Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Devlet I - II : 11


DEVLET I - II

PLATON

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 6


“Başkalarından öğrendiğimi söylüyorsun, Thrasymakhos! Haklısın. Ama minnettarlık göstermediğime gelince bunda yanılıyorsun; ben elimden geldiği kadar minnet borcumu ödüyorum. Elimden de sadece övmek gelir. Param yok ki! Ama bunu candan yaptığımı, birinin iyi konuştuğunu görürsem, onu candan övdüğümü, sen hele bir konuş hemen görürsün; çünkü eminim, iyi konuşacaksın” dedim.
“Dinle öyleyse!” dedi. “İşte benim fikrim: Doğruluk güçlünün işine gelen şeydir, başka bir şey değil. Ee, niçin övmüyorsun! Tabii övmek istemezsin!”
“Ne demek istediğini bir anlayayım da öyle”, dedim. “Şimdilik daha anlamadım. Sen, doğruluk güçlünün işine gelen şeydir diyorsun? Peki, Thrasymakhos, bunu söylerken acaba ne demek istiyorsun? Örneğin pankration pehlivanı Pulydamas <a name=“icnot21”></a><a href=“006_devlet_1_2_s38.php#dipnot21”>(21)</a> bizden güçlü olduğuna ve sığır eti gücünü korumak için ona yaradığına göre, bu besin onun kadar güçlü olmayan bizler için de hem yararlı, hem de doğrudur; bunu mu demek istiyorsun?”
“Sen insanı iğrendiriyorsun, Sokrates!” dedi. “Sözümü ne kadar yanlış anlamak mümkünse, o kadar yanlış anlıyorsun.”
“Hiç de öyle değil, dostum” dedim. “Yalnız ne demek istediğini daha açık söyle!”
“Sokrates, sen kentlerde tiranlık, demokrasi, aristokrasi gibi değişik hükümet şekilleri olduğunu gerçekten bilmiyor musun?”
“Bilmez olur muyum?”
“Her kentte iktidar, hüküm süren unsurun elindedir; öyle değil mi?”
“Şüphesiz.”
“Her hükümet yasalarını kendi işine geldiği gibi yapar: Demokrasi demokratlığa uygun yasalar, tiranlık tiranlığa uygun yasalar koyar, diğerleri de tıpkı böyledir. Bu yasaları koyarak, kendi işlerine gelenin yönetilenler için de doğru olduğunu söylerler; kendi işlerine gelenden ayrılanı da, yasaya, hakka karşı geliyor diye cezalandırırlar. İşte dostum, benim dediğim şudur: Doğruluk her yerde birdir, yani oradaki hükümetin işine gelen şeydir; güç onun elindedir. Doğru dürüst akıl yürütmesini bilen bir adam, bundan şunu çıkarır: Doğru olan hep aynıdır, yani güçlünün işine gelen neyse, odur.”
“Ne demek istediğini şimdi anladım. Ama işin gerçekten böyle olup olmadığını öğrenmeye çalışacağım. Demek Thrasymakhos, sen de 'doğruluk işe gelen şeydir' cevabını verdin; hâlbuki bana böyle bir cevap vermeyi yasaklamıştın; ama doğrusu, sözüne bir de 'güçlünün' sözcüğünü kattın.”
“Anlaşılan önemsiz bir sözcük katmışım!” dedi.
“Önemli mi, önemsiz mi bu henüz belli değil; fakat belli olan bir şey varsa, o da söylediğinin gerçeğe uygun olup olmadığını araştırmak gerektiğidir. Mademki sen doğrunun işe gelen bir şey olduğunu söylüyorsun, ben de bu fikirdeyim; ama sen bir şey daha katıyor, güçlünün işine gelen şeydir, diyorsun. Ben bunu bilmiyorum; onun için araştırmak gerekiyor.”
“Araştır” dedi.
“Hepsi olacak” dedim. “Sen yalnız şuna cevap ver: Tabii, yönetenleri dinlemenin de doğru olduğu fikrindesin, değil mi?”
“Evet.”
“Peki, acaba kentlerin başında bulunanlar hiç yanılmazlar mı? Yoksa onların da yanıldığı olur mu?”
“Onlar da bazen yanılabilirler” dedi.
“Demek ki, yasa koymaya giriştiler mi, bazılarını doğru, bazılarını yanlış koyabilirler, değil mi?”
“Öyle sanırım?”
“Tabii, doğru yasa koymak kendi işlerine geleni, yanlış yasa koymak da kendi işlerine gelmeyen yasaları koymaktır diyeceksin; değil mi?”
“Öyle.”
“Ama nasıl bir yasa koyarlarsa koysunlar, yönetilenler ona uymalıdır, doğru olan budur.”
“Kuşku yok.”
“Demek ki, sözlerine bakılırsa, doğru olan şey yalnızca güçlünün işine geleni yapmak değil, karşıtını da, yani işine gelmeyeni de yapmaktır.”
“Ne? Ne diyorsun sen?”
“Senin söylediklerini sanırım. Ama konuyu daha iyi araştıralım. Söyle, anlaşmamış mıydık? Yönetenlerin yönetilenlere, şunu bunu yapmayı buyururken, bazan kendi gerçek çıkarlarının ne olduğunda yanıldıkları, fakat yönetilenlerin baştakilerin emrini yerine getirmelerinin doğru olduğu üzerinde anlaşmamış mıydık?”
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   ...    39   »