´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Devlet I - II : 14


DEVLET I - II

PLATON

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 6


ÔÇťO halde b├Âyle bir kaptan, yani y├Âneten biri, kaptan─▒n yarar─▒n─▒ de─čil, tayfan─▒n, yani y├Ânetilenin yarar─▒n─▒ g├Âzetecek, emredecektir.ÔÇŁ
Bu fikre g├╝├žl├╝kle yana┼čt─▒.
ÔÇťDemek ki, Thrasymakhos, hi├žbir kimse, y├Ânetici olduk├ža hi├žbir y├Ânetimde kendi yarar─▒n─▒ g├Âzetmez. U─črunda ├žal─▒┼čt─▒─č─▒, y├Ânetilen ki┼čilerin yarar─▒n─▒ g├Âzetir ve emreder. Ve bu adam ne s├Âylerse, ne yaparsa, bu hedefle -yani y├Ânetilenin yarar─▒na uygun olan─▒ g├Âzeterek- s├Âyler ve yapar.ÔÇŁ
Tart─▒┼čmam─▒z bu noktaya gelince ve herkes do─črunun ne oldu─čunda da tam ters bir sonuca var─▒ld─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝nce, Thrasymakhos cevap vermek yerine, ÔÇťSokrates s├Âyle bana, senin bir s├╝tninen var m─▒?ÔÇŁ diye sordu.
ÔÇťBu da ne!ÔÇŁ dedim. ÔÇťBunlar─▒ soraca─č─▒na, cevap vermen daha iyi olmaz m─▒yd─▒?ÔÇŁ
ÔÇťOlmazd─▒, ├ž├╝nk├╝ s├╝tninen senin s├╝m├╝─č├╝n├╝ g├Âremiyor, ├žok ihtiyac─▒n oldu─ču halde, burnunu silmiyor. Be─čendin mi, i┼čte koyunlarla ├žoban─▒ ay─▒rt edemiyorsun.ÔÇŁ
ÔÇťNe demek istiyorsun?ÔÇŁ dedim.
ÔÇť┼×unu demek istiyorum: Sana g├Âre, ├žobanlarla s─▒─č─▒rtma├žlar koyunlarla ├Âk├╝zlerini efendilerinin ve kendilerinin yarar─▒ i├žin de─čil, sadece koyunlarla ├Âk├╝zlerin yarar─▒ i├žin besler, onlar─▒n yarar─▒n─▒ g├Âz ├Ân├╝nde tutarak bakarlar. T─▒pk─▒ bunun gibi, sen ├Âyle san─▒yorsun ki, kentlerde ger├žekten egemen olan y├Âneticilerin y├Ânetilenler hakk─▒nda gece g├╝nd├╝z d├╝┼č├╝nd├╝kleri, s├╝r├╝n├╝n ba┼č─▒ndaki ├žoban─▒n d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝ gibi, nelerinden yararlanacaklar─▒ de─čildir. Sence onlar ba┼čka t├╝rl├╝ d├╝┼č├╝n├╝rler. Sen do─čru ile do─črulu─ču, e─čri ile e─črili─či tan─▒maktan o kadar uzaks─▒n ki, ┼čunu bilmiyorsun: Do─črulukla do─čru ger├žekten bir ba┼čkas─▒ i├žin yararl─▒ olan, yani g├╝├žl├╝n├╝n, egemen olan─▒n i┼čine gelen ┼čeydir; itaat edenin, hizmet g├Ârenin zarar─▒nad─▒r. E─črilikse tam tersinedir; ger├žekten saf ve do─čru olanlara h├╝kmeder. G├╝├žl├╝ ├╝st├╝n oldu─ču i├žin, y├Ânetilenler de g├╝├žl├╝n├╝n yarar─▒na olan─▒ yaparlar; hizmetleriyle kendi mutluluklar─▒n─▒ de─čil, ancak onun mutlulu─čunu sa─člarlar. Ey Sokrates, saf adam, ┼čuna dikkat etmelisin ki, do─čru adam her i┼čte, do─čru olmayan─▒n kar┼č─▒s─▒nda zararl─▒ ├ž─▒kar. ─░nsanlar─▒n, aralar─▒nda yapt─▒klar─▒ anla┼čmalar─▒ ele alal─▒m: Ortaklar b├Âyle iki insan olduk├ža, ortakl─▒k da─č─▒ld─▒─č─▒ zaman, do─črunun do─čru olmayandan daha ├žok kazand─▒─č─▒n─▒ hi├ž g├Âremezsin; zarar etti─čini g├Âr├╝rs├╝n. Devletle olan i┼člerinde, vergi vermek gerekirse, ikisinin mal─▒ e┼čit oldu─ču halde, do─čru adam ├žok, ├Âteki az verir; ama almaya gelince, biri hi├ž kazanmaz, ├Âteki ├žok kazan─▒r. ├ç├╝nk├╝ y├Ânetime gelince, do─čru, ba┼čka bir zarar g├Ârmese de, en az─▒ndan ihmali y├╝z├╝nden evi, ailesi k├Ât├╝ bir duruma d├╝┼čer; do─črulu─ču, onun devlet mal─▒ndan faydalanmas─▒na engel olur; ├╝stelik do─črulu─ča ayk─▒r─▒ bir i┼č yapmak istemedi─či zaman, h─▒s─▒mlar─▒n─▒n, akrabalar─▒n─▒n nefretini kazan─▒r. Do─čru olmayan insan i├žin durum tam tersinedir. Biraz ├Ânce de s├Âyledi─čim gibi, ben e─čri insan demekle pek b├╝y├╝k kazan├žlar elde edebilen kimseyi anl─▒yorum. ─░┼čte sen, do─čru olmaktansa do─čru olmaman─▒n insan─▒n kendisi i├žin ne kadar kazan├žl─▒ oldu─čunu anlamak istiyorsan, b├Âyle bir adam─▒ g├Âz ├Ân├╝nde tutmal─▒s─▒n. Bunu ├Â─črenmek i├žin de en kolay yol e─črili─čin sonuna kadar gitmektir; o e─črilik ki, yapan─▒ son derecede mutlu, haks─▒zl─▒k g├Âr├╝p e─črilik etmek istemeyeni son derecede sefil eder. E─črili─čin son a┼čamas─▒ tiranl─▒kt─▒r. O, ba┼čkalar─▒n─▒n mallar─▒n─▒ azar azar de─čil, d├╝zenbazl─▒k ve ┼čiddet yollar─▒yla birden zapt eder; bu mallar─▒n tanr─▒lara veya insanlara, devlete veya bireye ait olup olmad─▒klar─▒na bakmaz. Oysa herhangi bir ki┼či bu t├╝rden e─črilikler yaparken yakalanacak olursa, cezas─▒n─▒ g├Âr├╝r, pek ├žok da ay─▒plan─▒r; ├ž├╝nk├╝ ├že┼čitli yolsuzluklarda bulunanlar, tap─▒nak soyan, insan t├╝ccarl─▒─č─▒ yapan, duvar delen, soygunculuk, h─▒rs─▒zl─▒k edenler, i┼čledikleri su├žlara g├Âre ad al─▒rlar. Ama yurtta┼člar─▒n─▒n mallar─▒na el s├╝rmekle kalmay─▒p onlar─▒ k├Âleli─če de s├╝r├╝kleyenlere bu ├žirkin adlar verilmez. Yaln─▒zca kendi vatanda┼člar─▒ de─čil, e─črilik yapt─▒─č─▒n─▒ bilenlerin hepsi ona mutlu derler; ├ž├╝nk├╝ e─črili─či ay─▒playanlar e─črilik etmekten de─čil, ona u─čramaktan korktuklar─▒ i├žin e─črili─či ay─▒plarlar. B├Âylece, Sokrates, olduk├ža ileri giden bir e─črilik h├╝r adama do─čruluktan daha ├žok yak─▒┼č─▒r; b├Âylece daha g├╝├žl├╝, daha efendi olur ve ba┼člang─▒├žta s├Âyledi─čim gibi, do─čruluk g├╝├žl├╝n├╝n i┼čine gelendir, e─črilikse kendine yararl─▒ olan, kendi i┼čine gelendir.ÔÇŁ
Thrasymakhos bunlar─▒ s├Âyleyerek, bir y─▒─č─▒n s├Âz├╝ bir nat─▒r gibi kulaklar─▒m─▒za bol bol d├Âkt├╝kten sonra, ├žekilip gitmek niyetindeydi; ama orada bulunanlar onu b─▒rakmad─▒lar, kalmaya ve s├Âylediklerinin incelenmesini kabule zorlad─▒lar. Ben de ├žok rica ettim ve ÔÇťUlu ThrasymakhosÔÇŁ dedim, ortaya b├Âyle bir sorun att─▒ktan sonra, bu sorunun senin iddia etti─čin gibi mi, yoksa ba┼čka t├╝rl├╝ m├╝ oldu─čunu yeterince ├Â─čretmeden veya ├Â─črenmeden mi gitmek istiyorsun?
«   01   ...    04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   ...    39   »   


´╗┐