´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ K─▒r Atl─▒ : 08


KIR ATLI

HANS THEODOR WOLDSEN STORM

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 75


konuda kendi d├╝┼č├╝ncesini ortaya atm─▒┼čt─▒. Ama ona yan─▒t veremeyen babas─▒ kafas─▒n─▒ sallayarak, 'Sana bu konuda bir ┼čey diyemem; bu b├Âyledir i┼čte; daha ├žo─čunu bilmek istersen, tavan aras─▒ndaki sand─▒kta bir kitap var, yar─▒n aray─▒p bul; bunu Euklid (11) ad─▒nda biri yazm─▒┼č; sana konuyu bu kitap a├ž─▒klar,' demi┼čti.
Delikanl─▒ ertesi g├╝n tavan aras─▒na ko┼čmu┼č, k─▒sa zamanda kitab─▒ da bulmu┼čtu; evde asl─▒nda ├žok kitap da yoktu. Ama o─član kitab─▒ masan─▒n ├╝zerine koyarak ├Ân├╝ne s├╝rd├╝─č├╝ zaman, babas─▒ g├╝ld├╝. Bu, Hollanda dilinde bir Euklid'di; oysa bu dili, yar─▒ yar─▒ya Almanca olmakla birlikte ikisi de bilmiyorlard─▒. Babas─▒, 'Evet, evet,' dedi. 'Bu kitap bana babamdan kalm─▒┼čt─▒r, o anlard─▒; Almancas─▒ yok muydu?'
Az konu┼čan delikanl─▒, 'Bende kals─▒n m─▒? Almancas─▒ yokÔÇŽ' dedi.
Babas─▒ kafas─▒n─▒ sallay─▒nca, ona y─▒pranm─▒┼č bir kitap daha g├Âstererek, 'Bunu da alabilir miyim?' diye sordu.
Tede Haien, '─░kisini de al, ├žok i┼čine yaramazlar,' dedi.
Ama ikinci kitap, k├╝├ž├╝k bir Hollandaca dilbilgisi kitab─▒yd─▒. K─▒┼č hen├╝z ge├žmemi┼č oldu─ču i├žin, sonunda bah├želerindeki frenk├╝z├╝mleri yeniden ├ži├žek a├žt─▒─č─▒nda, bu kitap delikanl─▒ya, o zaman b├╝y├╝k ilgi g├Âren Euklid'i b├╝t├╝n├╝yle anlayacak derecede yard─▒m etmi┼čti.ÔÇť
├ľyk├╝y├╝ anlatan, burada konuyu keserek ┼č├Âyle dedi: ÔÇťBey, Hans Mommsen hakk─▒nda da ayn─▒ ┼čeylerin anlat─▒ld─▒─č─▒n─▒ bilmiyor de─čilim. Ama Hauke Haien'le ilgili olay (├žocu─čun ad─▒ buydu) bizde burada Mommsen'in do─čumundan ├Ânce de anlat─▒lm─▒┼čt─▒r. Pekiyi bilirsiniz ki, b├╝y├╝k bir adam yeti┼čti miydi, ciddi olsun ┼čaka olsun, ondan ├Âncekilerce yap─▒lan her ┼čeyi ona mal etmek isterler.ÔÇŁ
├ľ─čretmen anlatmay─▒ s├╝rd├╝rd├╝:
ÔÇťBabas─▒ o─člunun ineklere de, koyunlara da bir ilgi duymad─▒─č─▒n─▒; baklalar─▒n her k├Âyl├╝ye sevin├ž veren ├ži├žeklerinin ne zaman a├žt─▒─č─▒n─▒n ayr─▒m─▒na varmad─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝nce; sonra da bu k├╝├ž├╝k yerin bir yar─▒ okumu┼č ve bir hizmet├žiyle de─čil, ancak bir k├Âyl├╝ ve ren├žberle varl─▒─č─▒n─▒ koruyabilece─čini ve kendisinin de g├Ânence kavu┼čmad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nerek, art─▒k b├╝y├╝m├╝┼č olan delikanl─▒y─▒ Paskalya'dan Martini'ye (12) dek el arabas─▒yla toprak ta┼č─▒mas─▒ i├žin sedde g├Ânderdi. Kendi kendine, 'Dilerim, bu onu Euklid hevesinden kurtar─▒r,' diyordu.
Delikanl─▒ toprak ta┼č─▒yor, ama Euklid'i de her zaman cebinde bulunduruyordu. ─░┼č├žiler kahvalt─▒ yaparken ya da ak┼čam yeme─čine ba┼člad─▒klar─▒nda, o, elinde kitab─▒yla ters ├ževrilmi┼č arabas─▒n─▒n ├╝zerine otururdu. G├╝zde, kimileyin sular kabard─▒─č─▒ ve i┼čleri durdurmak gerekti─činde de, ba┼čkalar─▒ gibi eve gitmez, ellerini dizinin ├╝zerinde katlayarak seddin denize inen yan─▒nda beklerdi. Ne suyun h─▒┼č─▒rt─▒s─▒n─▒, ne de ├ževresinde ve ├╝zerinde kanatlar─▒yla dokunurcas─▒na u├žu┼čan ve kara g├Âzleriyle onunkine bakan mart─▒ ve kumsal ku┼člar─▒n─▒n ba─čr─▒┼čmas─▒n─▒ duyard─▒; ├Ân├╝ndeki geni┼č ve yaban─▒l su ├ž├Âl├╝ ├╝zerinde gecenin nas─▒l yay─▒ld─▒─č─▒n─▒ da g├Ârmezdi; burada saatlerce seyretti─či tek ┼čey, Kuzey Denizi sular─▒n─▒n par├žalanan k├Âp├╝kleriydi ki, su y├╝kseldi─činde k├Âp├╝kler h─▒zla karaya ├žarp─▒yor ve dik seddin ├╝zerindeki ├žimenli alan su alt─▒nda kal─▒yordu.
Delikanl─▒ uzun uzun bakt─▒ktan sonra ba┼č─▒n─▒ sallar ve sanki sedde daha tatl─▒ bir ini┼č sa─člamak ister gibi, eliyle havada yumu┼čak bir ├žizgi ├žizerdi. Yer ├╝zerindeki her ┼čey karanl─▒─č─▒n i├žinde yitti─či, kulaklar─▒nda yaln─▒zca dalgalar─▒n g├Âk g├╝rlemesini and─▒ran g├╝mb├╝rt├╝s├╝ kald─▒─č─▒nda, yar─▒ ─▒slak bir durumda evine ko┼čard─▒.
B├Âyle bir ak┼čam, odaya, babas─▒n─▒n yan─▒na girdi─činde, ├Âl├ž├╝ gere├žlerini temizlemekle u─čra┼čan babas─▒ parlayarak, 'D─▒┼čar─▒da ne dola┼č─▒yorsun, bo─čulabilirdin, sular bug├╝n seddi ─▒s─▒r─▒yor!' dedi. Hauke somurtarak ona bakt─▒.
'Duymuyor musun? Bo─čulabilirdin diyorum.'
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   ...    63   »   


´╗┐