Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Fıçıdan Öyküler : 10


FIÇIDAN ÖYKÜLER

HANS THEODOR WOLDSEN STORM

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 42


Bunun üzerine iki genç sessiz köy yolundan aşağıya doğru gittiler; dul kadın daha uzun bir süre durarak genç ve gürbüz hayallerin kaybolduğu yöne baktı.
İkisinin gittiği yol, köy sınırının ötesinde geniş bir otlağa çıkıyordu. Sonra büyük ormana geldiler. Ancak ormandaki ağaçların yapraklarından çoğu kurumuş bir halde yerlere dökülmüştü; onun için güneş aralardan her yana ışığını salıyordu; ışıkların boyuna değişmesinden genç köylülerin gözleri kamaştı. Meşe ve kayın ağaçlarının gövdeleri arasında epeyce ilerledikten sonra, kızcağız genç adamın kolunu yakaladı.
Köylü: “Nen var, Maren?” diye sordu.
“Köy saatimizin çaldığını işittim, Andrees.”
“Ya, bana da öyle geldi.”
“Saat altı olmalı! Şimdi babama sıcak birasını kim kaynatacak? Bütün hizmetçi kızlar tarlada.”
“Bilmem, Maren; artık çaresi de yok!”
“Doğru, artık çaresi yok. Şarkımızı hâlâ anımsıyor musun?”
“Elbette, Maren!”
“Dalgalar buhar oldu,
Kaynaklar tozla doldu!”
Andrees bir an duraksayınca genç kız hemen arkasını getirdi:
“Ormanlar sessiz, ıssız,
Ateş Adam yapyalnız
Tarlalarda koşuyor,
Dans edip kor saçıyor!”
Sonra da: “Of! Güneş ne kadar yakıyor!” diye yakındı.
Andrees: “Evet, beni de adamakıllı çarptı” diyerek elini yanağına sürttü.
Sonunda ormandan çıktılar; yaşlı söğüt hemen birkaç adım önlerinde duruyordu. Ağacın koca gövdesi tümüyle oyuktu; bunun içindeki karanlık, toprağın derinliklerine gidiyor gibiydi. İlk önce Andrees yalnız olarak aşağıya indi; Maren de ağacın oyuğuna dayanarak onu görmeye çalışıyordu. Ama az sonra genç adamı hiç göremez oldu, yalnızca aşağıya inerken çıkan gürültü kulaklarına geliyordu. Korkmaya başladı; yukarıda çevresi o kadar ıssızdı ki… Artık aşağıdan da hiçbir ses işitemiyordu. Başını iyice oyuğa sokarak bağırdı: “Andrees!” Biraz sonra ona aşağıdan yine yukarıya çıkıldığını işitiyormuş gibi geldi; adını çağıran genç adamın sesini de gitgide fark etti ve kendisine uzattığı elini yakaladı. Andrees: “Aşağıya bir merdiven iniyor ama bu merdiven çok dik, her yanından tahtası kopmuş; kim bilir ne kadar derinlere gidiyor!”
Maren büyük bir korku duydu. Andrees: “Korkma” dedi; “ben seni taşırım; ayağıma güvenilir.” Sonra, ince vücutlu genç kızı geniş omzuna kaldırdı; kız, kolunu onun boynuna sıkıca sarınca, genç adam derinliğe doğru dikkatle inmeye başladı.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   ...    44   »