Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Devlet I - II : 39


DEVLET I - II

PLATON

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 6


<a name=“dipnot6”></a><a href=“006_devlet_1_2_s25.php#icnot6”>(6)</a> Hesiodos, 'İşler ve Günler', m. 287-289.
<a name=“dipnot7”></a><a href=“006_devlet_1_2_s25.php#icnot7”>(7)</a> Homeros, Ilyada, XI. 497-501,
<a name=“dipnot8”></a><a href=“006_devlet_1_2_s25.php#icnot8”>(8)</a> Orphikler kitaba büyük bir değer verirlerdi; mezhebin geniş bir edebiyatı vardı. Bu satırlardan, Platon'un Orphik mezhebini ne kadar hor gördüğü anlaşılmaktadır: Adeimantos'un sözleri, Orphik öğretinin etkisine inancın doğrudan doğruya ahlâksızlığa neden olduğunu gösteriyor.
<a name=“dipnot9”></a><a href=“006_devlet_1_2_s25.php#icnot9”>(9)</a> Pindaros'un kaybolmuş bir şiirinden.
<a name=“dipnot10”></a><a href=“006_devlet_1_2_s25.php#icnot10”>(10)</a> Bu sözler Simonides'indir.
<a name=“dipnot11”></a><a href=“006_devlet_1_2_s25.php#icnot11”>(11)</a> Paroslu Arkhilokhos, şiirlerinde birçok defa tilkiyi kurnazlığa örnek olarak göstermişti.
<a name=“dipnot12”></a><a href=“006_devlet_1_2_s26.php#icnot12”>(12)</a> Doğru yolu bulmuş kimseleri ahret cezalarından kurtaran tanrılar.
<a name=“dipnot13”></a><a href=“006_devlet_1_2_s26.php#icnot13”>(13)</a> Orpheus ve Musaios'tan söz edilmektedir.
<a name=“dipnot14”></a><a href=“006_devlet_1_2_s26.php#icnot14”>(14)</a> Sokrates, alay ederek, Glaukon'la Adeimantos'a Thrasymakhos'un oğulları diyor; çünkü onlar, Thrasymakhos'un tezini savunmayı üzerlerine almışlardır.
<a name=“dipnot15”></a><a href=“006_devlet_1_2_s26.php#icnot15”>(15)</a> Burada belki Kritias'tan söz ediliyor. Kritias, Platon'un hasmı olan oligarşi taraftarı bir siyaset adamıydı. Oligarhların 404 yılında yaptıkları hükümet darbesinde Kritias vicdansızca davranmıştı. Sofistlerin görüşleriyle yetişmiş olan, çok okumuş bir adamdı; yazdığı bazı dizeler elimize geçmiştir.
<a name=“dipnot16”></a><a href=“006_devlet_1_2_s26.php#icnot16”>(16)</a> Burada Megara savaşlarının hangisinden söz edildiği tam bilinmiyor.
<a name=“dipnot17”></a><a href=“006_devlet_1_2_s27.php#icnot17”>(17)</a> Devlet ve insan ruhu arasındaki benzerlik bu satırlardan itibaren büyük bir rol oynayacaktır (Örneğin IV. kitapta verilen doğruluk tanımında).
<a name=“dipnot18”></a><a href=“006_devlet_1_2_s28.php#icnot18”>(18)</a> İnsanlarda yaratılışlarından farklı yetenekler olduğu ve bu yüzden onların başka işlerde kullanılmaları gerektiği fikri, Platon'un ana fikirlerinden biridir. O bu fikre dayanarak, 'Devlet'te, birden fazla işi birlikte yapmayı (polypragmosyne) kötüleyip, doğruluk 'herkesin kendine düşen işi görmesidir' der.
<a name=“dipnot19”></a><a href=“006_devlet_1_2_s29.php#icnot19”>(19)</a> Glaukon'un bu ve bundan hemen sonraki itirazı, savaşçı sınıfına ihtiyacı olan bir devletin doğması için gereken şartların sayılmasına yol açıyor. Bu parçadan, Platon'un, savaşçı kesiminin ve bu kesimin eğitilmesinin betimine varmak istediği anlaşılıyor.
<a name=“dipnot20”></a><a href=“006_devlet_1_2_s31.php#icnot20”>(20)</a> Bakınız: Not 18
<a name=“dipnot21”></a><a href=“006_devlet_1_2_s33.php#icnot21”>(21)</a> Savaşçıların eğitimi konusu bu kitabın sonunu ve üçüncü kitabın hemen hemen bütününü kaplamaktadır.
<a name=“dipnot22”></a><a href=“006_devlet_1_2_s33.php#icnot22”>(22)</a> Klasik çağda Hellen eğitiminin, beden eğitimiyle ruh eğitimi arasındaki denklik üzerine kurulmuş olduğu bilinir. Böyle bir denklik tarihin başka hiçbir çağında, hiçbir ülkede elde edilememiştir. Müzik sözcüğüyle Platon, bütün ruh eğitimini anlıyor.
<a name=“dipnot23”></a><a href=“006_devlet_1_2_s33.php#icnot23”>(23)</a> Bu sözlerde eleştiri yoktur: Platon bazı durumlarda yalan söylenebileceği, hatta bunun gerekli olduğu fikrindedir.
<a name=“dipnot24”></a><a href=“006_devlet_1_2_s33.php#icnot24”>(24)</a> Uranos (Gök) ve Gaia (Yer), tanrıların en eskileridir. Uranos, Gaia ile birleşmesinden doğan çocuklarının yeryüzüne çıkmalarına, güneş ışığını görmelerine izin vermez, onları toprağın derinliklerinde oturmaya zorlarmış. Gaia, oğullarını babalarından öc almaya teşvik edince, yalnızca Kronos cesaret edip Uranos'u bir orakla yaralayarak erkekliğinden yoksun bırakmış ve böylece dünya egemenliğini ele geçirmiş. Hesiodos Theogonia adlı eserinde (m. 154-181) efsaneyi bu şekilde anlatmıştır. Bu korkunç efsanelerin, Hellenlerin hayal gücünden doğmadığına işaret etmeliyiz. Tanrıların soyağaçlarını Hellenler büyük olasılıkla Fenikelilerden almışlardır. Nitekim XIV. yüzyıldan kalma Ras Şamra metinlerinde bunlara rastlanmaktadır.
<a name=“dipnot25”></a><a href=“006_devlet_1_2_s33.php#icnot25”>(25)</a> Platon bu satırlarda myster'lere değinmektedir; myster'lerde domuz kurban etmek âdeti vardı.
<a name=“dipnot26”></a><a href=“006_devlet_1_2_s34.php#icnot26”>(26)</a> Burada Euthyphron diyaloğunu hatırlamak gerekir: Bu diyalogda Euthyphron babasını, sözde işlediği bir günah için, mahkemeye vermek ister.
<a name=“dipnot27”></a><a href=“006_devlet_1_2_s34.php#icnot27”>(27)</a> Burada devlerden söz edilmektedir. Devler, Uranos'un yarasından yere akan kandan doğmuşlardı. Gaia onları göğü fethetmeye teşvik edince, en yüksek dağları birbiri üstüne yığıp, göğü ele geçirmeye çalışmışlar, ama Zeus'a yenilmişlerdi. Tanrılarla devler arasındaki cenk, Yunan sanatında çok kullanılan bir konudur. Bu cenk Bergama sunağında da betimlenmiştir.
<a name=“dipnot28”></a><a href=“006_devlet_1_2_s34.php#icnot28”>(28)</a> Hephaistos, Zeus'la Hera'nın oğludur. Hera, onu doğar doğmaz, gökten aşağı atmış; bu becerikli tanrı da, annesinden öc almak için, içinde görünmez zincirler saklı bir taht yapıp Hera'ya armağan etmiş. Hera tahta oturunca zincirler onu birdenbire sarmış. Tanrıların hiçbiri bağları çözüp tanrıçayı kurtaramamış. Sonunda Dionysos Hephaistos'u sarhoş etmeyi, onu Olympos'a götürüp, Hera'yı çözdürmeyi başarmış.
«   01   ...    29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   »