Ana Sayfa » Yolculamak » Jules Amcam (Seçme Öyküler) : 09


JULES AMCAM (Seçme Öyküler)

GUY DE MAUPASSANT

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 109


Küçük matmazel Hauser, o yaz, dağ soğuğuna verilen bir iç tükenişinden adeta ölecek gibi oldu.

OYUK

“Dayak ve yaralar ölüme neden olmakla…” İşte yorgancı Bay Leopold Renard'ı ağır ceza mahkemesine çıkaran bellibaşlı suçlama buydu.
Katilin çevresinde ölenin dul karısı Bayan Flameche, oymacı Louis Ladureau ve kurşuncu Jean Durdent, başlıca tanıklar.
Yanıbaşında da kendi karısı, karalar giyinmiş, bodur, çirkin bir kadın; sanki kadın kılığına girmiş bir dişi maymun…
Bakın Renard (Léopold) acıklı olayı nasıl anlattı:
“Tanrım! Bu öyle bir yıkım ki hem istencimin dışında oldu, hem de her bakımdan ilk kurbanı ben oldum. Şimdi anlatırken her şey kendiliğinden anlaşılacak bay başkan, ben komşularımın, hatta hani her zaman keyfi yerinde olmayan kapıcı kadının tanıklık ettikleri gibi on altı yıldan beri aynı caddede yorgancılıkla uğraşan namuslu bir iş adamı, herkesin tanıdığı, sevdiği, saydığı, değer verdiği bir kimseyim. Çalışmayı severim, tutumlu olmayı severim, namuslu insanları ve masum eğlenceleri severim. Ne yazık ki beni yakan da bu oldu. Fakat işe istencim karışmadığından kendi gözümden düşmüş değilim.
İşte beş yıldır, şu gördüğünüz karımla her pazar gününü gider, Poissy'de geçiririz. Oltayla balık tutmayı sevmemiz bir yana, bu bize hava da aldırır. Fakat balığı da delicesine severiz ha! Bu düşkünlüğü bana Melie kaltabanı aşıladı. Ama o bu işe benden daha tutkundur. Zaten bu olayda, şimdi göreceğiniz gibi, bütün kötülük ondan geliyor.
Ben hem güçlü, hem de yumuşak bir adamımdır. İki metelik için sorun çıkarmam. Fakat o? Ah, o! Öyle hiçbir şey değil gibi görünür, ufak tefektir, çelimsizdir ama bir sansardan daha zararlıdır. Artamları olduğunu da yadsımam. Hem de bir tüccar için önemli artamları vardır. Fakat huyu? Hele ortalıkta bundan bir söz edin, hatta demin benden yana tanıklık eden kapıcı kadına sorun… Size söyler de söyler…
Her gün yumuşaklığımı başıma kakar: 'İşte ben şunu yapmazdım! İşte ben bunu yapmazdım!' Onu dinleseydim, bay başkan, ayda en aşağı üç kez yumruk yumruğa vuruşmam gerekirdi.”
Bayan Renard söze karıştı: “Aman durma, söyle; son gülen iyi gülecek.”
Adam tatlılıkla kadına döndü:
“Ne çıkar?” dedi; “Mahkemeye verilen sen olmadığına göre sana karşı konuşabilirim.”
Sonra yine yüzünü başkana çevirerek:
“Sürdürüyorum. İşte her cumartesi akşamı, ertesi sabah ortalık ağarır ağarmaz balığa çıkmak üzere Poissy'ye gidiyorduk. Bu, bizim için, nasıl derler, ikinci bir huy yerine geçen bir alışkanlıktı. Üç yıl oluyor. Bir yer bulmuştum! Ama ne yer! Gölgede, hiç değilse sekiz, belki de on ayak su yahut evet, kıyı toprağının altında ayrıca delikleriyle bir oyuk; gerçekten bir balık yuvası; bir balıkçı cenneti. Bu oyuğu, bay başkan, adeta kendimin sayabilirdim. Çünkü oranın Christophe Colomb'u bendim.
Bunu yörede herkes biliyordu; karşı çıkmadan, herkes, “A, orası Renard'ın yeri.” diyorlardı ve oraya kimse gelmiyordu. Hatta üstüne alınmasın, başkalarının yerlerine konmakla ün kazanan Bay Plumeau bile.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   ...    71   »