Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Devlet I - II : 06


DEVLET I - II

PLATON

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 6


“Mademki sözün varisi sensin, söyle bakalım” dedim. “Simonides doğruluk üzerine ne diyor da, sen onu haklı buluyorsun?”
“Herkese borç olanı vermek doğrudur, diyor ve bence böyle söylemekle iyi söylemiş oluyor” dedi.
“Evet, Simonides'e inanmamak kolay değil”, dedim; “çünkü o tanrı gibi akıllı uslu bir insandır. Ama onun sözlerini belki sen Polemarkhos anlayabilirsin; ben anlayamıyorum. Demin, biri birine bir şey emanet eder de, öteki artık aklı başında değilken emanetinin geri verilmesini isterse, o şeyi vermeli mi vermemeli mi diye konuşmuştuk; belli ki Simonides bunu kastetmiştir. Bununla birlikte bu emanet bir borçtur, değil mi?”
“Evet.”
“Emanetini aklı başında olmayan biri geri isteyecek olursa, o zaman asla vermemeli, değil mi?”
“Evet” dedi.
“O halde, borcun geri verilmesi doğrudur, demekle; anlaşılan Simonides başka bir şey söylemek istiyor.”
“Zeus hakkı için! Gerçekten, başka bir şey söylemek istiyor” dedi. “Çünkü onun fikri şudur: Doğruların borcu dostlara iyilik etmektir, kötülük etmek değil?”
“Anlıyorum” dedim. “Alanla veren dostsa, vermekle almak da zararlı olursa, altınını emanet etmiş olana geri veren, borçlu olduğu şeyi geri vermiş olmaz. Sence Simonides'in demek istediği bu değil mi?”
“Tam da bu.”
“Peki, düşmana bir şey borçluysak, geri vermeli miyiz?”
“Şüphesiz, ne borçluysak, onu vermeliyiz” dedi. “Düşman düşmana, bence ancak kötülük borçludur; ona düşen de budur.”
“Görülüyor ki Simonides doğruluğun ne olduğunu bir bilmece şeklinde şairce söyledi; çünkü besbelli ki o, doğruluk herkese hakkını vermektir demek istiyor; buna da 'borç' diyor” dedim.
“Peki, buna bir diyeceğin var mı?” diye sordu.
“Ey Zeus!” dedim, “biri şöyle sorsaydı: 'Simonides, bir sanat, hekimlik adını almak için, neye neyi borç ve hak olarak vermelidir?' Simonides ne cevap verirdi sanırsın?”
“Şüphesiz, 'bedenlere ilaç ve yiyecek, içecek vermelidir' derdi.”
“Bir sanat, aşçılık adını almak için, neye neyi borç ve hak olarak vermelidir?”
“Katıklara tuz, biber vermelidir.”
“Peki, öyleyse, kimlere ne veren sanata doğruluk denebilir?”
“Önce dediklerimize uymak gerekirse Sokrates, dosta fayda, düşmana zarar veren sanata.”
“O halde Simonides, 'doğruluk dosta iyilik, düşmana kötülük etmektir' demek istiyor değil mi?”
“Öyle sanırım.”
“Peki, hastalık sağlık konularında, hastalıklarında dosta iyilik düşmana kötülük etmek en çok kimin elinden gelir?”
“Hekimin.”
“Ya deniz yolculuklarında, tehlike baş gösterince, dosta iyilik, düşmana kötülük en çok kimin elinden gelir?”
“Dümencinin.”
“Doğru adama gelince, onun hangi işte, hangi başarılarda dosta faydası, düşmana zararı dokunabilir?”
“Savaşta, düşmana saldırmak, dosta yardım etmekte, sanırım.”
“Peki, ama azizim Polemarkhos, hasta olmayanlara hekim faydasızdır, değil mi?”
“Doğru.”
“Deniz yolculuğuna çıkmayanlara da dümenci faydasızdır, değil mi?”
“Evet.”
“Savaşmayanlara da doğru adam faydasızdır, değil mi?”
“Hiç de bu fikirde değilim.”
“O halde doğruluk barışta da faydalıdır, değil mi?”
“Evet, barışta da faydalıdır.”
“Çiftçilik de faydalıdır, değil mi?”
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   ...    39   »