´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Gen├žlik - I : 06


GENÇLİK - I

LEV TOLSTOY

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 72


┼ča┼č─▒rtmayan bu garip g├Âz s├╝z├╝┼člerinin ne oldu─čunu anlayabildim. Lubo├žka da uzun denebilecek giysiler giymeye ba┼člam─▒┼čt─▒; ├žarp─▒k ayaklar─▒, bu uzun giysiler alt─▒nda hemen hi├ž g├Âr├╝nm├╝yordu; ama kendisi, eskisi gibi ├žok m─▒zm─▒zd─▒. ┼×imdi o art─▒k s├╝variyle de─čil, bir sanat├ž─▒ ya da m├╝zisyenle evlenmeyi d├╝┼člemliyor, bu d├╝┼č├╝nceyle ciddi olarak m├╝zik ├žal─▒┼č─▒yordu. Ancak s─▒navlar─▒n─▒ bitirinceye dek bizim evde kalaca─č─▒n─▒ anlayan St. J├ęr├┤me, bir kontun evinde kendisine i┼č buldu. O zamandan sonra, ev halk─▒na bir t├╝r k├╝├ž├╝msemeyle bakmaya ba┼člad─▒. Evde ├žok az bulunuyordu; o s─▒rada moda say─▒lan sigara i├žme hevesine kap─▒ld─▒, a─čz─▒na bir mukavva tutarak, durmadan ─▒sl─▒kla ne┼čeli par├žalar ├žal─▒yordu. Mimi, g├╝nden g├╝ne daha ├╝z├╝nt├╝l├╝ duruyor, sanki, biz ├žocukluktan kurtulup b├╝y├╝meye ba┼člad─▒k├ža hi├žbirimizden, hi├žbir ┼čeyden hay─▒r ummuyor gibi g├Âr├╝n├╝yordu.
Yeme─če indi─čim zaman, salonda yaln─▒zca Mimi'yi, Katenka'y─▒, Lubo├žka'y─▒ ve St. J├ęr├┤me'u buldum. Babam evde yoktu, Volodya da odas─▒nda, arkada┼člar─▒yla birlikte s─▒navlara haz─▒rland─▒─č─▒ndan, yeme─činin kendi odas─▒na g├Ât├╝r├╝lmesini istemi┼čti. Son zamanlarda, ├žo─ču zaman evin b├╝y├╝─č├╝n├╝n oturdu─ču yere, yemekte Mimi oturuyordu. Hi├žbirimiz onu saym─▒yorduk, ├Â─čle sofras─▒ eski zevkini yitirmi┼čti. Art─▒k ├Â─čle yeme─či annemin ya da b├╝y├╝kannemin zaman─▒nda oldu─ču gibi belirli saatte b├╝t├╝n aileyi bir araya toplayan, g├╝n├╝ iki b├Âl├╝me ay─▒ran bir t├Âren de─čildi. Sofraya ge├ž gelmeyi yanl─▒┼č saym─▒yor, ├žorbadan sonra sofraya oturuyor, ┼čarab─▒ bardaktan i├žiyor (bu i┼čte St. J├ęr├┤me bize ├Ârnek olmu┼čtu), iskemleye yay─▒larak oturuyor, yemek bitmeden kalk─▒yor, ba┼čka kurals─▒z bir├žok davran─▒┼čta bulunmaktan ├žekinmiyorduk. O zamandan sonra, ├Â─čle yeme─či eskiden oldu─ču gibi ailenin ne┼čeli bir t├Âreni olmaktan ├ž─▒km─▒┼čt─▒. Petrovskoe'de b├Âyle miydi? Saat ikide hepimiz y─▒kanm─▒┼č, giyinmi┼č, yeme─če haz─▒r bir durumda salonda durur, konu┼čarak yeme─čin ba┼člamas─▒n─▒ beklerdik. Garsonlar─▒n odas─▒nda saat daha ikiyi ├žalmaya ba┼člarken, Foka, elinde pe├žete, ciddi ve a─č─▒rba┼čl─▒ bir y├╝zle, sessiz ad─▒mlarla i├žeri girer, s├Âzc├╝kleri uzatarak g├╝r sesiyle, ÔÇťYemek haz─▒rd─▒r, efendimÔÇŽÔÇŁ deyince hepimiz ne┼čeli, ho┼čnut, b├╝y├╝kler ├Ânde, k├╝├ž├╝kler arkada, kolalanm─▒┼č eteklerin h─▒┼č─▒rt─▒s─▒yla, ayakkab─▒lar─▒n, ├žizmelerin g─▒c─▒rt─▒s─▒yla yemek odas─▒na do─čru y├╝r├╝r, hafif hafif konu┼čarak yerlerimize otururduk. Ya da Moskova'da, yemek salonunda haz─▒r sofran─▒n ba┼č─▒nda yava┼č sesle konu┼čarak (Gavrilo b├╝y├╝kanneme yeme─čin haz─▒r oldu─čunu haber vermeye gitti─či i├žin) onun gelmesini ayakta beklerdik. Birdenbire kap─▒ a├ž─▒l─▒r, entari h─▒┼č─▒rt─▒s─▒, s├╝r├╝nen ayaklar─▒n ├ž─▒kard─▒─č─▒ sesler duyulur, ba┼čl─▒─č─▒nda garip, mor bir kurdele ba─čl─▒ olarak, yan yana, g├╝l├╝mseyerek ya da somurtarak (bu onun sa─čl─▒─č─▒n─▒n yerinde olup olmamas─▒na ba─čl─▒yd─▒) y├╝zer gibi b├╝y├╝kannem ortaya ├ž─▒kard─▒. Gavrilo ko┼čarak onun koltu─čunu yerle┼čtirir, iskemle g├╝r├╝lt├╝s├╝ duyulur, i┼čtah─▒n habercisi olan bir duygu sanki so─čuk bir dalga gibi s─▒rt─▒m─▒z─▒ ok┼čard─▒. Kolalanm─▒┼č, nemli pe├žeteyi al─▒r, bir ekmek kabu─ču ├ži─čner, ne┼čeli bir sab─▒rs─▒zl─▒kla masa alt─▒nda el ovu┼čturarak ba┼čgarsonun herkesin konumuna, ya┼č─▒na ve b├╝y├╝kannemin g├Âsterdi─či ilgi derecesine g├Âre s─▒rayla da─č─▒tt─▒─č─▒ tabaklardaki ├žorbaya bakard─▒k.
Bug├╝n art─▒k, yeme─če gelince hi├žbir ne┼če, hi├žbir co┼čku duymuyorum.
Rus├ža ├Â─čretmeninin nas─▒l ├žirkin bir ├žizme giydi─či, Prenses Karnakovlar─▒n volanl─▒ giysilerinin bi├žimi ve ba┼čka ┼čeyler konusunda Mimi, St. J├ęr├┤me ve k─▒zlar─▒n konu┼čmalar─▒ bana ger├žekten baya─č─▒ gelir, can─▒m─▒ s─▒kard─▒; bunu Katenka'yla Lubo├žka'dan saklamaya da gerek g├Ârmezdim; oysa ┼čimdi bu gevezelik, yeni, ho┼č ruh durumumu etkilemedi. Uysall─▒─č─▒m ├╝st├╝mdeydi, onlar─▒ ne┼čeli bir g├╝l├╝msemeyle dinlerken, St. J├ęr├┤me'dan b├╝y├╝k bir incelikle bana kvas─▒ uzatmas─▒n─▒ rica ettim; yemekte konu┼čurken Frans─▒zca s├Âyledi─čim bir c├╝mleyi, St. J├ęr├┤me'un ÔÇťje peuxÔÇŁ yerine ÔÇťje puisÔÇŁ demek daha g├╝zel olur diye d├╝zeltmesini kabul ettim. Bununla birlikte, itiraf edeyim ki, iyili─čimi, uysall─▒─č─▒m─▒ kimsenin fark etmeyi┼či beni biraz ├╝z├╝yordu. Yemekten sonra Lubo├žka, haz─▒rlad─▒─č─▒ g├╝nah listesini bana g├Âsterdi; bu davran─▒┼č─▒n─▒n ├žok iyi oldu─čunu, ama g├╝nahlar─▒n her zaman herkesin i├žinde gizli kalmas─▒n─▒n daha do─čru olaca─č─▒n─▒ s├Âyledim, k─▒sacas─▒, ÔÇťBu gibi ┼čeylerin b├Âyle yap─▒lmamas─▒ gerek,ÔÇŁ dedim. Lubo├žka da:
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   ...    49   »   


´╗┐