇťRenkli TepeÔÇŁ otla─č─▒na, an─▒lar─▒n─▒ y├╝re─čimizden ald─▒─č─▒m─▒z i├žin bize yeni gelen sofu geleneklerle hizmet edelim. Temiz hayvanlar─▒m─▒z─▒ ona kurban edip ek┼či s├╝t, ├ži├žek, yemi┼č ve ├ži─č pirin├žten arma─čanlar─▒m─▒z─▒ ona g├Ât├╝relim. Ondan sonra ├ži├žeklerle s├╝slenmi┼č inekler, s├╝r├╝ler halinde ve sa─č b├Â─č├╝rleri da─ča do─čru olmak ├╝zere ├ževresini dola┼čs─▒n ve ├Âk├╝zler ya─čmur bulutlar─▒ndan kopan g├Âk g├╝r├╝lt├╝leri gibi sesleriyle ona do─čru b├Â─č├╝rs├╝nler. ─░┼čte bizim eski -yeni da─č t├Ârenimiz bu olsun. Ama Brahmanlar i┼či bozmas─▒n diye onlardan y├╝zlercesinin karn─▒n─▒ doyural─▒m, b├╝t├╝n s├╝r├╝lerden s├╝t toplay─▒p kayma─č─▒n─▒ ├ž─▒karal─▒m, s├╝tla├ž yapal─▒m, o zaman onlar da ho┼čnut olur. ─░┼čte a─čac─▒n alt─▒nda baz─▒lar─▒ b├Âyle demi┼č, bir b├Âl├╝─č├╝ onlara uymu┼č, bir b├Âl├╝─č├╝ de uymam─▒┼čt─▒. Ben, ba┼č─▒ndan beri da─č t├Ârenine kar┼č─▒yd─▒m. ├ç├╝nk├╝ siyah ─▒rk─▒n kalesini y─▒kan ─░ndra'dan ├žok ├žekiniyor ve ne oldu─čunu do─čru d├╝r├╝st bilmedi─čimiz geleneklere d├Ânmekten bir ┼čey ummuyordum. Ama sen, temiz ve do─čru s├Âzlerle -do─čruyla s├Âylemek istedi─čim, s├Âzc├╝k olarak- yeni t├Âren bi├žimini tutup ─░ndra'y─▒ hi├že sayan da─č t├Ârenlerinin yenilenmesinden yana konu┼čunca, ben sustum. ─░├žimden, e─čer okula gidip felsefeden bir ┼čeyler ├Â─črenmi┼č olanlar ─░ndra'ya kar┼č─▒ ve sadele┼čtirmeden yana konu┼čurlarsa, bizim gibilere susmaktan ve b├╝y├╝k istilac─▒, kale devirenin usa uygun davranarak yaln─▒zca say─▒s─▒ bol Brahmanlar─▒ doyurmam─▒za raz─▒ olup bizi ya kurakl─▒k ya da fazla ya─čmurla yok etmemesini beklemekten ba┼čka bir ┼čey kalm─▒yordu. Kim bilir, belki de bu t├Ârenlerden kendisi de usanm─▒┼čt─▒r da alay i├žin bu da─č t├Ârenini ve ineklerin ge├židini istemektedir, diye d├╝┼č├╝nd├╝m. Biz safdiller ona kar┼č─▒ sayg─▒ duyuyoruz ama belki de o kendi kendisine kar┼č─▒ b├Âyle bir duygu beslemiyor, dedim. Sonralar─▒ ben de bu yeniden kutlanan eski t├Ârenden zevk ald─▒m ve ├želenkli ineklerin da─č─▒n ├ževresini dola┼čmas─▒n─▒ sa─člayanlara isteyerek yard─▒m ettim. Ama az ├Ânce sen, benim ┼čive yanl─▒┼č─▒m─▒ d├╝zelterek ÔÇťsiyatÔÇŁ dememi istedi─čin zaman, yine nas─▒l olup da senin, do─čru ve d├╝zg├╝n s├Âzc├╝klerle biz safdillerden yana konu┼čabildi─čini d├╝┼č├╝nd├╝m.
┼×ridaman:
- Beni su├žlayamazs─▒n, dedi. ├ç├╝nk├╝ sen, halk y├Ântemiyle Brahmanlar─▒n yakar─▒ t├Ârenlerinden yana konu┼čtun. Bu durumun seni sevindirdi ve mutlu etti. Ama sana ┼čunu s├Âyleyeyim ki; g├╝zel ve d├╝zg├╝n s├Âzc├╝klerle sade insanlar─▒n lehine konu┼čmak ├žok daha zevkli ve mutluluk verici bir ┼čeydir.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   ...    38   »   


´╗┐