Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Devlet I - II : 13


DEVLET I - II

PLATON

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 6


“Sen beni o kadar deli mi sanıyorsun? Ben hiç aslanı kırkmaya, <a name=“icnot22”></a><a href=“006_devlet_1_2_s38.php#dipnot22”>(22)</a> Thrasymakhos'a oyun oynamaya kalkışır mıyım?”
“Demin kalkıştıydın ya! Ama bunu yine başaramadın!”
“Yeter” dedim, “Bu konuyu kapatalım. Şimdi sen söyle bana: O senin daha önce sözünü ettiğin 'tam anlamıyla hekim nedir? Para toplayan biri mi, yoksa hastalara bakan biri mi? Ama gerçekten hekim olan hekimi anlat!”
“Hekim hastalara bakan biridir.”
“Ya kaptan nedir? Gerçek anlamda bir kaptan, gemicilerin başı mıdır, yoksa bir gemici midir?”
“Gemicilerin başıdır.”
“Demek gemide seyahat ettiği hesaba katılmamalı, ona 'bir gemici' dememeli; çünkü ona, denizde seyrettiğinden değil, sanatından ve gemicilerin başında olduğundan ötürü kaptan denir.”
“Doğru.”
“Bunların her birinin işine yarayan bir şey yok mudur dersin?”
“Var tabii.”
“Hatta sanat da herkesin işine yarayanı arayıp onu sağlamak için doğmuş değil midir?”
“Evet, bunun için doğmuştur.”
“Peki, her sanatın, mükemmel olmanın dışında, işine yarayan başka bir şey var mıdır?”
“Bu soruyla ne demek istiyorsun?”
“Şunu: Örneğin bana, 'bedene beden olmak yeter mi, yoksa başka şeye ihtiyacı var mı?' diye sorsan, şöyle bir cevap veririm: 'Herhalde başka şeye ihtiyacı var ki hekimlik sanatı bulunmuş; çünkü beden aciz bir şeydir ve ona yalnızca beden olmak yetmez. İşte bu sanat onun işine gelenleri, yani ona yarayan şeyleri sağlamak için meydana getirilmiştir.' Böyle söylemekle sence doğru mu söylüyorum, yoksa yanlış mı?”
“Doğru” dedi.
“Peki, sonra, hekimliğin kendisi de aciz midir? Yahut başka herhangi bir sanatın ayrıca bir güce ihtiyacı olabilir mi? Örneğin göze görme, kulağa işitme gücü gereklidir; bu yüzden de gözün ve kulağın, kendilerine yararlı olanı araştıracak ve sağlayacak bir sanata ihtiyaçları vardır. Peki, sanatlarda da öyle midir? Sanatın kendisinde bir eksiklik var mı? Her sanatın kendi işine geleni araştıracak başka bir sanata, bu araştıranın da bir ötekine ihtiyacı var mıdır? Bunun sonu gelmez mi? Yoksa kendine yararlı olanı kendi mi sağlar? Yetersizliğini gidermek için kendine de, başka bir sanata da ihtiyacı yoktur, çünkü sanatta hiçbir yetersizlik, hiçbir kusur yoktur, değil mi? Sanatın da, kendi alanındaki şeyden başka bir şeyin yararına olanı araştırması gerekmez mi? Bir sanat, sağlam oldukça, yani bütün olarak özünü korudukça, kusursuz ve saf değil midir? Sorunu demin konuştuğumuz 'tam anlama' göre araştır da söyle: Böyle midir, yoksa değil midir?” <a name=“icnot23”></a><a href=“006_devlet_1_2_s38.php#dipnot23”>(23)</a>
“Böyledir sanıyorum.”
“O halde hekimlik hekimliğin yararına olanı değil, bedenin yararına olanı gözetir” dedim.
“Evet” dedi.
“Binicilik biniciliğin yararına olanı değil, atların yararına olanı gözetir. Bir sanat da, kendi hiçbir ihtiyacı olmadığından, kendinin değil, sanatı olduğu şeyin yararına olanı gözetir.”
“Öyle olacak” dedi.
“Fakat Thrasymakhos, sanatlar, sanatı oldukları alanda egemen ve üstündürler…” dedim.
Bunun üzerine istemeye istemeye “evet” dedi.
“… O halde hiçbir bilgi üstün olanın işine geleni değil, kendi yönetimi altında bulunanın, yani güçsüzün yararına olanı gözetir ve emreder” dedim.
Sonunda dediğime geldi, ama önce karşı gelmek istemişti. Razı olunca, “O halde hiçbir hekim, hekim oldukça, hekimin yararını gözetmez, hastanın yararını gözetir, emreder; değil mi? Nitekim gerçek anlamda hekim olanın, bir tüccar olmayıp bedenlere bakan bir insan olduğunda anlaşmıştık; yoksa anlaşmamış mıydık?” dedim.
“Anlaşmıştık.”
“Gerçek kaptan tayfa değil, tayfaların başıdır demiştik, değil mi?”
“Evet.”
«   01   ...    03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   ...    39   »