´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ F─▒├ž─▒dan ├ľyk├╝ler : 11


FI├çIDAN ├ľYK├ťLER

HANS THEODOR WOLDSEN STORM

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 42


Koyu bir karanl─▒k ├ževreyi sarm─▒┼čt─▒; ama Maren, dolamba├žl─▒ bir salyangoz kabu─ču i├žindeymi┼č gibi b├Âyle basamak basamak a┼ča─č─▒ya indirilirken geni┼č bir soluk ald─▒; ├ž├╝nk├╝ burada, topra─č─▒n i├žinde hava serindi. Yukar─▒dan onlara hi├žbir ses gelmiyordu; yaln─▒zca, yukar─▒ya, ─▒┼č─▒─ča do─čru bo┼č yere ├ž─▒kmaya ├žal─▒┼čan yeralt─▒ sular─▒n─▒n, bo─čuk bo─čuk u─čuldad─▒─č─▒n─▒ uzaktan bir kez i┼čittiler.
Gen├ž k─▒z: ÔÇťBu neydi?ÔÇŁ diye sordu.
ÔÇťBilmiyorum, Maren.ÔÇŁ
ÔÇťAcaba bunun hi├ž sonu yok mu?ÔÇŁ
ÔÇťHemen hemen hi├ž yok gibi g├Âr├╝n├╝yor.ÔÇŁ
ÔÇťSak─▒n C├╝ce seni aldatm─▒┼č olmas─▒n!ÔÇŁ
ÔÇťSanm─▒yorum, Maren.ÔÇŁ
B├Âylece, gittik├že daha derinlere indiler. Sonunda, altlar─▒nda g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n par─▒lt─▒s─▒n─▒ yine duyumsad─▒lar; bu ─▒┼č─▒k her ad─▒mda daha parlak bir durum al─▒yordu. Bununla birlikte ayn─▒ zamanda onlara do─čru bo─čucu bir s─▒cak da y├╝kselmekteydi. En alt basamaktan a├ž─▒kl─▒─ča ├ž─▒kt─▒klar─▒ zaman, ├Ânlerinde t├╝m├╝yle yabanc─▒ bir b├Âlge g├Ârd├╝ler. Maren ┼ča┼čk─▒n ┼ča┼čk─▒n ├ževresine bak─▒nd─▒. Sonunda: ÔÇťG├╝ne┼č, ayn─▒ g├╝ne┼čmi┼č gibi duruyor!ÔÇŁ dedi.
Andrees, gen├ž k─▒z─▒ yere indirerek: ÔÇťHerhalde ├Âteki g├╝ne┼čten so─čuk de─čilÔÇŁ dedi.
Bulunduklar─▒ yerden, iki yan─▒nda ya┼čl─▒ s├Â─č├╝t a─ča├žlar─▒ bulunan, ta┼čl─▒, geni┼č bir yol uzaklara do─čru gidiyordu. Uzun bir s├╝re d├╝┼č├╝nmeden, sanki yol kendilerine g├Âsterilmi┼č├žesine a─ča├ž dizilerinin aras─▒nda gittiler. ├çevrelerine bakt─▒klar─▒nda, ucu buca─č─▒ olmayan ─▒ss─▒z bir ova g├Âr├╝yorlard─▒; bu ova, sular─▒ ├žekilmi┼č, karmakar─▒┼č─▒k g├Âl ve ─▒rmak yataklar─▒ndan ibaretmi┼č gibi her t├╝r yatak ve ├žukurlarla par├ža par├ža b├Âl├╝nm├╝┼čt├╝. Kuruyan bir sazl─▒ktan y├╝kseliyormu┼č gibi havay─▒ dolduran bo─čucu bir buhar bu olas─▒l─▒─č─▒ g├╝├žlendiriyor gibiydi. Ayr─▒ ayr─▒ duran a─ča├žlar─▒n g├Âlgeleri aras─▒nda ├Âyle bir s─▒cakl─▒k toplanm─▒┼č bulunuyordu ki, iki yolcuya, tozlu yol ├╝zerinde k├╝├ž├╝k, beyaz alevlerin u├žu┼čtu─čunu g├Âr├╝yorlarm─▒┼č duygusu geldi. Andrees, C├╝ce'nin ate┼čten sakal─▒ndan kopan yumaklar─▒ an─▒msamak zorunda kal─▒yordu. Hatta bir keresinde de, g├╝ne┼čin g├Âz kama┼čt─▒ran ─▒┼č─▒─č─▒nda iki g├Âz├╝n ├ževresindeki koyu halkay─▒ g├Ârd├╝─č├╝n├╝, sonra yan─▒nda, ├ž├Âp gibi k├╝├ž├╝k bacaklar─▒n delice s─▒├žramas─▒n─▒ iyice i┼čitti─čini sand─▒. Bunlar k├óh sa─č─▒nda, k├óh solunda oluyordu. Ama d├Ând├╝─č├╝ zaman hi├žbir ┼čey g├Âremiyordu; yaln─▒zca ate┼č gibi s─▒cak hava, g├Âzlerinin ├Ân├╝nde kama┼čt─▒r─▒c─▒ bir bi├žimde k─▒v─▒lc─▒mlanarak titriyordu. Gen├ž k─▒z─▒n elini kavray─▒p her ikisi de g├╝├žl├╝kle ilerlerken: ÔÇťBize bu i┼čte fazla s─▒k─▒nt─▒ veriyorsun; ama bug├╝n bizi yenemeyeceksinÔÇŁ diye d├╝┼č├╝n├╝yordu.
Birbirlerinin gittik├že g├╝├žle┼čen soluk al─▒┼člar─▒n─▒ dinleyerek ilerliyorlard─▒. ├ľnlerinde tekd├╝ze uzanan yol hi├ž sona ermeyecek gibiydi; yanlar─▒nda ard─▒ arkas─▒ gelmeyen k├╝l renkli, yapraklar─▒ yar─▒ d├Âk├╝lm├╝┼č s├Â─č├╝tler, bunlar─▒n ├Âtesinde, ┼čurada burada k├Ât├╝ kokulu buharlar─▒n t├╝tt├╝─č├╝ ├žukurlar uzay─▒p gidiyordu.
Maren, birdenbire durarak, g├Âzleri kapal─▒ oldu─ču halde bir s├Â─č├╝d├╝n g├Âvdesine dayand─▒. ÔÇťArt─▒k ilerleyemeyece─čim; hava ba┼čtan ba┼ča ate┼čÔÇŁ diye m─▒r─▒ldand─▒.
Andrees, o zamana kadar el s├╝rmedi─či k├╝├ž├╝k bal ┼čarab─▒ ┼či┼česini an─▒msad─▒. T─▒pay─▒ ├žekip a├žt─▒─č─▒ zaman, belki y├╝z y─▒l ├Ânce ar─▒lar─▒n, ├žanaklar─▒ndan bu ┼čarap i├žin bal toplad─▒─č─▒ binlerce ├ži├žek a├žm─▒┼č gibi g├╝zel bir koku yay─▒ld─▒. Gen├ž k─▒z─▒n dudaklar─▒ ┼či┼čenin k─▒y─▒s─▒na dokunur dokunmaz, zavall─▒ hemen g├Âzlerini a├žt─▒. ÔÇťAh! Ne g├╝zel bir ├žay─▒rday─▒z:ÔÇŁ diye ba─č─▒rd─▒.
ÔÇť├çay─▒rda filan de─čiliz, Maren; ama i├ž de biraz g├╝├žlen!ÔÇŁ
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   ...    44   »   


´╗┐