Ana Sayfa » Cumhuriyet Gazetesi Salı Kitapları » Fıçıdan Öyküler : 42


FIÇIDAN ÖYKÜLER

HANS THEODOR WOLDSEN STORM

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 42


Dadı, öyküsünü tamamlıyordu. “İşte böylece,” diye sözünü sürdürdü; yurtluk kan bağıyla en yakın olan, kocanızın dedelerinden birisine geçti. O geldikten sonra yaşlı kahya, sevgili efendilerinin yattıkları mahzenin sadık bir bekçisi olarak daha uzun süre aşağıda kapıcı kulübesinde oturmuş.“
Dadı susunca, kontes: “Bu, korkunç bir öykü!” dedi. “Fakat, o karayazılı kadının ilk kocasının adını duymadın mı?”
Yaşlı kadın: “Elbette duydum,” diye yanıtladı; “onun dulluk adı, resmin çerçevesinin üstünde yazılıdır.” Bunun üzerine; en soylu ailelerden birinin adını söyledi.
Kontes: “Tuhaf!” dedi; “demek o kadın benim büyük ninem oluyor!”
Yaşlı kadın başını salladı: “Mümkün değil; siz kontes, o kötü kadının kanından mısınız?”
“Kesinlikle, dadı; Viyana'da kalan o kız büyük dedelerimden birinin karısı olmuş.”
Bu konuşma, hekimin içeri girmesiyle kesilmişti. Çocuk, daha önce olduğu gibi şimdi de ölüme benzer bir dalgınlık içinde yatıyordu; hekimin eli, zavallının küçük organlarında yaşam izi ararken o yine uyanmadı.
Kontes, hekimin duygularını belli etmeyen yüzüne büyük bir endişeyle bakarak: “İyi olacak, değil mi?” diye sordu.
Hekim: “Bu soru bir insana sorulamaz” dedi; “ama kontes, siz uyumalısınız; bu çok gerekli.” Kadının karşı çıkması üzerine adam sözünü sürdürdü “Yarına kadar çocuğa bir şey olmaz, buna kefilim; dadı hastanın başında nöbet bekleyebilir.”
Sonunda, hekim durum hakkında güvence verinceye kadar evden ayrılmayacağını söylediğinden, kontes inanarak yatak odasına gitti.
Yaşlı dadı, hekimle yalnız kalınca; “Kontesin içi rahat uyumasında sakınca olmadığına emin misiniz?” diye sordu.
“Söylediğim süre için, evet.”
“Ya sonra, doktor?”
“Sonra, kontesiniz uykusunu alınca onu hazırlayabilirsiniz; çünkü çocuk ölecek.”
Yaşlı dadı, kımıltısız gözlerle hekime bakıyordu. “Bu kesin mi?” diye sordu.
“Kesin, dadı; tersi bir mucize olur.”
Doktor uzaklaşmıştı; şimdi kontesin yerine genç bir hizmetçi kız yaşlı kadınla birlikte hastanın başında nöbet bekliyordu. Yaşlı kadın, yatağın kıyısına başını dayamış, ölümün daha şimdiden kesin hatlar çizdiği küçük Kuno'nun solgun yüzünü seyrediyordu. Birkaç kez: “Bir mucize!” diye mırıldandı: “Bir mucize!”
Bu sırada çocuk, yastığında kıpırdadı. “Çocuklarla oynamak istiyorum!” diye fısıldadı.
Yaşlı kadın gözlerini açarak yavaşça sordu: “Hangi çocuklarla?”
Çocuk yine uykusunun içinde: “Aynadaki çocuklarla, dadı!”
«   01   ...    32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   »